Ana içeriğe geç
Sözlük

adeta ile cümle

adeta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Grössere Bilder, ich begann Marathon zu laufen.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Grotere beelden, ging ik marathons rennen.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Imágenes más grandes y maratones.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Immagini più grandi, ho cominciato a correre maratone.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.큰이미지들에서 저는 마라톤을 시작합니다
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Nagyobb képeknél elkezdtem maratonokat futni.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.S většími obrazy jsem začala běhat maratony.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Väčšie obrázky - začala som behávať maratóny.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Z większymi obrazami, zaczęłam biegać maratony.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Μεγαλύτερες εικόνες, άρχισα να τρέχω μαραθώνιους.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Перейдя к более крупным образам, я начала бегать марафоны.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.Перейшовши до більших зображень, я почала бігати марафони.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.С големите картини, започнах да правя маратони.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.תמונות גדולות יותר, והנה התחלתי לרוץ מרתון.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.ومع الصور الأكبر بدأت في الماراثون
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.それから50キロ 60キロを走り
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.Am devenit, sau acele victime au devenit, fantome care bântuiau organizaţiile teroriste.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.우리도 그 희생자들도 중요해진 것이죠. 테러 조직을 배회하는 유령이 된 것입니다.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.Las víctimas se convirtieron en un fantasma persiguiendo al grupo terrorista.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.Staliśmy się, a co ważniejsze ofiary, jak duchy nawiedzające organizacje terrorystyczne.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.Wij, of liever de slachtoffers, werden een spook dat die terroristische organisatie achtervolgde.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.Wir -- viel wichtiger: die Opfer -- wurden zum Gespenst, das die Terrororganisation heimsuchte.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.Мы стали, или скорее те жертвы, стали чем-то вроде призраком, преследующим эту террористическую организацию.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.אנחנו, או הקורבנות האלה, נעשינו, וזה חשוב יותר, לשד שרדף את ארגון הטרור.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.أصبحنا، أو الأهم، أصبح أولئك الضحايا أشباح تتلبس التنظيم الإرهابي.
Daha da önemlisi, biz veya mağdurlar, adeta terör örgütlerine karşı hortlayan bir hayalet haline geldik.亡霊のような存在となったのです 続いての例は Almog というシステムの話です
Dantel ve pembe kurdeleler, adeta mimari bir eser titizliğiyle yapılmışlar, hacimlerini hissedebiliyorsunuz.Krajka a růžové stuhy jsou až architektonické. Je to vážně nezvyklé. Ano, jsou objemné.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.Algo que quiere cambiarse, y lo cambiamos.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.Iets dat jeukt om verandering, en we veranderen het.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.달라지고 싶어 안달하는 것을 찾아서 그것을 변화시킵니다.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.Något som längtar efter att bli förändrat, och så ändrar vi på det.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.Něco, co žadoní o změnu, a my to změníme.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.Niečo, čo nesmierne túži po zmene, a my to zmeníme.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.Valamit, ami arra vár, hogy megváltoztassuk, és mi meg is változtatjuk.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.-κάτι που μας ενοχλεί, που χρειάζεται βελτίωση, κάτι που μας τρώει να αλλάξει- και το αλλάζουμε.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.І ми це змінюємо.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.Нещо, което ни сърбят ръцете да променим и ние го променяме.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.Что-то, жаждущее перемен. И мы меняем это.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.אנחנו מנסים לעשות שינוי גדול, קבוע, וחשוב.
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.وفي أحيان كثيره تصيبنا هذه الاشياء التي نريد ان نغيرها بحكة شدية فنغيرها
Değişmek işin adeta kaşınan bir şey buluyor ve onu değiştiriyoruz.我々は大きく、永続的で、重要なことを変えようとしていますが
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.이건 무슨 말이냐면 가장 깊은 물속에서 석유를 채굴해야 한다는 겁니다, 꽁꽁 언 북극해 같은데요 그런데 여기는 청소란 불가능한 곳이죠.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.וזה אומר קידוחי-נפט במים הכי עמוקים, כולל הימים הקפואים באזור הארקטי ולנקות שם עלול להיות פשוט בלתי-אפשרי.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.石油を採掘することを意味します もしそこから流出すれば 浄化できないでしょう もしくは それまで見たことが無かったような
Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.che non era favorevole alla democrazia
Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.der kein Fan von Demokratie gewesen ist.
Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.Diem era um governante corrupto bastante autocrático, que não era um grande fã da democracia.
Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.Diệm là một kẻ cai trị độc tài tham nhũng, là một người không thích chế độ dân chủ.
Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.고딘디엠은 꽤나 부패한 독재자라서 독재를 혀용하지 않는 민주주의를 별로 안 좋아했다.
Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi. Ve böylelikle,И така, активистите от Юга, които започнали да се надигат срещу президент Дием, били Виет Конг.
Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.Нго Дінь З'єм явно був корумпованим автократичним лідером і не проявляв великої симпатії до демократії.
Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.人は民主主義の大ファンではなかった。 ですから、南部では、これらの選手
Diem Hükümetinden hoşlanmadılar. Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.Diem byl pěkně zkorumpovaný autokratický vládce, který nepodporoval demokracii.
Diem Hükümetinden hoşlanmadılar. Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.Diem was een behoorlijk corrupte, autocratische bewindsvoerder, die geen grote fan van de democratie was.
Diem Hükümetinden hoşlanmadılar. Diem, demokrasiden pek haz etmeyen adeta yozlaşmış ve otoriter bir liderdi.Megint egy kicsit előre ugrunk, és - elnézést a rossz kiejtésért -
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Chúng tự bóc ngón chân khỏi bề mặt đang trèo, với tốc độ lớn, khi chúng chạy lên tường.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.De skræller faktisk deres tæer væk fra overfladen i et højt tempo, når de løber op af væggen.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Ei de fapt îşi decojesc degetele de pe suprafaţă, la viteze mari, pe măsură ce aleargă pe zid în sus.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.En fait, il décolle ses doigts de la surface, à grande vitesse, en courant sur le mur.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Gdy wbiega po ścianie, błyskawicznie odlepia palce. błyskawicznie odlepia palce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod