aday ile cümle
aday kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Adaylarının 1860'da kazanacağını hissettiler.They felt their candidate would win in 1860.
Mümkün olan en güçlü adayı bulmalıydılar.They had to find the strongest candidate possible.
Devlet başkanlığına Bill Clinton' u aday gösterdiler.They named Bill Clinton as their candidate for president.
O yeniden seçilmek için aday olurdu.He would seek re-election.
O adaylığı kabul etti.He accepted the nomination.
Kaliforniya valiliğine adaylığını koydu.He ran for governor of California.
1962 de, valiliğe adaylığını koydu, ve kaybetti.In 1962, he ran for governor, and lost.
Partisinin adaylığını kazanmadı.He did not win his party's nomination.
Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.No man received enough votes to win the nomination.
Adayların hiçbiri oy çoğunluğunu almadı.None of the candidates got a majority of the votes.
Adaylardan hiçbiri oy çoğunluğunu elde edemedi.None of the candidates got a majority of the votes.
Birçok Cumhuriyetçiler kendi adayı için oy vermedi.Many Republicans did not vote for their own candidate.
Hiç kimse, onun yeniden aday olmasını beklemiyordu.No one expected him to be a candidate again.
1864 yılında Lincoln yeniden seçim için aday olmaya karar verdi.In 1864, Lincoln decided to run for re-election.
Carter yeniden aday gösterildi.Carter was re-nominated.
Nixon 1960 yılında cumhurbaşkanlığı için aday oldu.Nixon had run for president in 1960.
Pierce yeniden-seçilmek için aday olmak istedi.Pierce wanted to run for re-election.
Dwight Eisenhower bir başkan adayıydı.Dwight Eisenhower was the candidate for president.
Belediye başkanlığı için adaylığımı koymayacağım.I won't be running for mayor.
Tom belediye başkanlığına aday oldu.Tom ran for mayor.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koymaktan vazgeçti.Tom gave up running for class president.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koyma niyetini açıkladı.Tom announced his intention to run for class president.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığı kabul etti.Tom accepted the nomination for class president.
Tom'un başkanlık için adaylığını koyacacağından şüpheliyim.I doubt that Tom will run for president.
Tom sınıf başkanlığına aday olmaya karar verdi.Tom decided to run for class president.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını açıkladı.Tom announced his candidacy for class president.
Yüksek bir kum tepeciğinden bütün adayı görebildim.From the tall dune I could see over the whole island.
Ben yüksek kumuldan tüm adayı görebilirdim.From the high dune, I could see the whole island.
Belediye başkanlığına aday oldum.I ran for mayor.
O, vatana ihanet suçundan bir adaya sürgün edildi.He was exiled to an island for the crime of high treason.
Niçin başkanlığa adaylığını koymuyorsun?Why don't you run for president?
Başkanlık için adaylığını koymalısın.You should run for president.
Bay Smith belediye başkanlığı için bir aday.Mr. Smith is a candidate for mayor.
Üç adaydan, sanırım Bay Smith en iyisi.Of the three candidates, I think Mr. Smith is the best.
O aday desteğimizi hak ediyor.That candidate deserves our support.
Sosyalist parti onu başkan adayı olarak yetiştirdi.The Socialist Party groomed him as a presidential candidate.
Bu senato adayı da World of Warcraft oynuyor.This senate candidate also plays World of Warcraft.
Tom ve Mary aynı adaya oy vermeyi planlıyor.Tom and Mary are planning to vote for the same candidate.
İki aday başa baş.The two candidates are neck and neck.
Mevcut adayların bir listesi vardı.There was a list of available candidates.
Neden öğrenci konseyi için aday olmuyorsun?Why don't you run for student council?
Tom bir aday.Tom is a candidate.
Onlar ıssız bir adaya düştüler.They were stranded on a deserted island.
Korsanlar adaya bir hazine gömdüler.The pirates buried a treasure on the island.
Tom iş için en iyi aday.Tom is the best candidate for the job.
Ben aday komitesindeyim.I'm on the nominating committee.
İl belediye meclisine adaylığımı koyacağım.I'm running for city council.
Tom aday değildir.Tom isn't a candidate.
Onun için aday olacağım.I'd be up for that.
Adaya bir tekne gezisi yapabilirsin.You can take a boat trip to the island.
Tom iş için tek adaydı.Tom was the only applicant for the job.
Onlar adaya yüzdüler.They swam out to the island.
Adaya gitmek polisin bir sürü zamanını aldı.It took the police a lot of time to get to the island.
Tom'un adaya kadar bütün yolu yüzemeyeceğini biliyordum.I knew that Tom wouldn't be able to swim all the way to the island.
Bu iş için en iyi aday sensin.You're the best candidate for this job.
Tom adaylığı kabul etti.Tom accepted the nomination.
Tom belediye başkanlığı için aday olmaya karar verdi.Tom decided to run for mayor.
O yıl cumhurbaşkanlığı için kim aday oldu?Who ran for president that year?
Bir uçağı bu adaya indirmek mümkün mü?Is it possible to land a plane on this island?
Belediye başkanlığına aday olmalısın.You should run for mayor.