Ana içeriğe geç
Sözlük

adil ile cümle

adil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.사람에게 적당히, 꽤, 혹은 절대적으로 보상하게 되는 것이기 때문에
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Mert eszerint az embereket kellően megfizetik, méghozzá teljesen tisztességesen.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Parce que ça implique de payer les gens adéquatement et équitablement, absolument.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Perché bisogna retribuire le persone in maniera adeguata e corretta, senza dubbio.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Porque o que isto significa é que pagar às pessoas adequada e justamente, está certíssimo.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Pues lo que significa es pagar a la gente de forma adecuada y justa, por supuesto.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Se tarkoittaa, että ihmisille maksetaan riittävästi ja reilusti, absoluuttisesti.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Znamená to toľko, že ľudia musia mať riadne zaplatené, to bez pochyby.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Znamená to, že lidé musí mít řádně zaplaceno, to bez pochyby.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Διότι σημαίνει να πληρώνουμε τους εργαζόμενους επαρκώς και δίκαια, απολύτως.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Защото това, което означава, е да се заплаща на хората адекватно и абсолютно честно.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Идея в том, что во-первых, зарплата должна быть адекватной и справедливой, это без всяких сомнений.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.Так от, ідея в тому, щоб оплата праці була адекватною, і справедливою в повному обсязі.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.מכיוון שפירושו של דבר הוא לשלם לאנשים במידה מספקת והוגנת לגמרי.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.لأن ما تعنيه هو أن يعطى الناس ما يكفي وباعتدال، نعم.
Çünkü bunun anlamı insanlara uygun şekilde, adilane ve mutlak şekilde ödeme yapmak.間違いなく 支払い お金の問題はそれ以上考えさせないことにします
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.(9:5) Car tu soutiens mon droit et ma cause, Tu sièges sur ton trône en juste juge.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.(9:5) ибо Ты производил мой суд и мою тяжбу; Ты воссел на престоле,Судия праведный.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.căci Tu îmi sprijineşti dreptatea şi pricina mea, şi stai pe scaunul Tău de domnie ca un judecător drept.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Denn du führest mein Recht und meine Sache aus; du sitzest auf dem Stuhl, ein rechter Richter.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.fordi mine fiender viker tilbake, faller og omkommer for ditt åsyn.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Hogy az én ellenségeim meghátráltak, elbuktak és elvesztek a te orczád elõtt;
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.In Uw nabijheid zullen al mijn vijanden neervallen en omkomen.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.주께서 나의 의와 송사를 변호하셨으며 보좌에 앉으사 의롭게 심판하셨나이다
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Lebo moji nepriatelia sa obrátili nazad, klesli a zahynuli od tvojej tvári,
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Mentre i miei nemici retrocedono, davanti a te inciampano e periscono
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Porque has defendido mi juicio y mi causa; te has sentado en el trono del Juez de justicia
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Proto že nepřátelé moji jsou nazpět obráceni, že klesli, a zahynuli od tváři tvé.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Sebab Engkau memerintah sebagai hakim yang adil; Engkau telah membela perkaraku
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Sillä minun viholliseni peräytyivät, kaatuivat maahan ja hukkuivat sinun kasvojesi edessä.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Sustentaste o meu direito e a minha causa; tu te assentaste no tribunal, julgando justamente.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Thi du hævded min Ret og min Sag, du sad på Tronen som Retfærds Dommer.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Ty mina fiender vika tillbaka, de falla och förgås för ditt ansikte.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Vì Chúa binh vực quyền lợi và duyên cớ tôi; Chúa ngồi tòa mà đoán xét công bình.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Vì_Chúa binh vực quyền_lợi và duyên_cớ tôi ; Chúa ngồi tòa mà đoán xét công_bình .
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Zakaj ti si vodil sodbo mojo in pravdo mojo, sedel si na prestolu kot pravičen sodnik;
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Że się obrócili nieprzyjaciele moi na wstecz: upadli i poginęli od obliczności twojej.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Διοτι συ εκαμες την κρισιν μου και την δικην μου εκαθησας επι θρονου κρινων εν δικαιοσυνη
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.Защото Ти си защитил правото и делото ми; Седнал на престола, Ти си отсъдил справедливо.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.כי עשית משפטי ודיני ישבת לכסא שופט צדק׃
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.‎لانك اقمت حقي ودعواي. جلست على الكرسي قاضيا عادلا‎.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.因 你 已 經 為 我 伸 冤 、 為 我 辨 屈 . 你 坐 在 寶 座 上 、 按 公 義 審 判
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.因 你 已 經為 我 伸冤 、 為我辨屈 . 你 坐在 寶 座上 、 按 公義 審判
Çünkü zaten Tanrı adildir. Bu yüzden, dünya üzerinde adalet olmalıydı.Ponieważ Bóg jest sprawiedliwy, zatem świat musi być sprawiedliwy.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Denn, schlussendlich, ist Gott gerecht.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Deoarece, pana la urma, Dumnezeu este drept.
Çünkü zaten Tanrı adildir.För när allt kommer omkring är Gud rättvis.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Karena memang Tuhan itu Maha Adil.
Çünkü zaten Tanrı adildir.왜냐하면 어쨋거나 하느님께서는 정의 그 자체이시니까요.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Parce que, après tout, Dieu est juste.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Perché, dopotutto, Dio è giusto.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Porque, afinal, Deus é justo.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Porque, después de todo, Dios es justo.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Vì vậy, cuối cùng, Thượng Đế tạo ra thế giới chỉ có công lý.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Want God is immers rechtvaardig.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Επειδή, στο κάτω κάτω, ο Θεός είναι δίκαιος.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Защото, в крайна сметка, Бог е справедлив.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Потому что в конце концов Бог справедлив.
Çünkü zaten Tanrı adildir.Тому що, зрештою, Бог справедливий.
Çünkü zaten Tanrı adildir.מכיוון, שאחרי הכל, אלוהים הוא אמת.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod