Beni affet.Прости ми.
Birini gerçekten affetmek için, onun işlediği suçu kendi üzerine almanız gerekir, neden?Per perdonare davvero, dovete prendere l'offesa su di voi, perché?
Birini gerçekten affetmek için, onun işlediği suçu kendi üzerine almanız gerekir, neden?¿Por qué?
Birini gerçekten affetmek için, onun işlediği suçu kendi üzerine almanız gerekir, neden?Щоб пробачити насправді, ви повинні прийняти образу на себе. Чому?
Biz affetmeyiz. Biz unutmayız.우리는 용서하지 않습니다. 잊지 않습니다.
Biz affetmeyiz. Biz unutmayız.No perdonamos, no olvidamos.
Biz affetmeyiz. Biz unutmayız.איננו סולחים. איננו שוכחים.
Biz affetmeyiz. Biz unutmayız.لا نسامح. لا ننسى.
Biz affetmeyiz. Biz unutmayız.我々はまた 混沌の根源である
Biz affetmeyiz.Kami tidak memaafkan.
Biz affetmeyiz.Não perdoamos.
Biz affetmeyiz.Nem felejtünk.
Biz affetmeyiz.Neodpouštíme.
Biz affetmeyiz.Neodpúšťame.
Biz affetmeyiz.Nie wybaczamy.
Biz affetmeyiz.Non perdoniamo.
Biz affetmeyiz.No perdonamos.
Biz affetmeyiz.Nous ne pardonnons pas.
Biz affetmeyiz.Nu iertăm.
Biz affetmeyiz.Vi tilgiver intet.
Biz affetmeyiz.We vergeven niet.
Biz affetmeyiz.Wir vergeben nicht.
Biz affetmeyiz.Δεν συγχωρούμε.
Biz affetmeyiz.Ми не пробачаємо.
Biz affetmeyiz.Мы не прощаем.
Biz affetmeyiz.Ние не прощаваме.
-Bizi affet.-Antakaa anteeksi.
-Bizi affet.-Anteeksi.
Bizi affet.Anteeksi.
-Bizi affet.- Ci perdoni.
Bizi affet.Ci perdoni.
-Bizi affet.Förlåt oss...
-Bizi affet. -Özür dileriz. -Özür dileriz.-Συγχώρεσέ μας... -Λυπούμαστε... .-Λυπούμαστε... -Συγχώρεσέ μας..
-Bizi affet. -Özür dileriz.- Perdoe-nos... - Lamentamos...
-Bizi affet. -Özür dileriz.- Perdónanos... - Lo sentimos...
-Bizi affet. -Özür dileriz.- Wybacz nam... - Przepraszamy...
-Bizi affet. -Özür dileriz.- Простите нас... - Нам очень жаль...
Bizi affet.Perdoe-nos...
Bizi affet.Perdónanos...
-Bizi affet.- Undskyld.
Bizi affet.Undskyld.
Bizi affet.Wybacz nam...
Bizi affet.Συγχώρεσέ μας...
Bizi affet.Простите нас...
Brütüs lider olmasına rağmen, oğullarını affetmeyecek.A tak přestože Brutus je vůdce, nehodlá omlouvat své syny.
Brütüs lider olmasına rağmen, oğullarını affetmeyecek.Dlatego też, chociaż Brutus jest przywódcą, nie zamierza usprawiedliwiać swoich synów.
Brütüs lider olmasına rağmen, oğullarını affetmeyecek.Obwohl Brutus der Führer ist, wird er nicht seine Söhne begnadigen
Brütüs lider olmasına rağmen, oğullarını affetmeyecek.Тож, навіть те, що Брут лідер, він не збирається пробачати своїх синів
Bu babasının ve benim hatamdı. Affedecek ya da affetmeyecek ne var?Anya és apa hibája volt, mit kellene megbocsátani?
Bu babasının ve benim hatamdı. Affedecek ya da affetmeyecek ne var?Η μαμά και ο μπαμπάς ήταν αυτοί που έκαναν το λάθος, για ποιο πράγμα να τη συγχωρήσω;
Bu babasının ve benim hatamdı. Affedecek ya da affetmeyecek ne var?انها غلطتنا نحن والديها, لم تقم بأي شيء خاطئ, ماذا هناك لاسامحها عليه؟
Bu bana gerçek anlamda bir affetmenin olduğunu gösteriyor .זה מראה לי שישנה סליחה אמיתית.
Bu bana gerçek anlamda bir affetmenin olduğunu gösteriyor .Ésto demuestra que se trata un perdón verdadero.
Bu bana gerçek anlamda bir affetmenin olduğunu gösteriyor .فهذا يبين لي أنه يوجد تسامح فعلي بين الناس
Bu bana gerçek anlamda bir affetmenin olduğunu gösteriyor .許しは私達に不可欠なのです、共同体を復興したいと思うなら。
Bu kadar güçlü davranmanız gerekmiyor. Bizi affet.Du behöver inte låtsas vara stark.
Bu merhamet bize affetme gücü verir.Aceasta compasiune ne lasa sa iertam.
Bu merhamet bize affetme gücü verir.Cette compassion nous permet de pardonner.
Bu merhamet bize affetme gücü verir.Chính lòng từ bi làm cho chúng ta tha thứ.
Bu merhamet bize affetme gücü verir.Det medlidandet låter oss förlåta.