Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Il primo problema è una risposta inadeguata al disastro.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.첫번째 문제는 재난에 대한 대응책이 부족하다는 것이었습니다.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Le premier problème, c'est l'insuffisance de l'intervention d'urgence.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Masalah yang pertama adalah tanggap bencana yang tidak memadai.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var."Primeiro, há uma resposta inadequada à catástrofe. "É lenta.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.První je, že neexistuje dostatečná pomoc při katastrofách. Je pomalá. Zastaralá.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Vấn đề đầu tiên là phương pháp ứng phó thiên tai không phù hợp.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Το πρώτο είναι ότι υπάρχει ανεπαρκής ανταπόκριση σε καταστροφές.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Первая — это неадекватное реагирование на чрезвычайные ситуации.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Перша - це неадекватна відповідь на стихійні лиха.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Първият проблем е, че няма достатъчно добро реагиране на бедствията.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.הראשונה היא שקיימת תגובה לא נאותה למצבי אסון.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.الأولى هي عدم كفاية الاستجابة للكوارث.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.それはのろのろとしていて 時代遅れで 最適な科学技術を使わず
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.Dan zal de volgende aardbeving een ramp, maar geen tragedie zijn.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.그래서 다음 지진이 일어나도 그것은 재앙이지 비극은 아닐 것입니다.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.làm sao cho khi trận động đất tiếp theo ập đến, nó sẽ là tai ương nhưng không phải thảm kịch tàn khốc.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.כך שכשהרעידה הבאה תגיע, זה יהיה אסון, אבל לא טרגדיה.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.بحيث ما إن يضرب الزلزال التالي نعم سيكون كارثة، و لكن لن يصبح مأساة.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.よりよい家を建てる 絶好の機会なのです (拍手)
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Alt aspect al acestui parteneriat este sprijinul în catastrofe.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Een ander aspect van dit partnerschap is bij rampenbestrijding.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Eine anderer Aspekt dieser Partnerschaft ist die Katastrophenhilfe.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Khía cạnh khác của sự cộng tác này là cứu trợ sau thảm họa.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.이런 협력 관계의 또다른 면은 재난 구조 활동에서 볼 수 있습니다.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Kolejny aspekt tej współpracy, leży w pomocy ofiarom katastrof.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Otro aspecto de esta asociación es la ayuda en situaciones de catástrofe.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Un altro aspetto di questa collaborazione è presente in caso di catastrofe.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Un autre aspect de ce partenariat est le secours aux populations sinistrées.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Μια άλλη πτυχή αυτής της σύμπραξης είναι η αρωγή σε περιπτώσεις καταστροφών.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Друг аспект от това сътрудничество е помощта при бедствия.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Следующий аспект партнёрства — помощь при стихийных бедствиях.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.Ще одна складова такого партнерства - допомога під час стихійних лих.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.צד נוסף בשיתוף הפעולה הזה הוא תמיכה במקרי אסון.
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.جانب آخر من هذه الشراكة هو الإغاثة فى حالات الطوارئ
Bu işbirliğinin bir diğer yönü de afetlere yardım konusu.災害支援で見られます これは支援に加わった アメリカ空軍のヘリコプターです
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.1994年にアフリカのルワンダで 大きな災難がありました
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.C'est pourquoi j'ai commencé à travailler dans les zones sinistrées.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Daarom ging ik werken in rampgebieden.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.De aceea am început să lucrez în zone afectate de dezastre.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Deshalb begann ich damit, in Katastrophengebieten zu arbeiten.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Dlatego zacząłem pracować na obszarach klęsk żywiołowych.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Ecco perché ho cominciato a lavorare nelle aree disastrate.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Es por eso que empecé a trabajar en las zonas de desastre.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Ezért kezdtem el katasztrófa-övezetekben dolgozni.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Foi por isso que comecei a trabalhar em áreas de catástrofes.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Jadi itulah sebabnya saya mulai bekerja di daerah-daerah bencana.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Jag började därför att arbeta i katastrofområden.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.그러한 이유로 저는 재난 현장에서 일하기 시작했습니다.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Preto som začal pracovať v krízových oblastiach.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Proto jsem začal pracovat v oblastech po katastrofách.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Vậy nên, đó là vì sao tôi đã bắt đầu làm việc ở những vùng có thảm họa.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Γι'αυτό τον λόγο άρχισα να εργάζομαι σε πληγείσες περιοχές.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Ето защо започнах да работя в бедствени райони.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Именно поэтому я начал работать в зонах бедствий.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Саме тому я почав працювати в місцях, де сталася катастрофа.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.זאת הסיבה לכך שהתחלתי לעבוד באזורים מוכי אסון.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.ولهذا بدأت العمل في مناطق الكوارث.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.A legtöbbjük gyilkosságról, korrupcióról, betegségekről, természeti katasztrófákról szól.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.De fleste handler om mord, korruption, sygdomme, naturkatastrofer.