Ana içeriğe geç
Sözlük

affet ile cümle

affet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Affetme olmadan gelecek yok.No hay futuro sin el perdón.
Affetme olmadan gelecek yok. (şarkı söyleniyor)Non c'è futuro senza perdono. musica di sottofondo
Affetme olmadan gelecek yok.אין עתיד ללא סליחה.
Affetme olmadan gelecek yok.لا مستقبل بلا تسامح
Affetme olmadan gelecek yok.(歌)
Affettin mi beni?Прости ли ми?
Affettiremiyorsam, en azındansizden sırtımdaki sırları yok etmenizi isteyebilirim.-kan du åtminstone förstöra hemligheterna på min rygg-
Affettiremiyorsam, en azındansizden sırtımdaki sırları yok etmenizi isteyebilirim.- kan du i det mindste ødelægge hemmelighederne på min ryg, -
Affettiremiyorsam, en azındansizden sırtımdaki sırları yok etmenizi isteyebilirim.-tuhoa ainakin salaisuudet selässäni-
Affettiremiyorsam, en azındansizden sırtımdaki sırları yok etmenizi isteyebilirim.Αν δεν μπορώ να εξιλεωθώ, θα ήθελα έστω να καταστραφούν τα μυστικά στην πλάτη μου!
Ailen seni affetsin istiyor musun?Azt akarod, hogy a családod megbocsásson?
Ailen seni affetsin istiyor musun?Tu veux le pardon de ta famille ?
Ailen seni affetsin istiyor musun?Θέλεις η οικογένεια σου να σε συγχωρέσει;
Ailen seni affetsin istiyor musun?هل تودين ان تسامحك عائلتك؟
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıMoge God de sluipschutter die medelijden met haar heeft vergeven
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıQue Dieu pardonne au sniper qui a pitié d'elle
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıQue Dios perdone al francotirador que siente pena por ella
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıان شاء الله يرأس القنّاصة اللي يرحم عليها
Allah seni affetsin.Ať ti Bůh odpustí.
Allah seni affetsin.Cầu Chúa tha thứ cho em.
Allah seni affetsin.Che Dio ti perdoni.
Allah seni affetsin.신은 당신을 금지할겁니다.
Allah seni affetsin.Moge God je vergeven.
Allah seni affetsin.Niech Bóg ci wybaczy.
Allah seni affetsin.Que dieu vous pardonne.
Allah seni affetsin.Que Dios te perdone.
Allah seni affetsin.Să te ierte Domnul.
Allah seni affetsin.Бог да ти прости.
Allah seni affetsin.Да простит тебя Аллах.
Allah seni affetsin.שאלוהים יסלח לך.
Allah seni affetsin.ربنا يسامحك.
Allah seni affetsin.この娘は...
Ancak affetmezsek, gelecek yok.Ma senza perdono, non c'è futuro.
Ancak affetmezsek, gelecek yok.Pero si no perdonamos, no hay futuro.
Ancak affetmezsek, gelecek yok.אבל אם אנחנו לא סולחים, אין עתיד.
Ancak affetmezsek, gelecek yok.لأنه اذا لم نسامح ونغفر فهذا دليل على انه لايوجد مستقبل لنا
Ancak affetmezsek, gelecek yok.許しがなくては、未来はない。
Anneciđim. Affettin mi beni?Δεν τα είπα για να σε πληγώσω.
Anne, lütfen beni affet.Madre, por favor perdoname.
Anne, lütfen beni affet.Madre, vi prego, perdonatemi.
Anne, lütfen beni affet.Pardonne-moi, maman !
Anne, lütfen beni affet.Σε παρακαλώ, συγχώρεσέ με.
Anne, lütfen beni affet.Мама, пожалуйста, прости меня.
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."In de keuken was Sue Klebold aan het koken. Ik zei:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."수는 바닥을 내려보더니 잠시 생각했습니다. 그리고는 다시 고개를 들고 이렇게 말하더군요.
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Sue guardò a terra e pensò per un minuto. Poi rialzò lo sguardo e disse,
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Sue nhìn xuống sàn, suy nghĩ giây lát. Khi ngẩng lên bà nói:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Sue sa pozrela na zem, a na chvíľu sa zamyslela. Potom sa pozrela späť a povedala:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Sue spuściła wzrok i zastanowiła się. Potem spojrzała na mnie i powiedziała:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Und Sue schaute auf den Boden und dachte eine Minute nach. Dann schaute sie auf und sagte:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim.""Yo le pediría que me perdonara por ser su madre y no saber nunca lo que estaba pasando por su cabeza".
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Η Σου κοίταξε το πάτωμα, και σκέφτηκε για ένα λεπτό. Και μετά σήκωσε τα μάτια της και είπε,
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."А Сью опустила очі вниз і на хвилину замислилась.
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Сью опустила взгляд и на минуту задумалась. Замет она подняла глаза и сказала:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."וסו השפילה מבט לרצפה, וחשבה לרגע, ואז הרימה את מבטה ואמרה,
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."نظرت (سو) إلى الباب، وفكّرت لدقيقة. ثم أعادت نظرها وقالت:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."顔を上げると 彼女はこう言いました 「私は母親でありながら 彼の内面で何が起きているのか
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu -- Hans Rosling beni affet.Bahkan, ada perbedaan yang besar, antara apa yang kita mampu untuk terima -- mohon maaf kepada Hans Rosling.
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu -- Hans Rosling beni affet.Problemet er, at vi stadig arbejder på
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu -- Hans Rosling beni affet.Всъщност има значителна разлика между онова, което желаем да приемем - извинения към Ханс Розлинг.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod