Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Se enamoró de un hombre con manos de baloncesto, por la manera en la que él se veía a la luz.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Si innamorò di un uomo con mani come palle da basket e del modo in cui cercava la luce.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Verliebte sich in einen Mann mit Basketballhänden, in die Weise, wie er das Licht betrachtete.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.התאהבה בגבר עם ידי כדורסל, בצורה שבה הוא התבונן באור.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.光の見方を知る男と 恋に落ちて 2人は結婚し 子どもができ
Bay Doğru'ya. Beklediğim adama.- El definitivo, el que esperaba.
Bay Doğru'ya. Beklediğim adama.- Заради този, когото чаках.
Bay Doğru'ya. Beklediğim adama.К доброму; такому, которого я ждала.
Beklediğim adama.Akire vártam.
Beklediğim adama.Bărbatul pe care îl aşteptam.
Beklediğim adama. Beni yanında götürüyor.Auf ihn habe ich gewartet.
Beklediğim adama.De man waarop ik gewacht heb.
Beklediğim adama.S člověkem, na kterého jsem čekala.
Beklediğim adama.Τον άντρα που περίμενα.
Ben bir adamak düşündüm kırmızı kan hücreleri, böylece비디오 하나를 통채로
Ben bir adamak düşündüm kırmızı kan hücreleri, böyleceNas nossas celulas sanguineas vermelhas, entao eu quro eu quer dedicar um
Ben bir adamak düşündüm kırmızı kan hücreleri, böyleceהסרטון הזה כולו ל-המוגלובין.
Ben bir adamak düşündüm kırmızı kan hücreleri, böyleceبخلايا الدم الحمراء، لذا فكرت بتخصيص
- Ben gökyüzünde görünmez bir adama inanmıyorum.[Donna] Non credo inun uomo invisibile in cielo
- Ben gökyüzünde görünmez bir adama inanmıyorum. - Neden tanrı kelimesine ihtiyaç duyuyorsun.Всъщност не ми е нужна думата "Бог".
- Ben gökyüzünde görünmez bir adama inanmıyorum.¿Qué es la palabra dios?
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var.Aku butuh pria yang memiliki teman-teman yang kuat.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var. Benim bir milyon dolar nakte ihtiyacım var.Ho bisogno di un uomo che abbia amici potenti. ho bisogno di un milione di dollari in contanti.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var. Benim bir milyon dolar nakte ihtiyacım var.Preciso de um homem que tenha amigos poderosos e preciso de 1 milhão de dólares em moedas.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var. Benim bir milyon dolar nakte ihtiyacım var.Нуждая се от човек, който има властни приятели, и от един милион долара.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var.Ich brauche jemanden mit einflussreichen Freunden.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var.Jag behöver en man som har mäktiga vänner.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var.J'ai besoin d'un homme qui a des amis puissants.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var.Necesito un hombre que tenga poderosos amigos.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var.Χρειάζομαι έναν άντρα που έχει ισχυρούς φίλους.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Ça m'a rendu extrêmement déterminé à consacrer ma vie à la recherche de solutions.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Det gjorde mig fast besluten att viga mitt liv åt att hitta lösningar.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Dovedlo mě to k neotřesitelnému rozhodnutí, věnovat celý můj život k hledání řešení.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Es machte mich fest entschlossen, mein Leben dem Lösen von Problemen zu widmen.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.그 일은 제가 평생을 다 바쳐 해답을 찾겠다고 마음먹게 만들었습니다.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.M-a hotărât definitiv să-mi dedic viața găsirii soluțiilor la această problemă.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Me llevó a mi determinación absoluta de dedicar mi vida a encontrar soluciones.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Mi ha dato la forza di dedicare la mia vita a cercare soluzioni.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Nó khiến tôi toàn tâm toàn ý cống hiến cuộc đời của mình tìm kiếm giải pháp.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Pengalaman itu membuat saya sangat yakin untuk mengabdikan hidup saya untuk mencari pemecahan masalahnya.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Postanowiłem wówczas, że poświęcę się szukaniu rozwiązań.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Se sai minut äärimmäisen päättäväiseksi pyhittämään elämäni ratkaisujen löytämiseen.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Sziklaszilárdan eltökéltem, hogy életemet a megoldás keresésének szentelem.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Tornou-me absolutamente determinado a dedicar a minha vida a encontrar soluções.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Με έκανε εντελώς αποφασισμένο να αφιερώσω τη ζωή μου στο να βρω λύσεις.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.Случката ме направи абсолютно решен да посветя живота си на намирането на решения.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.זה גרם לי להיות לגמרי נחוש להקדיש את חיי למציאת פיתרונות.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.呢件事令我下定決心 全情投入去搵出解決方案
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.自分の人生を懸ける決断をしました アメリカに来て非常に驚いたことに
Ben senin gibi bir adama layık değilim.Je ne suis pas digne d'un homme comme toi.
Ben senin gibi bir adama layık değilim.Z tamt¹ kobiet¹. Z ni¹? Nie mam powodu.
Ben senin gibi bir adama layık değilim.Я не заслуживаю такого человека, как ты.
Ben şuradaki adama bakıyordum.Estaba mirando a este tipo.
Ben şuradaki adama bakıyordum.Ich habe die ganze Zeit diesen Mann angeschaut.
Ben şuradaki adama bakıyordum.Je croyais que c'était lui.
Ben şuradaki adama bakıyordum.Ma uitam la tipul de aici.
Ben şuradaki adama bakıyordum.Patrzyłem na kogo innego.
Ben şuradaki adama bakıyordum.Stavo guardando questo qui.
Ben şuradaki adama bakıyordum.Гледах онзи човек.
Ben şuradaki adama bakıyordum.Я смотрел на того парня.