Ana içeriğe geç
Sözlük

adama ile cümle

adama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiOu dedicar sua beleza ao sol. Poderíamos aprender, mas de onde suas tristezas crescer,
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiSau dedica frumusetea lui la soare. Dar am putea învăţa de la durerile de unde sa creasca,
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiTai Omistan hänen kauneutensa aurinkoa. Voisimmeko mutta oppia mistä hänen surunsa kasvaa,
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiVagy szenteli a szépség a napot. Vajon mi, hanem tanulni, ahonnan ő bánatát nő,
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiΉ αφιερώσει ομορφιά του στον ήλιο. Θα μπορούσαμε να μάθουμε, αλλά από όπου λύπες του αυξάνονται,
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiИли посвещават красотата му на слънце. Можем ли да учи от где си скърби растат,
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiИли посвятить свою красоту к солнцу. Можем ли мы, но узнать, откуда растут его печали,
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiאו להקדיש את יופיו לשמש. אך האם אנו יכולים ללמוד שממנו צערו לגדול,
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgiأو تكريس جماله لأشعة الشمس. ولكن يمكننا أن نتعلم من أين له أحزان تنمو ،
Veya onun güzelliğini güneşe adamak. , Olabilir ama onun acılarını büyümeye nereden bilgi我々は、喜んで知っているように治す与えるだろう。
Vücudundaki her nefesi o amaca adamaktırDEDICANDO TODO TU ESFUERZO A ESA CAUSA....
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Assim, se você for sortudo e perguntar para esse cara a porta correta, ele te falaria a verdade.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Donc si vous avez de la chance, et que vous demandez à ce gars quelle est la bonne porte, il vous le dira.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Dus als je geluk hebt en deze kerel vraagt naar de juiste deur, zal hij het je vertellen.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Dus als je geluk hebt en je vraag aan dit mannetje wat de goede deur is, dan vertelt hij dat.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -만일 당신이 운이 좋아 이 사람(갈색)에게 올바른 문을 묻는다면 그는 그것(올바른 문)을 말하겠지요.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Oh, thanks. Love to. - Taxes?
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Quindi se per mia fortuna chiedessi la porta a lui avrei la soluzione.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Så om du har tur och frågar denna person om den rätta dörren, skulle han säga det till dig.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Takže, ak by si mal šťastie a spýtal sa tohto chlapíka na správne vere, povedal by ti ich.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Takže kdybyste měli štěstí a zeptali se tohohle člověka na ty správné dveře, řekl by Vám to.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Wenn du also Glück hast, und diesen Mann nach der richtigen Tür fragst, würde er es dir sagen.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Więc, gdyby go zapytać, które drzwi są właściwe, podałby prawdziwa odpowiedź.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Οπότε, άμα είσασταν τυχεροί και ρωτάγατε αυτόν για τη σωστή πόρτα, θα σας την έδειχνε.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -Ако имаме късмет и питаме този той ще ни посочи наистина правилната.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -אז אם התמזל מזלך ושאלת איש זה מהי הדלת הנכונה - הוא יאמר לך.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -真実を教えてくれます。 こちらは嘘つきです。
Yanınızdaki adama bakmanız gerek Onun gözlerine bakınKalian harus melihat orang-orang disamping kalian, pandangi matanya.
Yanınızdaki adama bakmanız gerek Onun gözlerine bakınKijk eens naar de persoon naast je, kijk in zijn ogen.
Yanınızdaki adama bakmanız gerek Onun gözlerine bakınNézzetek a mellettetek ülő srácra... nézzetek a szemébe...
Yanınızdaki adama bakmanız gerek Onun gözlerine bakınВы должны посмотреть на парня рядом с вами, посмотреть ему прямо в глаза.
Yanınızdaki adama bakmanız gerekעכשיו, אני חושב שתראו אדם שילחם על האינץ' הזה איתך
Yanlış adama çattın. Kolla kendini..(أجل، (من-جي
Yanlış adama çattın.Myung-gu, Myung-gu!
Yanlış adama çattın.Хису! Привет.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Antaisit paikkasi nuoremmalle miehelle.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Du kan afstå din plads til en yngre og slå dig til ro.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Du kan avstå din plats till nån yngre och slå dig till ro.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Mógłbyś przekazać dowodzenie komuś młodszemu i odpocząć.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Podias ceder o teu cargo a alguém mais jovem e assentar.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Podrías poner en tu lugar a un hombre más joven y relajarte.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Potresti lasciare il posto a uno più giovane e andare in pensione.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Μπορείς να αποσυρθείς και να ξεκουραστείς.
Yerini daha genç bir adama bırakıp emekliye ayrılabilirsin.Ты мог бы уступить кому-то помоложе и уйти на покой.
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Al verde? Al marrone?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Because you don't let the children know that mommy and daddy are fighting.
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?En aan wie ga je het vragen? Vraag je het aan de groene of aan de bruine kerel?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Fragst du den grünen oder den braunen Mann?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Kdo mi na ni odpoví? Zeptáte se na to zeleného nebo hnědého chlapíka?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?녹색 사람, 혹은 갈색 사람에게 물을 것인가?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Kysynkö vihreältä vai ruskealta tyypiltä
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?La posez-vous au gars en vert ou au gars en marron ?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Spýtate sa to zeleného alebo modrého chlapíka?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Stiller du det til den grønne fyr eller til den brune fyr?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Vem ställer du frågn till? Frågar du den gröna gubben eller den bruna gubben?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Você pergunta pro cara verde, ou pro marrom?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Vraag je het de groene of de bruine mannetje.
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Zadać je zielonemu czy brązowemu kolesiowi?
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Θα τη κάνω στον πράσινο τυπάκο ή στον καφέ;
Yeşil adama mı sorarsınız, kahverengi adama mı?Дали на човека в зелено, или на този в кафяво?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod