Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:E ela lhes respondeu: Assim diz o Senhor, Deus de Israel: Dizei ao homem que vos enviou a mim:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:E ela lhes respondeu: Assim diz o Senhor, o Deus de Israel: Dizei ao homem que vos enviou a mim:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:elle leur répondit: Ainsi parle l`Éternel, le Dieu d`Israël: Dites à l`homme qui vous a envoyés vers moi:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:És monda nékik: Azt mondja az Úr, Izráel Istene: Mondjátok meg a férfiúnak, a ki titeket hozzám küldött;
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Hun sagde til dem: "Så siger HERREN, Israels Gud: Sig til den Mand, der sendte eder til mig:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Hun sa til dem: Så sier Herren, Israels Gud: Si til den mann som har sendt eder til mig:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:ia menyuruh mereka kembali kepada raja dan menyampaika
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Ki monda nékik: Így szól az Úr, Izráel Istene: Mondjátok meg a férfinak, a ki titeket hozzám küldött;
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:훌다가 저희에게 이르되 이스라엘 하나님 여호와의 말씀으로 너희는 너희를 내게 보낸 사람에게 고하기를
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:훌다가 저희에게 이르되 이스라엘 하나님 여호와의 말씀이 너희는 너희를 내게 보낸 사람에게 고하기를
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Kteráž řekla jim: Toto praví Hospodin Bůh Izraelský: Povězte muži, kterýž vás poslal ke mně:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Kteráž řekla jim: Toto praví Hospodin Bůh Izraelský: Povězte muži tomu, kterýž poslal vás ke mně,
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Ona jim pa reče: Tako pravi GOSPOD, Bog Izraelov: Povejte možu, ki vas je poslal k meni:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Sie aber sprach zu ihnen: So spricht der HERR, der Gott Israels: Saget dem Mann, der euch zu mir gesandt hat:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Und sie sprach zu ihnen: So spricht der HERR, der Gott Israels: Saget dem Manne, der euch zu mir gesandt hat:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:Y ella les dijo: --Así ha dicho Jehovah Dios de Israel: "Decid al hombre que os ha enviado a mí
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:И она сказала им: так говорит Господь Бог Израилев: скажите тому человеку, который послал вас ко мне:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:И она сказала им: так говорит Господь, Бог Израилев: скажите человеку, который послал вас ко мне:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:И тя им рече: Така казва Господ Израилевият Бог: Кажете на човека, който ви е пратил до мене:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:И тя им рече: Така казва Господ Израилевият Бог: Кажете на човека, който ви е пратил до Мене:
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:ותאמר אליהם כה אמר יהוה אלהי ישראל אמרו לאיש אשר שלח אתכם אלי׃
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:ותאמר להם כה אמר יהוה אלהי ישראל אמרו לאיש אשר שלח אתכם אלי׃
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:فقالت لهم هكذا قال الرب اله اسرائيل قولوا للرجل الذي ارسلكم اليّ.
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:فقالت لهم هكذا قال الرب اله اسرائيل. قولوا للرجل الذي ارسلكم اليّ.
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:他 對 他 們 說 、 耶 和 華 以 色 列 的 神 如 此 說 、 你 們 可 以 回 覆 那 差 遣 你 們 來 見 我 的 人 、 說
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:他 對 他 們 說 、 耶 和 華 以 色 列 的 神 如 此 說 、 你 們 可 以 回 覆 那 差 遣 你 們 來 見 我 的 人 說
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:他 對 他 們說 、 耶和華 以色列 的 神 如此 說 、 你 們 可以 回覆 那 差遣 你 們來見 我 的 人 、 說
Hulda onlara şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB, ‹Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin› diyor:他 對 他 們說 、 耶和華 以色列 的 神 如此 說 、 你 們 可以 回覆 那 差遣 你 們來見 我 的 人 說
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Als erstes... Lass und in Ruhe daten.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Avant cela... nous devrions mieux nous connaître.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Först... Låt oss öppet dejta.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.일단은... 우리 건전하게 소개다가.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Mai intai... ar trebui sa procedam cum se cuvine (intalnire).
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Najpierw... ...powinniśmy oficjalnie pójśc na randkę...
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Najprv... ...začnime randiť poriadne.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Pertama... Ayo berkencan dengan serius.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Prima... Frequentiamoci clamorosamente.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Ten eerste... Laten we solide daten.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Trước tiên... phải hẹn hò đàng hoàng đã chứ!
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Αρχικά... Aς βγούμε ραντεβού όρθα.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Прежде... Давай серьезно встречаться.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.Първо... Нека да започнем да ходинм стабилно.
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım....ראשית .בוא נצא רשמית
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım....أولاً لنتواعد بأمان
İlk olarak... adamakıllı çıkmaya başlayalım.健全な付き合いを・・・ 健全?
İmkansız! Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!Homunculus ei ikinä kääntyisi herrasmiesjohtajaa vastaan.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.우리는 인종문제에 대해서 이야기하는 것을 어려워 하는데 그것은 우리가 진실을 인정하고 화해의 과정을 밟아 나가는 것을 꺼리기 때문입니다.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.Mamy problem w mówieniu głośno o rasie Boimy się prawdy i pojednania.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.Těžko se nám mluví o rase, a myslím, že je za tím neochota zavázat se k procesu pravdy a usmíření.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.קשה לנו לדבר על גזע, ואני מאמין שזה בגלל שאנחנו לא מוכנים לרתום את עצמנו לתהליך של אמת ופיוס.
Irktan konuşmakta güçlük çekiyoruz, çünkü bence kendimizi gerçeğe ve uzlaşmaya adamak istemiyoruz.私が思うに これは 真実と和解への プロセスに進んで力を捧げようと していないからです 南アフリカでは 国民は自分たちが
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.A Ježiš mu povedal: Ak neuvidíte divov a zázrakov, neuveríte.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Då sade Jesus till honom: »Om I icke sen tecken och under, så tron I icke.»
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Da sagde Jesus til ham: "Dersom I ikke se Tegn og Undergerninger, ville I ikke tro."
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Ðức Chúa Jêsus phán rằng: Nếu các ngươi không thấy phép lạ và điềm lạ, thì các ngươi chẳng tin!
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus phán rằng : Nếu các ngươi không thấy phép lạ và điềm lạ , thì các ngươi chẳng tin !
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Então Jesus lhe disse: Se não virdes sinais e prodígios, de modo algum crereis.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Entonces Jesús le dijo: --A menos que veáis señales y prodigios, jamás creeréis
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Gesù gli disse: «Se non vedete segni e prodigi, voi non credete»
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.I řekl k němu Ježíš: Neuzříte-li divů a zázraků, neuvěříte.