Kötülük yapan o adamlardan, o köpeklerden sakının; o sünnet bağnazlarından sakının!Beware of the dogs, beware of the evil workers, beware of the false circumcision.
Senden önce, kentler halkının arasından (seçip) vahyettiğimiz adamlardan başkasını göndermedik.All the apostles We had sent before you were men of those regions, to whom We sent Our revelations.
Adamlardan biri helikopterin dışına fırlamıştı.One man was thrown outside the helicopter.
Sonunda ailesini öldüren adamlardan intikamını alıyor.He eventually takes revenge on the men who murdered his family, maiming them to death.
Bu adamlardan biri General Charles P. Cabell'dı.One of these men was Gen. Charles P. Cabell.
Sthenelus, Truva Atına saklanan adamlardan da biridir. [1]Sthenelus was one of the men who hid in the Trojan horse.[13]
Adamlardan üçü bombalamaya teşebbüsten suçlu bulundu.[22][23][24][25][26][27][28] Lehava (kur.Three of the men were convicted for the attempted bombing.[22][31][32][33][34][35][36] Lehava (est.
Dezhnev'deki veya başka bir seferdeki kayıp adamlardan biri olabilir.He may have been one of the lost men from the Dezhnev or some other expedition.
Bu aşamada Halo Dayı'nın peşindeki adamlardan kurtarılmasında önemli rol oynamıştır.In dem Spiel wurde er nach der Halbzeitpause für Mateus Vital eingewechselt.
Aynı zamanda Helen'in taliplilerinin arasındaydı. Truva Atı'nın içinde saklanmış olan adamlardan biridir.Er befand sich auch unter den Helden im Trojanischen Pferd.
Adamlardan tiksiniyorum çünkü onlar kalleş, nankör ve acımasızlar.J’exècre les hommes, parce qu’ils sont fourbes, ingrats, cruels.
Adamlardan biri odanın kapsını kırar.Une des clés déverrouille la porte.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Il sera battu par Kanda.
Ama Marshall için işler iyi gitmiyordur çalıştığı adamlardan nefret etmiştir.L'homme apprécie les Marines qu'il respecte beaucoup.
Bu adamlardan hangisi senin baban?¿Cuál de estos hombres es tu padre?
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Una bala de Kennedy.
Tom iyi geçinmek için en zor adamlardan biridir.Tom è uno degli uomini più difficili con cui andare d'accordo.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Viene ucciso da Giordano.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Застрелен Кендрой.
Adamlardan birisi, vagonun içindeki kadınlardan birisini seçer ve onu vagonun dışına doğru sürüklemeye başlar.Все четверо забираются к ней в фургон и решают уехать подальше от центра.
Adamlardan birinin Penelope'ı araması ve "Bence, onu bulduk." demesiyle bölüm sona erer.انتهى الجزء ببحث بنيلوبا و بقوله "بالنسبة لى نحن وجدناه " و بذلك أنتهى الجزء .
Kum adamlardan biri onu öldürür.تقوم الدوريات المسلحة بقتله.
Kargaşa sırasında kurşunlardan birisi Cleveland'ı vurur ve adamlardan birisi de kendisini vurur.Rapidamente, uma de suas balas atinge Cleveland e um dos motoqueiros atira em si mesmo.
Kum adamlardan biri onu öldürür.Os poderes da arca o matam.
Dondurucuda Doktor, kum adamlardan birini izler ve onların kör olduklarını anlar.Enquanto escondidos no freezer, o Doutor percebe que os Sandmen são cegos, e os três escapam.
Aynı zamanda Helen'in taliplilerinin arasındaydı. Truva Atı'nın içinde saklanmış olan adamlardan biridir.Menesteu também teria sido um dos guerreiros que se esconderam dentro do Cavalo de Troia.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Kenny doodt een van Carvers mannen.
Aynı zamanda Helen'in taliplilerinin arasındaydı. Truva Atı'nın içinde saklanmış olan adamlardan biridir.Hij was waarschijnlijk ook een van de helden die in het houten paard zaten.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Zabija ją człowiek Gondorffa.
Ama Marshall için işler iyi gitmiyordur çalıştığı adamlardan nefret etmiştir.Det gör att Marshall ser mer positivt på sitt arbete, som han annars hatar.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Вбитий одним з людей Туріна.
Adamlardan biri, grubun geri kalanından merhamet dilemektedir.Není na světě člověk ten, aby se zavděčil lidem všem.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Un glonț trimis de Kennedy.
Silahlı adamlardan biri, zombi sandığı Ben'i vurarak öldürür.Este bine să îi dam un Master Kill din bătaia puștii cu lunetă.
Kargaşa sırasında kurşunlardan birisi Cleveland'ı vurur ve adamlardan birisi de kendisini vurur.Egy golyó eltalálja Clevelandet, sőt egy golyó magát a lövöldözőt is.
Kum adamlardan biri onu öldürür.Egyik katonára rávetődik egy ember, majd megöli.
Silahlı adamlardan biri, zombi sandığı Ben'i vurarak öldürür.Yksi metsästäjä erehtyy luulemaan häntä zombiksi ja ampuu Benin.
Aynı zamanda Helen'in taliplilerinin arasındaydı. Truva Atı'nın içinde saklanmış olan adamlardan biridir.Thoas mainitaan yhtenä niistä miehistä , jotka piiloutuivat Troijan hevoseen.
Aynı zamanda Helen'in taliplilerinin arasındaydı. Truva Atı'nın içinde saklanmış olan adamlardan biridir.Han var også en av de som skjulte seg i den trojanske hest som førte til at Troja falt.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.被杜蘭所殺。
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Убит е от един от генералите на Галиен.
Aynı zamanda Helen'in taliplilerinin arasındaydı. Truva Atı'nın içinde saklanmış olan adamlardan biridir.Той е също един от четидесетте герои, които се скриват в Троянския кон.
Aynı zamanda Helen'in taliplilerinin arasındaydı. Truva Atı'nın içinde saklanmış olan adamlardan biridir.Njen mož je bil eden od mož, ki so se skrili v trojanskega konja.
Kendal'ın adamlardan biri tarafından vurulur.Z bodalom ga umori neka ženska.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó , đến nói cùng Giô-áp rằng : Tôi đã thấy Áp - sa-lôm bị treo trên cây thông .
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó, đến nói cùng Giô-áp rằng: Tôi đã thấy Áp-sa-lôm bị treo trên cây thông.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Co ujrzawszy mąż niektóry, oznajmił Joabowi, mówiąc: Otom widzał Absaloma wiszącego na dębie.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Da das ein Mann sah, sagte er's Joab an und sprach: Siehe, ich sah Absalom an einer Eiche hangen.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Dette fikk en mann se, meldte det til Joab og sa: Jeg så Absalom henge i terebinten der borte.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Eén van Davids mannen zag hem daar hangen en meldde het Joab.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.En Mand, der så det meldte det til Joab og sagde: "Jeg så Absalon hænge i en Terebinte."
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.In neki mož vidi to in oznani Joabu in reče: Glej, videl sem Absaloma, da visi na hrastu.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Keď to videl ktorýsi muž, oznámil to Joábovi a riekol: Hľa, videl som Absaloma visieť na dube.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Kit mikor egy ember meglátott, hírül adá Joábnak, és monda: Ímé, láttam Absolont egy cserfán függeni.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.한 사람이 보고 요압에게 고하여 가로되 내가 보니 압살롬이 상수리나무에 달렸더이다
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Och en man fick se det och berättade för Joab och sade: »Jag såg där borta Absalom hänga i en terebint.»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Sen näki eräs mies ja ilmoitti sen Jooabille ja sanoi: "Katso, minä näin Absalomin riippuvan tammessa".
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.To uzřev jeden, oznámil Joábovi, řka: Hle, viděl jsem Absolona, an visí na dubě.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.um homem, vendo isso, contou-o a Joabe, dizendo: Eis que vi Absalão pendurado dum carvalho.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un hombre lo vio y avisó a Joab diciendo: --He aquí que he visto a Absalón colgado de una encina