"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""멜로디야! 너는 지금 내가 지금 운전하고 있는 것이 안보이니?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Maaf, tidakkah kamu lihat saya sedang menyetir?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Nezlob se, ale nevidíš, že řídím?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Prepáč, nevidíš, že šoférujem?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Przepraszam, nie widzisz, że prowadzę samochód?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Scusa, non vedi che sto guidando?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Scuze, nu vezi ca sunt la volan?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Sorry hoor, kun je niet zien dat ik achter het stuur zit?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Undskyld mig, kan du ikke se jeg kører bil?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?"-Ursäkta, kan du inte se att jag kör?
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Xin lỗi, mày không thấy tao đang lái xe sao?".
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Вибачте, чи Ви не бачите, що я за кермом?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Извинявай, не виждаш ли, че карам?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""Простите, вы не видите, что я за рулем?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?""תסלח לי, אתה לא רואה שאני נוהג?"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?"" من فضلك، هل يمكنك أن لا ترى أنني أقود؟"
"Afedersin, sen benim araba sürdüğümü görmüyor musun?"(会場 笑)
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Ai anteeksi. Sain juuri viestin Nigerian prinssiltä.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Á, promiňte, právě jsem dostal zprávu od nigerijského prince.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Je viens juste de recevoir un message d'un prince nigérian.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Ó, elnézést, csak üzenetet kaptam egy nigériai hercegtől.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, entschuldigung, ich habe gerade diese Nachricht von einem nigerianischen Prinzen bekommen.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, lo siento, acabo de recibir este mensaje de un príncipe nigeriano.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, maaf, saya baru saja mendapat pesan ini dari seorang pangeran Nigeria.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, przepraszam, właśnie dostałem wiadomość od księcia Nigerii.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh scusate, ho appena ricevuto questo messaggio da un principe nigeriano.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh sorry, ik krijg net een berichtje van een Nigeriaanse prins.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, xin lỗi, tôi có tin nhắn từ hoàng tử Nigeria.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Prepáčte, práve som dostal správu od nigérijského princa.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Tocmai am primit un mesaj de la un prinţ nigerian.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Undskyld, jeg fik lige en besked fra en nigeriansk prins.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Συγγνώμη, μόλις πήρα αυτό το μήνυμα από ένα Νιγηριανό πρίγκηπα.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Ой, вибачте, щойно отримав повідомлення від нігерійського принца.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.О, съжалявам, току-що получих съобщение от нигерийски принц.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Прошу прощения. Только что получил сообщение от нигерийского принца.
Ah,ne alsam? Afedersiniz!Przepraszam!
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Domnule ministru, scuzati-ma, pot sa va vad intre patru ochi?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministre, pardon, puis-je vous parler?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministro, mi scusi, posso vederla in privato?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministrze, prosze mi wybaczyć, czy możemy się spotkać prywatnie?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Miniszter, elnézést, beszélhetek önnel négyszemközt?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Pane, promiňte, mohu vás vidět v soukromí?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Thưa mục sư, tôi có thể nói chuyện riêng với ngài không?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Verzeihen Sie, darf ich Sie um ein persönliches Gespräch bitten?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Υπουργέ, συγγνώμη, μπορώ να σας δω ιδιαιτέρως;
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Министр, простите, могу я поговорить с вами на едине?
Bayım, bunu yapamazsınız afedersiniz afedersinizMonsieur, vous ne pouvez pas faire ca désolé, désolé
Bayım, bunu yapamazsınız afedersiniz afedersinizSir, bitte tun Sie dies nicht. Verzeihung!
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Aku ada masalah penting untuk diselesaikan. Permisi
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Am de rezolvat o problema urgenta. Iertati-ma.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Ho una questione importante da risolvere.<br />Ragazze, permesso.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Ich habe eine dringende Angelegenheit zu klären. Leute, entschuldigt mich!
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!J'ai une affraire urgente à régler. Les filles, excusez-moi.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Mam ważną sprawę do załatwienia. Przepuście mnie, dziewczyny.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Έχω ένα επείγον ζήτημα. Παιδία, με συγχωρείτε.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!У меня срочное дело ребята, простите
Ben kesinlikle ayakkabıların aynısını alacağım. Sen,benden zengin misin? Afedersin?le comprerò subito lo stesso paio di scarpe! tu, e tu sei più ricca di me? eh?
Ben sadece -- Afedersiniz.Aşa -- (Râsete) Eu doar -- Mă scuzaţi.
Ben sadece -- Afedersiniz.C'est juste -- je suis désolée.
Ben sadece -- Afedersiniz.Én csak -- sajnálom.