Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Viesť kampaň proti šikanovaniu (letáky, plagáty).
Bu millet, bunu affetmez.Ľudia si majú odpúšťať.
Öykü onu affetti.Bohyňa mu potom odpustila.
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Pochádza zo Sily a k nej sa zase vráti.
Affetme, affedilme isteği, şok.Hrôza je veľký strach, zdesenie.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Podatek pridobljen od podjetja AEG (pisno potrdilo).
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Ralph se v tem času vrne in se ji pridruži za nekaj dni.
Claudius Caligula'nın yerine geçtiğinde suikaste katılanların çoğunu affetmişti.Tuo tarpu susirinkusi minia Kaligulos žudikams reikalavo mirties.
Harry seçilmiş kişi olmasına rağmen hiçbir hatasını affetmez.Nors ir kankinama, savo bendradarbių neišdavė.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Faktai naudojami kaip argumentas ginče (istoriniai, moksliniai faktai).
Bana darbe yapanları affettim.Garbė žuvusiems kovotojams.
Kocasını affetti.Ji atleido savo vyrą.
Bu millet, bunu affetmez.Seda kriitikud ei andesta.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Kunagi pole sul põhjust olnud minuga rahulolematu olla, ja edaspidigi hoidun ma sinu vastu eksimast.
Ludendorff bunun için Hindenburg'u asla affetmedi.Hindenburg ei vastanud kunagi memole.
Öykü onu affetti.Mõlemad andsid talle andeks.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Otsustuspuu analüüsi alustatakse terminaalsõlmedest (lehtedest).
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Seejärel lahkub kangelane ja lubab aasta või kolme aasta pärast tagasi tulla.
Yedinci sezon boyunca yaptıklarını affettirmeye çalışır.Ta teenis kogu sõja vältel 7.
""Çok can yaktım Allah affetsin"".See tähendab "Jumal on armuline".
Deniz Evin "Beni Affet" dizisinde canlandırdığı Umut karakteri ile tanınmıştır.Sadama veeala loodeserva on merre paigutatud pronksskulptuur "Ootus".
Kafirin affetmesi ise zor olur.Muidu peaks andestusest keelduma.
Lütfen bizi affet.Palun andesta meile.
Lütfen bizi affet.Palun anna meile andeks.
Affet beni anne...Desculpe, mãe...
Affet beni anne...Het spijt me, mam...
Affet beni anne...Îmi pare rău, mamă...
Affet beni anne...Je suis désolé, maman.
Affet beni anne...Lo siento, mamá...
Affet beni anne...Perdonami, mamma...
Affet beni anne...Žal mi je, mama.
Affet beni anne...Συγνώμη μαμά...
Affet beni anne...Прости меня, мама.
Affet beni anne...أنا آسف يا أمي
Affet beni.Anteeksi.
Affet beni.Förlåt mig.
Affet beni.Lo siento.
Affet beni.Perdoa-me.
Affet beni.Perdóname.
Affet beni.Perdonami.
Affet beni.Undskyld.
Affet beni.Wybacz.
Affet beni.Συγχώρησέ με.
Affet beni.Прости меня.
Affet beni.Прости. Я боюсь.
Affet. Efendi Arathorn! Öneriniz gerekli.Συγχώρεσέ με. "ρχοντα "ραθορν!
Affetmek aslında kültürümüzün bir parçası haline getirilmiş. değer verilmiş, yaşatılmış.El perdón está incrustado en nuestra cultura. Es algo preciado.
Affetmek aslında kültürümüzün bir parçası haline getirilmiş. değer verilmiş, yaşatılmış.Il perdono è molto radicato nella nostra cultura. Viene rispettato.
Affetmek aslında kültürümüzün bir parçası haline getirilmiş. değer verilmiş, yaşatılmış.הסליחה למעשה מוטבעת בתרבות שלנו. היא מוערכת.
Affetmek aslında kültürümüzün bir parçası haline getirilmiş. değer verilmiş, yaşatılmış.أن التسامح جزء لايتجزء من حضارتنا أنه شي نعتز به
Affetmek aslında kültürümüzün bir parçası haline getirilmiş. değer verilmiş, yaşatılmış.それは私達の心にいつもあります。 普遍的な共生にはそれが必要だと考えています。
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.Il perdono è un dovere, è un dovere per noi se vogliamo sanare la nostra società.
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.Perdonar es una obligación para nosotros si queremos que nuestra sociedad cicatrice.
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.סליחה היא חובה, חובה בשבילנו אם אנחנו רוצים לרפא את החברה שלנו.
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.التسامح أمر لابد منه ـ اذا كنا فعلا نريد أن نصلح مجتمعنا
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.私達が彼らに許しを与えなければ、未来はありません。
Affetmek ile ilgili bir şarkı olduğunu söylüyor.Elle a affirmé qu'il s'agissait d'une chanson parlant de pardon..
Affetmek ile ilgili bir şarkı olduğunu söylüyor.Nneka dice que es una canción sobre el perdón.
Affetmenin neresinde ben kendimden bir şeyler vermiş oluyorum?E la mia risposta è, è la forma più difficile del dare
Affetmenin neresinde ben kendimden bir şeyler vermiş oluyorum?"Що ж можна подарувати, коли пробачаєш?"