Ana içeriğe geç
Sözlük

affet ile cümle

affet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Dağlar beni affetmez" (şiirler) ve "Bir şair yol gidiyor" (gazeteciyiz) kitaplarının yazarıdır.書跡には『月儀帖』や『出師頌』(すいししょう)などがある。
Beni de affet.”'かなめもVer.」である。
Ama bir süre sonra onları affetmiştir.それから数日後に、ようやく許してもらえたと言う。
Ama yine de Öykü onu affetti.しかし人民は彼を許している。
Bana darbe yapanları affettim.空振りをした打者に投球が触れた。
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.この後一時引退するがすぐに復帰。
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)歴代落選作(書籍化作品)の書評
Beni Affet dizisinden rol arkadaşı olan Deniz Evin ile evlidir.資生堂パーラーの受付をしていた女性と結婚。
Bunları sindirdi ve birçoğunu affetti.そのことをわたるになじられ、大量失点を許すこともあった。
Yeni Kral da kendini affeteder.天皇・皇族が還御する。
Yedinci sezon boyunca yaptıklarını affettirmeye çalışır.同役で第7シーズンにも出演。
Affetme, affedilme isteği, şok.懺悔、後悔、そして、滅び。
Kendisine zarar veren, vermeye kalkan kişileri kesinlikle affetmez.妹想いであり椋に危害を加える者には容赦をしない。
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.私の罪は、人を出し抜く罪、決して人が許さない何かだ。
Ancak askerler bu tutmunu hiçbir zaman affetmemişlerdir.兵そのものの志気は決して心配なし。
Geri döndüğünde kardeşi Esav onu affetti.後に永楽帝が即位すると復帰を許された。
O zaman, kıskançlığından utanç duyan Kont karısından kendini affetmesi için yalvarmaya başlar.自暴自棄に陥っていた市松は、合流した話頭に自分を殺してくれるよう懇願する。
Bu millet, bunu affetmez.こんなことは許すことできない。
Ahali toplanıp Han'a çıkıp ondan merhamet edip bunları affetmesini isterler.高顥はかれらがやむなく反乱に加担した者たちであると訴えて、赦免を願い出た。
Beni de affet.”'’则予我矣。
Bunun ardından Kayserispor yönetimi kendisini affetmiştir.王愷死後獲諡為醜公。
Kendisine yapılan kötülüğü affetmez, kincidir.乃自以其性恬靜不近刑名,不慕榮利。
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.你不該攔截逃脱的人,將他們交給敵人。
Ahali toplanıp Han'a çıkıp ondan merhamet edip bunları affetmesini isterler.晉人和鄭人皆稱其為「荊蠻」,後來楚人成為「諸夏」之一。
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)發表《宗法考》(《東洋學報》)。
Öykü onu affetti.但人民原諒他。
Affetmeyi seversin.喜歡祭祀。
""Çok can yaktım Allah affetsin"".太祖嘉其志气,特命赦之。
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.互道保重后,他就走了,停留不到半小时。
Bütün kafirleri affetmesi ve bütün mü'minleri de cezalandırması, O'nun için bir şey ifade etmez.做為物部氏的她,信仰的卻不是日本神道教,而是求長生不死的道教。
Affetme, affedilme isteği, şok.復次、欲,謂欲尋;惡不善法,謂恚害尋。
Ahali toplanıp Han'a çıkıp ondan merhamet edip bunları affetmesini isterler.두영은 관부를 부축하여 전분에게 가게 하고 사과하였다.
Beni de affet.”'그러니 용서해 주자."
"Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler" "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez.여러 인과 연에 의존하지 않는다면 (연기의 법칙에 어긋나므로 생겨날 수 없고, 따라서) 그 법(法: 존재)은 없는 것(존재할 수 없는 것)이다.
Gıyaseddin Mesud Melikşah'i affetmiş ve kızlarından birini onunla evlendirmiştir.이윤용은 흥선대원군의 서녀와 결혼하였으나, 사별 후 김기태(金箕台)의 딸과 재혼하였다.
Bunun ardından Kayserispor yönetimi kendisini affetmiştir.결국 자기가 판 함정에 자기가 빠진 꼴이 되버린 요괴.
Bana darbe yapanları affettim.고구려의 공격으로 부여는 멸망하였다.
Bazı hasımlarını affetmemek gibi hataları felâketine sebep olmuştur.약간의 실수도 용서하지 않는 깐깐한 성격으로 제자들을 엄하게 지도한다.
Beni Affet dizisinden rol arkadaşı olan Deniz Evin ile evlidir.그의 부인은 사후 고씨 성을 가진 남자와 재혼했다 한다.
""Çok can yaktım Allah affetsin"".저를 부디 용서해 주세요."
Kendine papa olduğu haberini getiren kardinale ağlamaklı olarak "Tanrı sizi affetsin.스폰드라티는 교황으로 선출된 다음날 와락 울음을 터뜨리며 추기경들에게 “하느님께서 여러분을 용서해주시기를 바랍니다.
Korkmanıza gerek yok, size de çocuklarınıza da bakacağım." dedi ve kardeşlerini affetti.너는 반박을 받을 것이지만 은총을 받게 될 것이니 두려워하지 마라.”하고 말하였다.
Beni de affet.”'אֲני עֲרָבִי".
Öykü onu affetti.אתה פשוט סולח לה.
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.אחר כך הודיעו שהיא כבר יצאה ותהיה אצלי בתוך רבע שעה.
Bu millet, bunu affetmez.רבים לא סלחו לו על כך.
Önceden onu hiç affetmek istemiyordu, ama yine de barıştılar.כבר בנעוריו הוא הפסיק אמנם לשמור מצוות, אבל מעולם לא התכחש ליהדותו.
Beni de affet.”'Простете ми“.
Ama yine de Öykü onu affetti.Обаче неговата съпруга винаги му прощавала.
Anlaşıldığı kadarıyla onu resmi olarak affetmiş olan Sezar, gerçekte Cassius'a güvenmiyordu.Въпреки че официално Касий му е простил, Цезар изглежда го е подозирал.
Caesar Ligarius'u affetse de onun Roma'ya geri dönmesini yasaklar.Юлий Цезар му прощава и той се връща в Рим.
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Излиза в оставка и скоро се връща в армията.
Yeni Kral da kendini affeteder.Той помазва също новия крал.
Ancak askerler bu tutmunu hiçbir zaman affetmemişlerdir.Това потомците никога не забравили...
Ömer ölüm yatağında bu komployu öğrendi ve zehiri kendine veren köleyi affetti.Духовното лице изказва съболезнования за покойника.
Hemen karısı önünde diz çöküp ondan kendini af etmesini ister (Contessa, perdono — "Kountes, affet beni").Той моли прошка от всички и при първа възможност избягва (Ah pietà signori miei).
Anlaşıldığı kadarıyla onu resmi olarak affetmiş olan Sezar, gerçekte Cassius'a güvenmiyordu.Cezar, iako još službeno opraštavši Kasiju, čini se da mu je pogrešno vjerovao.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Popišovanje sudnjega dneva polag svetoga pisma (?)
Bana darbe yapanları affettim.Nastojao je uništiti strane došljake.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Môj zločin je to, že som šikovnejší ako vy, čo je vec, ktorú mi nikdy neodpustíte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod