aday ile cümle
aday kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O makam için adaylığını koymalısın.You should apply for that post.
Ben, başkan olarak Don Jones'u aday göstermek istiyorum.I would like to nominate Don Jones as chairman.
Biz aday için oy kullandık.We voted for the candidate.
İki gün sonra adaya vardık.We arrived on the island two days later.
Teknemiz küçük bir adaya yaklaştı.Our boat approached the small island.
Onun adını adayların listesinden sil.Delete his name from the list of the applicants.
Adayların özgeçmişlerini sunmaları istendi.Applicants were requested to submit their resumes.
Adaylar otuz yaşın altında olmalılar.Applicants must be under thirty years old.
Uzaktaki adayı görebiliyoruz.We can see the island in the distance.
Adayı uzaktan görebilirsin.You can see the island in the distance.
Adayı her ziyaret edişimde, doğanın güzelliğinden etkilendim.Whenever I visited the island, I was impressed with the beauty of nature.
Adaya tekne ile ulaşmak kolaydır.The island is easy to reach by boat.
Adaya ulaşmak onlar için zordu.It was hard for them to get to the island.
Adaya düzenli bir tekne servisi yoktur.There is no regular boat service to the island.
Pozisyon için birçok iyi adaylar vardı.There were a good many candidates for the position.
Jim Waller satış yöneticisi görevi için güçlü bir adaydır.Jim Waller is a strong candidate for the post of sales manager.
O aday serbest ticaret yanlısı.That candidate stands for free trade.
Adaya uçmak sana 100 dolara mal olacak.It will cost you $100 to fly to the island.
İki aday ustalık için mücadele ediyorlar.The two candidates are struggling for mastery.
Bay Togawa belediye başkanlığı için aday olarak gösterildi.Mr Togawa was nominated for mayor.
Başarılı adayların çoğunluğu üniversite mezunudur.The majority of the successful candidates were university graduates.
Adayların bizzat başvurmaları rica olunur.Applicants are requested to apply in person.
Mümkün bir aday olarak Paul'ün adını önerdim.I put Paul's name forward as a possible candidate.
Başkanlığa aday olmaktan vazgeçtim.I gave up running for president.
Hayatımı tarih çalışmasına adayacağım.I will devote my life to the study of history.
Onun politikası hakkında soru sorulduğunda, aday sadece belirsiz cevaplar verdi.Questioned about his policies, the candidate gave only vague answers.
Hükümet, malları adaya helikopterle taşıdı.The government transported goods to the island by helicopter.
Birçok turist adayı işgal etti.A lot of tourists invaded the island.
Cumhurbaşkanlığı için aday ol.Run for president.
Başkan adayı olarak yetiştiriliyordu.He was being groomed as a presidential candidate.
Açık havada adayı buradan görebiliriz.In clear weather, we can see the island from here.
O, Amerikan başkanlık adaylarından biri.He is one of the American presidential candidates.
Görev için en güçlü adaydı.He was the strongest candidate for the position.
Adaya yüzmeyi zor buldu.He found it difficult to swim to the island.
Issız adayı keşfetmeyi umuyor.He hopes to explore the uninhabited island.
Belediye başkanlığı için yarışan adaylardan biridir.He is one of the candidates running for mayor.
Onlar onun belediye başkanlığı için aday olacağını söylüyor.They say that he will run for mayor.
O, belediye başkanlığına aday olacak.He is going to run for mayor.
O, belediye başkanlığı için aday olacak.He will run for mayor.
Teknesiyle beni adaya götürdü.He took me over to the island in his boat.
O bizi teknesiyle adaya götürecek kadar kibardı.He was kind enough to take us over to the island in his boat.
O her iki adaydan da oy topladı.He attracted votes away from both candidates.
O birçok adaylar arasından başkan olarak seçildi.He was elected as chairman from among many candidates.
Kongre için aday oluyor.He's running for Congress.
O vatana ihanet için bir adaya sürüldü.He was banished to an island for high treason.
O, başkanlığa adaylığını koymak istiyor.He wants to run for President.
O, başkanlık için aday gösterildi.He was nominated for the presidency.
Seçimde aday oldu.He stood for an election.
Kendisini resmen aday olarak ilan etti.He officially announced himself as a candidate.
Onlar ıssız bir adayı araştıracaklar.They will survey the desert island.
O, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığını kazandı.She won an Oscar nomination for best supporting actress.
O, on bin adaydan seçildi.She was chosen from ten thousand applicants.
Her yıl bu adaya çok turist gelir.Many tourists come to this island every year.
Bu adaya her yıl birçok turist gelir.Many tourists come to this island every year.
Mary 500 aday arasından seçildi.Mary was chosen amongst 500 applicants.
Biz adaya giden tekneye bindik.We rode a boat to the island.
Seçimi kazanmak adayın siyasi partisi için büyük bir zaferdi.Winning the election was a great victory for the candidate's political party.
Cumhuriyetçi aday seçimi kazandı.The Republican candidate won the election.
Yerel gazete muhafazakar adayı destekliyor.The local newspaper is endorsing the conservative candidate.
O mesafeden gemi bir adaya benziyor.From that distance, the ship resembles an island.