Ana içeriğe geç
Sözlük

adama ile cümle

adama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?Či nebol Abrahám, náš otec, ospravedlnený zo skutkov donesúc obeťou svojho syna Izáka na oltár?
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?Eikö Aabraham, meidän isämme, tullut vanhurskaaksi teoista, kun vei poikansa Iisakin uhrialttarille?
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?우리 조상 아브라함이 그 아들 이삭을 제단에 드릴 때에 행함으로 의롭다 하심을 받은 것이 아니냐
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?¿No fue justificado por las obras nuestro padre Abraham, cuando ofreció a su hijo Isaac sobre el altar
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?vagy] Ábrahám, a mi atyánk, nem cselekedetekbõl igazíttatott-é meg, felvivén Izsákot, az õ fiát az oltárra?
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?Αβρααμ ο πατηρ ημων δεν εδικαιωθη εξ εργων, οτε προσεφερεν Ισαακ τον υιον αυτου επι το θυσιαστηριον;
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?Авраам, отець наш, хиба не з дїл справдив ся, піднявши Ісаака, сина свого, на жертівник?
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?Не делами ли оправдался Авраам, отец наш, возложив на жертвенник Исаака, сына своего?
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?אברהם אבינו הלא במעשיו נצדק בהעלתו את יצחק בנו על המזבח׃
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?ألم يتبرر ابراهيم ابونا بالاعمال اذ قدم اسحق ابنه على المذبح
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?我 們 的 祖 宗 亞 伯 拉 罕 、 把 他 兒 子 以 撒 獻 在 壇 上 、 豈 不 是 因 行 為 稱 義 麼
Atamız İbrahim, oğlu İshakı sunağın üzerinde Tanrıya adama eylemiyle aklanmadı mı?我 們 的 祖宗 亞伯拉罕 、 把 他 兒子 以撒 獻 在 壇上 、 豈 不 是 因 行為稱義麼
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Cet adjoint s'est levé d'un coup et s'est précipité vers cet homme âgé noir.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.De hulpsherrif sprong op en rende naar de oudere zwarte man.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Dieser Deputy rannte hinüber zu dem älteren Schwarzen.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.El asistente se abalanzó sobre el viejo negro y le dijo:
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.E questo vice-sceriffo saltò su e travolse l'uomo di colore.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.És felugrott, odarohant az idős fekete férfihoz.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Esse xerife correu para o negro idoso e perguntou:
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.관리인 아저씨에게 뛰어가서
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Ông ta nhảy nhổm lên tiến đến người canh gác và nói:
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Şi acest şerif a sărit în picioare şi s-a dus la bărbatul acesta mai în vârstă.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Tak vyskočí a přiběhne k tomu starému černochovi a říká:
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Vicesheriffen sprang över till vaktmästaren.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Zastępca szeryfa podbiegł do tego starszego czarnoskórego pana i zapytał:
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Αυτός ο υπαστυνόμος σηκώθηκε απότομα και έτρεξε προς αυτόν τον μεγαλύτερο σε ηλικία μαύρο άνδρα.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.И този заместник-шериф скочи и налетя на този възрастен чернокож човек.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.Этот зам вскочил и подбежал к этому пожилому мужчине:
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.והסגן הזה קפץ ורץ לעבר הגבר השחור המבוגר הזה.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.فنهض ذلك النائب واتجه فوراً لذلك الرجل المسن الأسود.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.「ジミー!法廷でなにしてるんだ!?」
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.그들이 내게 말하기를 우리를 위하여 우리를 인도할 신을 만들라 이 모세 곧 우리를 애굽 땅에서 인도하여 낸 사람은 어찌 되었는지 알 수 없노라 하기에
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.ויאמרו לי עשה לנו אלהים אשר ילכו לפנינו כי זה משה האיש אשר העלנו מארץ מצרים לא ידענו מה היה לו׃
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.فقالوا لي اصنع لنا آلهة تسير امامنا. لان هذا موسى الرجل الذي اصعدنا من ارض مصر لا نعلم ماذا اصابه.
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.他 們 對 我 說 、 你 為 我 們 作 神 像 、 可 以 在 我 們 前 面 引 路 、 因 為 領 我 們 出 埃 及 地 的 那 個 摩 西 、 我 們 不 知 道 他 遭 了 甚 麼 事
Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.他 們對 我 說 、 你 為 我 們作 神像 、 可以 在 我 們 前面 引路 、 因為領 我 們出 埃及 地的 那 個 摩西 、 我們 不知道 他 遭 了 甚 麼事
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Zásluhy patria mužovi v aréne, ktorého tvár je špinavá od prachu a krvi a potu.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Æren går til manden i arenaen, hvis ansigt er mærket med støv og sved og blod.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Azé az érdem, aki kiáll a küzdőtérre, akinek arca porban, verejtékben és vérben fürdik.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Čest získá člověk v aréně, jehož tvář je zohyzněná prachem, krví a potem.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Chwała należy się człowiekowi na arenie, którego twarz jest umazana błotem, potem i krwią.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Creditul e atribuit celui din arenă a cărui faţă e mânjită de praf, sânge şi sudoare.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.De punten gaan naar de man in de arena, wiens gezicht ontsierd is door vuil en bloed en zweet.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.El reconocimiento pertenece al hombre que está en el ruedo con el rostro manchado de polvo, sudor y sangre.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Il credito è dell'uomo che si trova nell'arena, con il volto segnato dalla polvere dal sangue e dal sudore.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Istället går all heder till mannen i arenan vars ansikte är fläckat av damm och blod och svett.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.업적은 경기장 안에서 얼굴이 먼지와 피, 땀으로 얼룩진 이에게 돌아가는 것이다.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Le vrai crédit va à celui qui se trouve dans l'arène avec le visage sali de poussière, de sueur et de sang.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış."O crédito vai para o homem na arena "que tem a cara suja de pó, sangue e sour. "Mas quando ele está na arena,
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Tärkeä on mies, jonka kasvot ovat veressä, liassa, hiessä.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Zasluge pripadajo tistemu, ki je dejansko v areni, čigar obraz je zamazan s prahom in s potom in krvjo.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Поваги варта людина на арені, чиє лице спітніле, забруднене кров'ю і потом..
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Точките отиват при човекът на арената, чието лице е обезобразено от прах, кръв и пот.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.הכבוד הוא לאדם שבזירה שפניו הוכתמו באבק ובדם ויזע.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.الرصيد يذهب لذلك الرجل في الميدان بوجهه المشوه بالغبار والدم والعرق.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.競技場に立つ人に 名誉は与えられるのだ 競技場に立つ人は
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Blev kär i en man med baskethänder, i sättet han såg på ljus.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Elle est tombée amoureuse d'un homme avec des mains de basketteur, avec la façon dont il regardait la lumière.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.그리고 제 어머니는 밝은 곳에서 만난 손이 큰 남자와 사랑에 빠졌고,
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.S-a îndrăgostit de bărbatul cu mâini de basketball, și de modul în care se uita la lumină.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod