Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Res, postal sem kakor on, ki ne sliši in ki mu ni dokazov v ustih.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Sînt ca un om, care n'aude, şi în gura căruia nu este niciun răspuns.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.som en Mand, der ikke kan høre, i hvis Mund der ikke er Svar.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Sungguh, aku seperti orang yang tidak mendengar, dan karena itu tidak membantah
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Tôi đã trở nên như người không nghe, Như người chẳng có lời đối lại ở trong miệng mình.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Tôi đã trở_nên như người không nghe , Như người chẳng có lời đối lại ở trong miệng mình .
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.und muß sein wie einer, der nicht hört und der keine Widerrede in seinem Munde hat.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Και ημην ως ανθρωπος μη ακουων και μη εχων αντιλογιαν εν τω στοματι αυτου.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Да! съм като човек, който не чува, В чиито уста няма изобличения.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.ואהי כאיש אשר לא שמע ואין בפיו תוכחות׃
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.واكون مثل انسان لا يسمع وليس في فمه حجة.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.我 如 不 聽 見 的 人 、 口 中 沒 有 回 話
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.我 如 不 聽見 的 人 、 口中 沒 有 回話
Eee adama noldu peki?Alors, il lui est arrivé quoi au gars ?
Eee adama noldu peki?Also was ist jetzt mit ihm passiert?
Eee adama noldu peki?Quindi che e' successo a J Cub?
Eee adama noldu peki?Wat is er nu met die gast gebeurd?
Eee adama noldu peki?Więc, co się z nim stało?
Eee adama noldu peki?Λοιπόν τι έγινε στον τύπο?
Eee adama noldu peki?Так что с ним произошло?
Eee adama noldu peki?なんか匂いのない、効き目が早い毒を見つけたって
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.Je pensais que si j'avais LA bonne maison, LA bonne voiture, ou L'homme de ma vie, je pourrais être heureuse.
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.제대로 된 집과 차를 사고 괜찮은 남자를 만나면 행복할 거라고 생각했어요
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.Myślałam, że jeżeli będę mieć odpowiedni dom, odpowiedni samochód
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.Myslela jsem, že když budu mít ten pravý dům, to pravé auto, případně toho pravého muže, potom budu šťastná.
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.Saya berpikir jika saya memiliki rumah, mobil, atau pria yang tepat saya akan gembira,
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.Tôi đã nghĩ nếu có nhà lầu xe hơi hay một người đàn ông của đời mình thì tôi sẽ hạnh phúc lắm.
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.Νόμιζα ότι αν είχα το κατάλληλο σπίτι και αμάξι ή τον σωστό άνδρα στη ζωή μου, τότε θα ήμουν ευτυχισμένη.
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.חשבתי שאם יהיה לי את הבית המתאים, את המכונית המתאימה, או את הגבר המתאים בחיי, אז אוכל להיות מאושרת,
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.أعتقدت أنه إذا ما إمتلكت المنزل المناسب ,و السيارة المناسبة أو الرجل المناسب فى حياتي حينها سأكون سعيدة
Eğer doğru eve, doğru arabaya ya da doğru adama sahip olursam mutlu olabileceğimi sandım.完璧な彼がいたら 幸せになれると思っていました でも死亡告知を書いてみた時
Eski bir sözü unutmayınız Doktor:içmeyen bir adama güvenmeyin.Denken sie an das alte Sprichwort: Traue keinem Mann der nicht trinkt.
Eski bir sözü unutmayınız Doktor:içmeyen bir adama güvenmeyin.Glöm inte det gamla ordspråket doktorn: Lita aldrig på en man som inte dricker.
Eski bir sözü unutmayınız Doktor:içmeyen bir adama güvenmeyin.No olvide el viejo dicho doctor: nunca confíe en un hombre que no bebe.
Eski bir sözü unutmayınız Doktor:içmeyen bir adama güvenmeyin.Nu uitaţi vechiul proverb, Doctore: niciodată să nu aveţi încredere într-un om care nu bea.
Eski bir sözü unutmayınız Doktor:içmeyen bir adama güvenmeyin.היא לא תגיע שוב עד יום שני. והיום רק יום שישי. אין לכם כאן סירה?
Evet, Tezsler belki o adama fazla güvenmişti çünkü아마 그가 도둑을 너무 믿었을 지도 몰라요, 왜냐하면 그는
Evet, Tezsler belki o adama fazla güvenmişti çünküMisschien was hij te vertrouwend, want hij bleef waar hij was
Evet, Tezsler belki o adama fazla güvenmişti çünküNun, vielleicht war er zu gutgläubig, denn er blieb wo er war, noch
Evet, Tezsler belki o adama fazla güvenmişti çünküובכן, יתכן שהיה נאיבי מדי, מכיוון שהוא נשאר במקומו
Evet, Tezsler belki o adama fazla güvenmişti çünküحسنا , ربما كان واثقا جدا ,لانه بقي
Evet, Tezsler belki o adama fazla güvenmişti çünküお人よし過ぎたのかもしれません ナチスのオーストリア併合後も さらに ブダペストで人々が逮捕され
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Całkowicie mnie nie zrozumieliście." To, co robisz," odezwał się do bogatego,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Ihr habt nichts kapiert," sagte er. "Natürlich, ist was du tust," sagte der Rabbi zum reichen Mann,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Jullie hebben het helemaal verkeerd begrepen." "Natuurlijk is wat jij doet," zei hij tegen de rijke man,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Kalian betul-betul salah mengerti," katanya. "Tentunya, apa yang Anda lakukan,"katanya kepada pria kaya,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""정말 모르시겠어요?" 그리고 부자에게 말했습니다. "형제께서 하시는 일은
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""M-ati inteles complet gresit", a spus el. "Bineinteles ca ceea ce faci", i-a spus omului bogat,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Me malinterpretaron por completo", dijo. "Por supuesto, lo que usted está haciendo", le dijo al hombre rico,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Ni har missförstått helt", sa han. "Vad du gör", sa han till den rike mannen,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Vocês não perceberam nada", disse ele. "É claro, que o que você está a fazer", disse ao homem rico,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Vous n'avez vraiment rien compris," il dit. "Bien sûr, ce que vous faites," il dit à l'homme riche,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,"Με παρεξηγήσατε τελείως" είπε. "Φυσικά, αυτό που κάνατε", είπε στον πλούσιο άντρα,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Ви все неправильно зрозуміли". Звичайно, все, що ви робите", сказав він до багатого чоловіка,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,"Вы меня совершенно не поняли.
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Изобщо не сте ме разбрали", казал той.
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""לא הבנתם לחלוטין." הוא אמר. "כמובן, מה שאתה עושה," הוא אמר לאיש העשיר,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,"لقد فهمتم الامر بصورة خاطئة تماما فقال للرجل الغني " ان ما تقوم به "
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,"ラビは裕福な男性に向かって言いました 「あなたは人は憐れみ深くあるべきという神の願いに答えているのです」
Görünen o ki küçük şirin kızımız bu adama şaka yapmış.A lánykánk biztos csak beszélgetni akart magával, ezért viccelődött.