Görünen o ki küçük şirin kızımız bu adama şaka yapmış.Ma jolie fille voulait te parler et elle a dû plaisanter.
Görünen o ki küçük şirin kızımız bu adama şaka yapmış.Φαίνεται ότι το μικρό όμορφο κοριτσάκι κορόιδεψε αυτόν τον άντρα.
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhm잠복 입법 조치를 바칩니다 우호적 그것 과
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhmOmistan stakeout lainsäädäntötoimia sopuisasti se ja ja
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhmלהקדיש את פעילות חקיקת מארב ידידות זה ו -
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhmتكريس العمل بالمراقبة التشريعية سلميا هذا و
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhmそれ と と
Hayatı boyunca sigara içmiş bir adama aitti.Βάλε τα κεριά στο τραπέζι.
Hayatımızın başından beri hücrelerin yorulmadan kendilerini görevlerine adamaları ölmelerine sebep oluyor.Peretii sunt acoperiti cu vilozitati care are loc absorbtia substantelor nutritive.
Hayatımızın başından beri hücrelerin yorulmadan kendilerini görevlerine adamaları ölmelerine sebep oluyor.От самото начало на нашия живот, тази неуморна отдаденост на работата, често изисква умирането на наши клетки.
Hayatımızın başından beri hücrelerin yorulmadan kendilerini görevlerine adamaları ölmelerine sebep oluyor.産まれた瞬間から、細胞の死が必要となっている
Haydi yaşlı adama gidelim.¿Vamos a lo del viejo?
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.전부 다, 5천개 이상의 핵탄두를 가진 사람하고 비슷하게 불리우길 바라기 때문이죠.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.5千発の核弾頭を持つ指導者みたいに思われたいからです 結局 上院が勝ったのです
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Allemaal omdat ze wilden klinken als die kerel met zijn 5.000 kernkoppen enz.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Alt sammen fordi de vil lyde som manden, som har de 5.000 atomsprænghoveder, osv.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.A to proto, že chtějí být jako ti, co mají 5000 jaderných hlavic, atd.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.E tutto perché vogliono assomigliare a quel tale con le 5000 testate nucleari eccetera.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Mert mind úgy szeretne hangzani, mint a fickó az ötezer nukleáris fegyverrel, stb.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Parce qu'ils veulent tous ressembler au type qui a les 5 000 têtes nucléaires, etc.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Pewnie dlatego, że chcą wyglądać jak gość, który ma 5000 głowic nuklearnych...
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Porque todos querem o mesmo título do homem que tem as 5 mil ogivas nucleares, etc.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Thế là, cuối cùng, Thượng viện đã thắng
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Toate pentru că vor să semene cu cel care are 5.000 de proiectile nucleare etc.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Weil sie alle so klingen wollen, wie der Kerl mit den 5000 nuklearen Sprengköpfen usw.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Y todo porque quieren sonar como el tipo que tiene las 5000 cabezas nucleares, etc.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Γιατί όλοι θέλουν να ακούγονται όπως ο τύπος που έχει τις 5.000 πυρηνικές κεφαλές κλπ.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.Всё потому, что они хотят быть похожими на того, у кого 5 000 ядерных боеголовок и т.д.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.И всичко това, защото искат да звучат като човека, който има 5000 ядрени бойни глави, и т.н.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.І все тому, що вони хочуть бути схожим на хлопця, який отримав 5000 ядерних боєголовок і все решта.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.הכל בגלל שהם רצו להישמע כמו הבחור שיש לו 5000 ראשי קרב גרעיניים, וכו'.
Hepsi 5.000 nükleer savaş başlığına ve benzerlerine sahip adama benzemek istediklerinden.جميعا لأنهم يريدون أن يبدوا مثل الرجل الذي يمتلك 5,000 رأس حرب نووي، إلخ.
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Dacă întrebi un astfel de individ ce înseamnă: "Nu tot ce luceşte e aur", îţi răspunde:
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Ha megkérdezed tőlük, mi az, hogy "nem mind arany, ami fénylik?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,"Het is niet al goud wat er blinkt". Als je zo'n patiënt vraagt: "Wat betekent dat?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Jeśli zapytasz pacjenta, co znaczy przysłowie
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Jos kysytään, mitä tarkoittaa "Kaikki mikä kiiltää ei ole kultaa"?
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Když se takového člověka zeptáte, třeba -- "není všechno zlato, co se třpytí, co to znamená?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,그들에게 "모든 반짝이는 것이 금은 아니다.", 가 무엇을 의미하나요? 라고 물으면,
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,"Nie je všetko zlato, čo sa blyští", čo to znamená?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Om man frågar den här killen: "allt som glittrar är inte guld" - vad menas med det?
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Se chiedo a questo individuo, "Non tutto quel che brilla è oro," che cosa significa?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Se perguntarem a essa pessoa : "Qual é o significado de " 'Nem tudo o que reluz é ouro' "?
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Si le preguntan a este tipo, "¿qué significa "No todo lo que brilla es oro"? ¿Qué quiere decir eso?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Si vous lui demandez ce que veut dire l'expression " tout ce qui brille n'est pas d'or ? "
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Wenn sie so jemanden fragen, was "Es ist nicht alles Gold, was glänzt." bedeutet, wird der Patient sagen:
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Αν ρωτήσεις αυτόν τον τύπο, τι "Ότι λάμπει δεν είναι χρυσός," τι σημαίνει αυτό;
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Ако попитате този човек, какво "Не всеки отблясък е злато," какво означава?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Если спросить такого парня, "Не всё то золото, что блестит — что это означает?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Якщо ви запитаєте у хлопця, що - "не все те золото, що блищить," - що це означає?
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,אם נשאל אדם כזה מה המשמעות של "לא כל הנוצץ זהב הוא",
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,إذا سألت هذا الرجل، ماذا "ليس كل ما يلمع من ذهب،" ماذا يعني ذلك؟
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,というのはどういう意味と聞くと その患者は「金属製で光っていても金というわけではない
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:antwoordde zij: "De HERE, de God van Israël, zegt: 'Zeg tegen de man die u heeft gestuurd:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:A ona im riekla: Takto hovorí Hospodin, Bôh Izraelov: Povedzte mužovi, ktorý vás poslal ku mne:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Då sade hon till dem: »Så säger HERREN, Israels Gud: Sägen till den man som har sänt eder till mig:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Då svarade hon dem: »Så säger HERREN, Israels Gud: Sägen till den man som har sänt eder till mig:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:ea le -a răspuns: ,,Aşa vorbeşte Domnul Dumnezeul lui Israel: ,,Spuneţi omului care v'a trimes la mine:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:ea le -a zis: ,,Aşa vorbeşte Domnul, Dumnezeul lui Israel: ,Spuneţi omului care v'a trimes la mine:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:ed essa rispose loro: «Dice il Signore Dio di Israele: Riferite all'uomo che vi ha inviati da me