Saaremaa bir köprüyolla komşu Muhu Adasına bağlanır.Mostom je povezan sa susjednim otokom Mazzorbom.
Brutus tarafından arkasından "Romalıların sonuncusu" olarak yas tutuldu ve Tasos adasına gömüldü.Bol oplakaný Brutom ako "posledný z Rimanov" a pochovaný na Thasose.
Nero Ponza adasına sürgüne gönderildi ve 30 yılında ya intihar etti ya da açlık sonucu öldü.Neron Germanik je bil izgnan na otok Ponza, kjer je leta 30 umrl od lakote ali bil prisiljen narediti samomor.
Brutus tarafından arkasından "Romalıların sonuncusu" olarak yas tutuldu ve Tasos adasına gömüldü.Brut ga je objokoval kot poslednjega Rimljana in ga pokopal na otoku Tasosu.
6 Nisan 1814 günü tahttan çekilen Napolyon, Elba adasına sürgüne gönderildi.1814 m. balandžio 6 d. Napoleonas atsisako sosto ir buvo ištremtas į Elbos salą.
(Şeker Adasına kim ihtiyaç duyar?(Kes oli kes Ida-Saksamaal?).
1222'de Danimarka Kralı II. Valdemar Saaremaa adasına ikinci defa bir sefer tertip etti.1222. aastal tegi Taani kuningas Valdemar II vasturetke Saaremaale.
Birleşik Krallık ve Kanada devletleri Newfoundland Adasına ayak bastığını resmen kabul eder.Kanada ja Suurbritannia valitsuste arvamuse järgi jõudis ta Newfoundlandi saarele.
Kral Polydectes'in erkek kardeşi balıkçı Dictys tarafından misafir edildikleri Seriphos adasına sürüklenirler.Nad uhuti Seriphose saarele, kus nad leidis kuningas Polydektese vend kalur Diktys, kes kasvatas poisi üles.
Bu kişiler Yeni Kaledonya'ya bağlı Île des Pins Adasına gönderilmiştir.Piir kulgeb Anatomilt Uus-Kaledooniast kagus olevale Pinsi saarele.
Bahamalar'da Bimini adasına gittim.바하마스의 비미니 섬으로 갔습니다.
Bahamalar'da Bimini adasına gittim.לעבוד עם תינוקות כריש לימוני.
Bahamalar'da Bimini adasına gittim.لتصوير جراء القرش من فصيلة قرش الليمون.
Bahamalar'da Bimini adasına gittim.これはレモンザメの子の写真です。
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorAlso Baku ist diese Bucht in Form eines Halbmonds, gegenüber der Insel Zira, die wir planen.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorBaku egy ilyen félhold alakú öböl, Zira szigetére néz, a sziget ahova tervezünk.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorBaku é questa sorta di baia a mezzaluna che domina sull'isola di Zira, l'isola che stavamo pianificando.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorBásicamente, Bakú es una bahía con vistas a la isla de Zira, la isla que estábamos planificando.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorIn feite is Baku een halvemaanvormige baai die uitkijkt over het eiland Zira, het eiland wat we plannen.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyor기본적으로 "바쿠"는 초승달 모양의 해변이고 우리가 계획한 섬, "지라"가 바라보이는 곳입니다.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorTakže Baku je vlastne polkruhová zátoka, s výhľadom na ostrov Zira, ostrov, ktorý máme naprojektovať.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorΒασικά το Μπάκου είναι ένας ημισεληνοειδής κόλπος απέναντι από το νησί Ζίρα, που σχεδιάζουμε.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorВ основни линии, Баку е този нещо като сърповиден залив, с изглед към остров Зира, островът, който планирахме.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorאז בעיקרון באקו זה סוג של מפרץ בצורת סהר שמשקיף על האי זירה, האי שאנחנו תכננו.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorحيث أن باكو عاصمة أذربيجان نوعاً ما هي عبارة عن خليج على شكل هلال أساساً تطل على جزيرة زيرا حيث نقوم بالبناء
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyor僕らの計画する島 ジラ島を見渡せます 彼らの国旗の図像に似ています
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Aici vedem o femelă târându-se afară din ocean sub lumina lunii pe insula Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Aquí vemos una hembra arrastrándose fuera del océano bajo la luz de la luna en la isla Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Här ser vi en hona som klättrar ut ur havet i månskenet på ön Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Hier sehen wir ein Weibchen, wie es im Mondlicht aus dem Meer heraus auf die Insel Trinidad geht.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Hier zien we een vrouwtje uit de oceaan kruipen in het maanlicht op het eiland Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Ici nous voyons une femelle ramper hors de l'océan au clair de lune sur l'île de Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Qui vediamo una femmina fuori dall'acqua, alla luce della luna, sull'isola di Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Tukaj vidimo samico na otoku Trinidad, ki se v soju mesečine plazi na kopno.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Tutaj samica wychodzi z oceanu w świetle księżyca na wyspie Trynidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Εδώ βλέπουμε μια θηλυκιά να βγαίνει από τον ωκεανό κάτω από το φως του φεγγαριού στο νησί Τρινιντάντ.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Здесь мы видим самку, выползающую из океана при лунном свете на острове Тринидад.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Тук можем да видим женска, излизаща от океана под лунната светлина, на остров Тринидад.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Тут ми бачимо самку, що виповзає з океану під місячним світлом на острові Трінідад.
Buraya neden geldin? Jeju adasına?Cosa ti porta qui a Jeju?
Buraya neden geldin? Jeju adasına?Mi szél hozta Jeju-ra?
Buraya neden geldin? Jeju adasına?Qu'est-ce qui vous amène à Jeju ?
Buraya neden geldin? Jeju adasına?Sao tôi và cô có thể "đụng" nhau ngay trên đảo Jeju?
İber yarım adasına, Araplar... Berberiler, Mısırlılar, Suriyeliler geldiler.Llegaron a la península ibérica árabes bereberes, egipcios, sirios....
Jeju adasına?Ke pulau Jeju?
Jeju adasına?إلى جزيرة جيجو؟
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Am mers pe insula Bimini din Bahamas ca să lucrez cu pui de rechin-lămâie.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.En ik ben naar het eiland Bimini gegaan, in de Bahama's om met citroenhaaijongen te werken.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.És elmentem Bimini szigetére a Bahamákon hogy citrom cápa kölykökkel dolgozzak.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Ich ging also zur Bimini Insel in den Bahamas um mit jungen Zitronenhaien zu arbeiten.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Je suis allé sur l'île de Bimini, aux Bahamas, travailler avec des petits requin citron.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Pojechałem na wyspę Bimini na Bahamach, by pracować z młodymi żarłaczami żółtymi.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Så jag reste till ön Bimini, i Bahamas, för att arbeta med citronhaj ynglingar.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Sono andato sull'isola di Bimini, alle Bahamas per lavorare sui piccoli di squalo limone.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Tako sem potoval na Bimini, otok v Bahamskem otočju, da bi delal z mladiči citronastega morskega psa.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Và tôi tới đảo Bimini, ở Bahamas, để chụp hình cá mập Chanh (Lemon) con.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Y me dirigí a la isla de Bimini, en las Bahamas, para trabajar con crías de tiburón limón.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Και πήγα στο νησί Μπίμινι, στις Μπαχάμες, για να δουλέψω με τα μικρά κίτρινων καρχαριών.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.И отидох на остров Бимини, на Бахамите, за да работя с малки лимонови акули.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Я вирушив на острів Біміні, Багами, аби працювати з дитинчатами жовтої акули.