Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.Ich war so entsetzt und wusste nicht, was ich tun sollte.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.Ik vond het weerzinwekkend en kon niet bedenken wat te doen.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.저는 섬뜩한 느낌을 받았습니다. 뭘 어떻게 해야할지도 몰랐죠.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.Tôi thật sự kinh hãi, và không biết phải làm thế nào.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.Ήμουν πραγματικά σοκαρισμένος, δεν ήξερα τι να κάνω.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.Аз бях наистина ужасен и не можех да реша какво да направя.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.Я был в ужасе, я не знал, что делать.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.והייתי ממש מזועזע, ולא הצלחתי להחליט מה לעשות.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.وفزعت حقا، ولم أعرف ماذا أفعل.
Afallamıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum.そして私が彼に話しかけるにつれて彼はますますよそよそしくなっていきました
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Amitől sokkot kaptak az volt, hogy az első Indiában történt, egy hindu isten pártjáról szólt.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Apa yang mengejutkan mereka adalah ternyata yang pertama terjadi di India, yaitu partai Hindu.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Ce qui les a cloués sur place, c'était que le premier se passait en Inde, c'est le parti d'un dieu hindou.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Ciò che li ha sconvolti è stato scoprire che il primo era avvenuto in India, era il partito di un dio Hindi.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Co ich zaszokowało, to że pierwsze miało miejsce w Indiach, to była partia boga Hindu.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Họ sửng sốt khi biết bài 1 là ở Ấn Độ, đó là một đảng của Thần Hindu.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.그들은 첫번째 기사가 인도에서 일어난 일이며 힌두 신의 기사단이란걸 듣고 큰 충격을 받았습니다.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Lo que les sorprendió es que el primero ocurrió en India, fue la parte del dios Hindu.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.O que os deixou atónitos foi que o primeiro teve lugar na Índia, era o partido de um Deus hindu.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Wat hun perplex liet staan was dat het eerste plaatsvond in India, het was de partij van een hindoegod.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Αυτό που τους εντυπωσίασε ήταν ότι το πρώτο συνέβη στην Ινδία, ήταν το κόμμα ενός Ινδουιστή Θεού.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.Това, което ги изуми беше, че първият беше в Индия, това беше партията на хиндуисткия бог.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.מה שהפתיע אותם היה שהמאמר הראשון התרחש בהודו, זו היתה המפלגה של האל ההינדי.
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.والذي اذهلهم ان الاولى حدثت في الهند وكان ذلك الحزب هو حزب الاله الهندوسي
Birincisinin Hindistan'da, Hindu Tanrısı partisi tarafından yapıldığını öğrenince afalladılar.ヒンドゥー神を祭るグループでした 2つ目はニューヨークの北部で起きた
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Am fost impresionat de tot ce am văzut. De fapt, plec.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Brak mi słów na te niezwykłe prezentacje.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Celá tahle akce mě naprosto dostala.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Celé ma to dorazilo.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Die ganze Sache hier hat mich umgehauen. Also ich gehe jetzt.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Engem megcsapott ez az egész.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Estoy abrumado con todo esto. De hecho, me estoy yendo.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Geweldig hier, vind je niet? Ik ben overdonderd.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Jag är som bortblåst av det hela.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.J'ai été époustouflé par tout ce qu'on a vu.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Jeg er helt overvældet af det hele.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.강연들이 너무 좋아 정신을 못 차리겠네요.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Mene je kar odnesla cela zadeva.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Olen ollut tavattoman vaikuttunut koko jutusta.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Saya sangat terpukau dengan acara ini seluruhnya.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Sono rimasto stravolto da tutto quanto.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Tenho sido abanado por tudo isto.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Tôi thật sự bị cuốn theo toàn bộ hội thảo.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Έχω μείνει άναυδος από το όλο εγχείρημα.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Вам нравится конференция? Предыдущие выступления поразили меня до глубины души, так что я, пожалуй, пойду.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Просто съм разтърсен от всичко.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Я був у захваті від попередніх виступів.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.היה כיף אמיתי.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.لقد أخذتني هذه التجربة بعيدا.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.だからそろそろ帰ろうかと思って(笑)
Çin Edebiyat yazarlarının 2016'da 41.4 milyar kelime yayımlaması herkesi afallattı.Gli scrittori di China Literature hanno pubblicato la sbalorditiva cifra di 41,4 miliardi di parole nel 2016.
Çin Edebiyat yazarlarının 2016'da 41.4 milyar kelime yayımlaması herkesi afallattı.Les auteurs de China Literature, eux, ont publié un stupéfiant volume de 41,4 milliards de mots en 2016.
Çin Edebiyat yazarlarının 2016'da 41.4 milyar kelime yayımlaması herkesi afallattı.Los escritores de China Literature redactaron 41.000 millones de palabras en 2016.
İlk temellerden başlayarak hesapları yapmak oldukça zordu. Afallamıştım.C'est très difficile à calculer à partir des premiers principes.
İlk temellerden başlayarak hesapları yapmak oldukça zordu. Afallamıştım.기초지식으로 계산하기란 정말 어려웠다. 막히기까지 했다.
İlk temellerden başlayarak hesapları yapmak oldukça zordu. Afallamıştım.Sangat sulit untuk menghitung hal ini dari prinsip yang paling dasar.
İlk temellerden başlayarak hesapları yapmak oldukça zordu. Afallamıştım.Thực sự rất khó để tính toán từ các nguyên tắc đầu tiên.
İlk temellerden başlayarak hesapları yapmak oldukça zordu. Afallamıştım.זה היה קשה מאד לחשב מעקרונות ראשונים. הייתי תקוע.
İlk temellerden başlayarak hesapları yapmak oldukça zordu. Afallamıştım.كان حسابها صعبا جدا من المبادىء الأولي, وتجمد عقلي.
İlk temellerden başlayarak hesapları yapmak oldukça zordu. Afallamıştım.しかし すでに様々な論文が このテーマを扱っていると気付きました