Ana içeriğe geç
Sözlük

affeder ile cümle

affeder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Dacă mă priveşti acum, sper că mă poţi ierta. (Aplauze)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Espero que puedas perdonarme. (Aplausos)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Ha most nézi az előadásomat, remélem, meg tud nekem bocsátani. (Taps)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Jeśli teraz to oglądasz, mam nadzieję, że mi wybaczysz. (Brawa)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Jestli se nyní díváte, doufám, že mi můžete odpustit. (Potlesk)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)지금 이것을 보고 계신다면, 저를 용서해줄 수 있기를 바랍니다. (박수)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Nếu giờ đây cô đang xem chương trình này, tôi mong cô sẽ tha thứ cho tôi. (Vỗ tay)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Så om du tittar på detta nu, så hoppas jag att du förlåter mig. (Applåder)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)"Se estiver a ver isto agora, "espero que me perdoe. (Aplausos)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Se stai guardando adesso, spero che tu mi possa perdonare. (Applausi)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Si vous regardez, j'espère que vous pourrez me pardonner. (Applaudissements)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Sollten Sie das jetzt sehen, hoffe ich sehr, dass Sie mir vergeben können. (Beifall)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Εάν το βλέπετε αυτό τώρα, ελπίζω να μπορέσετε να με συγχωρέσετε. (Χειροκρότημα)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Ако гледаш това сега, се надявам, че можеш да ми простиш." (Аплодисменти)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Если вы смотрите это видео, я очень надеюсь, что вы сможете меня простить. Апплодисменты
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Якщо ви дивитися зараз мій виступ, я сподіваюся, що ви пробачите мене. (Оплески)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)אכזבה אותך. אם את צופה בזה עכשיו, אני מקווה שאת יכולה לסלוח לי.
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)إذا كنت تشاهدينني الآن، آمل منك أن تسامحيني. تصفيق
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)如果你而家睇緊呢一個講座 希望你會原諒我 (掌聲)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)許していただけたら幸いです (拍手)
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz-- Biraz daha yumuşak yapmak için bir malzemem var.Donc -- ce jeu de cartes a été acheté ici -- pardon -- j'ai un petit tapis pour le rendre plus doux.
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz-- Biraz daha yumuşak yapmak için bir malzemem var.Siis -- tämä pakka on ostettu täältä -- anteeksi -- minulla on pieni tyyny tehdäkseni sen hieman pehmeämmäksi.
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz-- Biraz daha yumuşak yapmak için bir malzemem var.И така... това тесте карти са купени тук... извинете... имам малка подложка, за да я омекотя малко.
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--Deci -- acest pachet e cumpărat aici -- scuze --
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--Dit kaartspel heb ik hier gekocht. Dit kaartspel kocht ik hier.
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--Entonces... esta baraja la compré aquí -- disculpen --
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--그리고 이 카드는 여기서 샀습니다. 죄송합니다.
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--Nun - das Deck wurde hier gekauft - ups -
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--Så... den här kortleken är köpt här, förlåt mig.
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--Tę talię kupiłem tutaj. Tę talię kupiłem tutaj.
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--Итак, эта колода карт была куплена здесь. Прошу прощения.
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--אז - את החפיסה הזאת קניתי כאן - סליחה -
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--اذا-- ورق العب هذه تم شراءها هنا --اسف--
Evet -- bu deste burada alındı -- affedersiniz--こっちで買ったものです ソフトになるよう
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Domnule, aceasta este noua stagiar Parcul Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba? Fakülte ofisi mi?Да, ще се видим много един от друг.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Pane, to je nový internista Park Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Pane, to je nový internista Park Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Senhor, este é o novo estagiário Parque Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Sir, das ist die neue Praktikantin Park Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Sir, dette er den nye praktikant Park Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Sir, tämä on uusi intern Park Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Sir, to jest nowy stażysta Park Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Thưa hiệu trưởng, đây là giáo viên thực tập mới, Park Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Uram, ez az új gyakornok Park Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Κύριε, αυτό είναι το νέο Πάρκο intern Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Сер, це новий інтерн парк Sangmin.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?אדונים, זה מתמחת פרק Sangmin החדש.
Görüşürüz! Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?سيدي ، هذا المدرّب الجديد بارك سانجماين
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Igen.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Ja.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Jo.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Joo.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Jo.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Tak.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?Uno de los estudiantes lindo es muy apasionado sobre un jugador. - ¡Ah, es la chica sushi. - ¿Perdón?
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Vâng.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Yeah.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Ναι.
Hoş bir öğrenci, bir oyuncuya karşı çok tutkulu görünüyor. - A, bu Kimbap kız. - Affedersin?- Да.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod