Tuz ilavesi lezzeti adamakıllı artırdı.The addition of salt greatly improved the flavor.
Hayatımı eğitime adamak istiyorum.I want to devote my life to education.
O, hayatını Hindistan'daki hastaları tedavi etmeye adamak istiyor.He intends to devote his life to curing the sick in India.
Onu adamakıllı dövdüm.I hit him good and hard.
Polis binaları adamakıllı araştırdı.The police searched the premises thoroughly.
Bu şarkıyı ona adamak istiyorum.I want to dedicate this song to him.
Bütün zamanımı bu projeye adamak istiyorum.I want to dedicate all my time to this project.
Tom'u adamakıllı sorumlu bir birey olarak düşünüyorum.I consider Tom a thoroughly responsible individual.
Bu şarkıyı Tom'a adamak istiyorum.I'd like to dedicate this song to Tom.
Kendini göreve adamak zorundasın.You have to dedicate yourself to the task.
Kendinizi göreve adamak zorundasınız.You have to devote yourself to the task.
Çocuğunuzun adamakıllı konuşulmaya ihtiyacı var.That child of yours needs a good talking to.
Ben burada adamakıllı eğlendim.I thoroughly enjoyed myself here.
Gerçeği konuştuğumdan beri evde adamakıllı yaşıyorum.Since I speak the truth, I live soundly at home.
Hepsinde gördüğüm şey, çalışmak ve kendini bu işe adamak.What I see in all of them is their work and dedication to this job.
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiOr dedicate his beauty to the sun. Could we but learn from whence his sorrows grow,
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.First... ...let's soundly date.
Kazanmanın tek yolu kendini tamamen daha fazlasını edinmeye adamaktı.I came to understanding that the only way to win is to make a total commitment to acquisition.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.But if you shall forbear to vow, it shall be no sin in you.
Şüphe yok ki Allah, adamakıllı tövbe edenleri ve iyice temizlenenleri sever.For God loves those who seek pardon, and those who are clean."
Artık kafirlere itaat etme ve onlara adamakıllı savaş.So do not listen to unbelievers, and strive against them with greater effort.
Adamakıllı bilgili bütün büyücüleri tapına getirsinler.And bring the ablest magicians to you."
İşte orada, inananlar, bir sınanmaya uğratılmıştı ve adamakıllı da sarsılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
Rabbidir göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin. Adamakıllı inanır, iyice bilirseniz.The Lord of the heavens and the earth and all that lies between them, if you really do believe.
Artık atın cehenneme adamakıllı kafir olan ve gerçeğe karşı inat eden herkesi."Cast each stubborn unbeliever into Hell," (they will be told),
Ve şüphe yok ki odur adamakıllı güldüren ve ağlatan.That it is He who makes you happy and morose,
Hayır, mümkün değil; şüphe yok o, delillerimize karşı adamakıllı inada girişti.Never. He is refractory of Our signs.
Ağaçların gölgeleri, yakındır onlara ve meyveleri, adamakıllı ram olmuştur onlara.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Dediler: "Sen, adamakıllı büyülenmişsin."They said: "Surely you are deluded.
O inananlara ki namazlarını kılarlar, zekatlarını verirler ve onlardır ahirete adamakıllı inananlar.Those who keep the prayer established and pay the charity and are certain of the Hereafter.
Sizden onları adamakıllı dinleyecekler, onlara kulak asacaklar da var ve Allah, zulmedenleri bilir.And Allah is the All-Knower of the Zalimun (polytheists and wrong-doers, etc.).
Adamakis, "İyi, güzel bir performans, ikinci tura çıkarsak, bu ideal olur." dedi."A good, decent performance; and if we qualify, it will be ideal," he said.
Sonunda 1749'da zamanını şiire adamak için üniversiteden ayrıldı.He eventually left the university in 1749 to devote his time to poetry.
Bu şarkıyı anneme adamak istiyorum.J'aimerais dédier cette chanson à ma mère.
Bu şarkıyı Tom'a adamak istiyorum.Quiero dedicarle esta canción a Tom.
Bu şarkıyı ona adamak istiyorum.Quiero dedicarle esta canción.
Adamakıllı şaşkına dönen Senato devletin hangi bölümünü istediğini sordu.El médico, curioso, le preguntó Which Country?
Hepsinde gördüğüm şey, çalışmak ve kendini bu işe adamak.Sé cómo viven y conozco cada uno de sus empleos.
Bütün zamanımı bu projeye adamak istiyorum.Vreau să dedic tot timpul meu acestui proiect.
Ad (isim) sözcüğünden türeyen Adamak fiilinin çekimli halidir.逸見氏(いつみし)は、逸見(いつみ)姓の人物を示す言葉(逸見政孝など)。
Hepsinde gördüğüm şey, çalışmak ve kendini bu işe adamak.Аз знам как живеят и познавам всяко тяхно занятие.
Adamakıllı şaşkına dönen Senato devletin hangi bölümünü istediğini sordu.Много от хората в Сената и администрацията се колебаят на коя страна да застанат.
Hayatımı eğitime adamak istiyorum.Искам да посветя живота си на образованието.
Bu şarkıyı ona adamak istiyorum.Искам да и посветя(на нея) тази песен.
Bu ödülü Lampedusa'daki insanlara adamak istiyorum.Za ta je prozna djela dobio Nagradu grada Santiaga.
Altýndaki fikir de, her kitaba ait bir wiki, düzenlenebilir bir sayfa, adamak.Il s'agit d'un gigantesque wiki, modifiable, avec une page par livre.
Altýndaki fikir de, her kitaba ait bir wiki, düzenlenebilir bir sayfa, adamak.Kho tàng tri thức chung<br/>lẽ ra phải được mở miễn phí cho tất cả mọi người, nhưng không.
Altýndaki fikir de, her kitaba ait bir wiki, düzenlenebilir bir sayfa, adamak.la idea es que es una gran wiki, un sitio web editable con una página por libro.
Altýndaki fikir de, her kitaba ait bir wiki, düzenlenebilir bir sayfa, adamak.openlibrary.org ويمكنك زيارته عبر والفكرة أن يكون دليلاً (ويكي) ضخماً وأن يكون فيه صفحة لكل كتاب
Altýndaki fikir de, her kitaba ait bir wiki, düzenlenebilir bir sayfa, adamak.Upravitelný web s jednou stránkou na jednu knihu.
Altýndaki fikir de, her kitaba ait bir wiki, düzenlenebilir bir sayfa, adamak.これまでに出版された全ての本について、 出版社から、書店から、図書館から、読者からの
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.22. Dacă te fereşti să faci o juruinţă, nu faci un păcat.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.23:23 Wenn du das Geloben unterwegs läßt, so ist dir's keine Sünde.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.Ako pa ničesar ne obljubiš, ne boš imel greha.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.Ale keď nebudeš sľubovať, nebude na tebe hriechu.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.A pamiętaj, iżeś był niewolnikiem w ziemi Egipskiej; przetoż ja tobie przykazuję, abyś to czynił.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.Ha pedig nem teszesz fogadást, bûn sem tulajdoníttatik néked.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.Het is natuurlijk geen zonde als u de HERE geen beloften hebt gedaan.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.Kamu tidak berdosa kalau tidak membuat janji kepada TUHAN
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.네가 서원치 아니하였으면 무죄하니라마는