Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Véanse los artículos periodismo y Periódico (publicación).
SinemaTürk'te Affet Allah'ımJesucristo en el cine.
Bu millet, bunu affetmez.Algunos no me lo perdonaron.
Şeyma da Öykü'ye çok pislikler yapmıştı, ama Öykü onu da affetti.El guion me conmovió mucho y la historia también.
Harry seçilmiş kişi olmasına rağmen hiçbir hatasını affetmez.Misteriosamente, Harry también es elegido, pese a que no había ingresado su nombre.
Mitridates'e gidip onun Aspasia'yi affetmeye iknaya çalışır.Se haría cargo Mauricio, comes de los excubitores.
Lütfen seni aramayı unuttuğum için beni affet.Per favore perdonami per aver dimenticato di chiamarti.
Gelecek nesiller hiçbirinizi affetmeyecek.Le generazioni future non perdoneranno nessuno di voi.
Mary'i affetmem mümkün değil.Non riesco a perdonare Mary.
Yapmak zorunda olduğum şey için beni affet.Perdonami per quello che devo fare.
Beni de affet.”'Ti perdono!".
Teslim zorlandı, ama Rugerro prensi affetti.La resa fu imposta ma Ruggero perdonò il principe ribelle.
1989'da cumhurbaşkanı Carlos Menem'in affetmesiyle serbest bırakıldı.Venne però liberato nel 1990 grazie all'indulto concesso dal presidente Carlos Menem.
Bana darbe yapanları affettim.Perdonatemi per i guai che ho causato.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Questa è una colpa che non si può mai perdonare e non sarà mai perdonata.
Yeni Kral da kendini affeteder.Lo stesso re venne sacrificato.
Affetmeyi seversin.Odia perdere.
""Çok can yaktım Allah affetsin"".Perdonatemi questa colpa, e anche Dio me la perdonerà".
(Üçlü:Di opposti affetti un vortice /"Birbirleriyel çelişkili hisler girdabı etrafımı dönerek sarmakta.")'Un-popolo-senza-terra-ritorna-a una-terra-senza-persone'".
Lütfen beni affet.Прости меня, пожалуйста.
Beni affettiler.Они простили меня.
Lütfen sana yalan söylediğim için beni affet.Прости, пожалуйста, что сказал тебе неправду.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Бери власть в свои руки, бери!”.
"Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler" "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez.В бога большая часть мужиков, будто, не верит и к религии относится слепо.
"Dağlar beni affetmez" (şiirler) ve "Bir şair yol gidiyor" (gazeteciyiz) kitaplarının yazarıdır.Древние писания сравнивают их с горной грядой горы Кайлаш (у Шивы) или Меру (у Вишну).
Bana darbe yapanları affettim.Я прошу прощения у тех, кого обидел.
Beni de affet.”'Надеюсь, вы простите ».
1989'da cumhurbaşkanı Carlos Menem'in affetmesiyle serbest bırakıldı.В 1990 году помилован президентом Карлосом Менемом.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Jurnal critic (литературная критика).
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.И умрёт Апрель, И родится вновь, И придёт уже навсегда.
Öykü onu affetti.Та его прощает.
Yeni Kral da kendini affeteder.Новый король осыпал его милостями.
"Dağlar beni affetmez" (şiirler), Bakü, 1996.The Art of Forgetting. — Berg, 2001.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Стигу невыносима мысль, что он бездарность и ему никогда не добиться большего.
Riyakardır ve İsa'dan günahlarını affetmesi için yalvarmıştır.Самаритянин призвал их поклоняться этому тельцу, и они его послушались.
Bunları sindirdi ve birçoğunu affetti.Многие видели это и воздали славу Богу.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.ابقى بعيدا عن أزرار (No Thanks) (If you can help it) وبدلا من ذلك قم بإغلاق النافذة باستخدام " × ".
"Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler" "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez."Many Kinds of Universes, and None Require God (أنواع كثيرة من الأكوان، ولا أحد منها احتاج الإله)".
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.جريمتي هي أنني أذكى منكم، وهذا شيء لن تغفروه لي ابداً.
Ama bir süre sonra onları affetmiştir.ثم سامحوه بعد ذلك.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)دعم عملية التضليل العامودي للنصوص (column selection).
SinemaTürk'te Affet Allah'ımفيلم سامحني يا أبي.
Riyakardır ve İsa'dan günahlarını affetmesi için yalvarmıştır.ولقد نُسب السيد المسيح إلى الناصرة فُدعي ناصريًا - أي نذيرًا مكرسًا لفداء بني الإنسان.
""Çok can yaktım Allah affetsin"".إن كان ثمة إله- أرجوك اغفر لي.
Ama yine de Öykü onu affetti.رغم الصدمة، حاولت أن أغفر لها.
Kendisine yapılan kötülüğü affetmez, kincidir.فإنّه لن يخل بوعده فإذا أخلّ لحقه العار.
Bana darbe yapanları affettim.هسداي طلب من أميت التحرك.
Beni de affet.”'وأعذر من أنذر".
Tom'a bir şey olduysa kendimi asla affetmeyeceğim.لن أسامح نفسي إن حدث شيء لتوم.
Beni de affet.”'Perdoa-me".
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Volta-lhes as costas e escapa: depois poderás te colocar contra eles.
Anna, 1059 yılında tahtı aldığı için asla affetmediği Dukas Hanedanı'na karşı komplolara karışmıştır.Ana envolveu-se em conspirações contra a família Ducas, que ela nunca perdoou por tomar o trono em 1059.
Anlaşıldığı kadarıyla onu resmi olarak affetmiş olan Sezar, gerçekte Cassius'a güvenmiyordu.César, apesar de oficialmente ter perdoado Cássio , parece ter desconfiado dele.
Ama yine de Öykü onu affetti.No final, ela o perdoa.
Bizi Hitler’den kurtardı İnönü, Varlık Vergisi’ni de affettim böylece.Ao que João retruca: - Mas tenho que despojar-me dos bens terrenos.
Ancak askerler bu tutmunu hiçbir zaman affetmemişlerdir.O ator jamais perdoou a Republic por isto.
Affetme, affedilme isteği, şok.Perdão é uma escolha, uma decisão, uma restituição.
Bu millet, bunu affetmez.E isso a vilã não perdoa.
Bunun için onu hiçbir zaman affetmeyeceğini belirtir.Ela resolve esquecê-lo para sempre.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Magistral reconstrução histórico-critica (Avventura.