Belki bu adamın alnı mavi, şunun değil.いいですか?
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Aku bisa melihat bahwa orang itu terluka.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Am putut vedea că omul a fost rănit.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Ho potuto vedere che l'uomo era ferito.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Ich konnte sehen, dass der Mann verletzt wurde.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Ik zag dat de man was gewond.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Jag kunde se att mannen var sårade.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Jeg kunne se, at manden blev såret.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Je pouvais voir que l'homme a été blessé.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Láttam, hogy az ember megsebesült.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Saatoin nähdä, että mies oli haavoittunut.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Tôi có thể thấy rằng người đàn ông bị thương.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Viděl jsem, že ten člověk byl zraněn.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Videl sem, da je bil ranjen človek.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Videl som, že ten človek bol zranený.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Widziałem, że mężczyzna został ranny.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Θα μπορούσα να δω ότι ο άνθρωπος τραυματίστηκε.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Можех да видя, че мъжът е бил ранен.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Я бачив, що людина була поранена.
Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.Я видел, что человек был ранен.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.A ja, między innymi jako Muzułmanin, uważam, że biały człowiek jest dość inteligentny.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.> Und ich jedenfalls, als Muslim, glaube, dass der Weisse Mann klug genug ist.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.그리고, 하나, 이슬람교도로 백인은 충분히 지적.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.Εγώ, τουλάχιστον, σαν Μουσουλμάνος πιστεύω ότι ο λευκός είναι αρκετά έξυπνος.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.و أنا، للواحد، كمسلم يؤمن أن الرجل الأبيض ذكي بما يكفي.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.黒人が本当はどう感じるのか気づくことを。
Bence ben durumu değiştirmek için eğitildim Kurth. Adamın dediği gibi, o bir idealist.Vi kan hjælpe til... ...eller læne os tilbage og se landet ødelægge sig selv på CNN.
Ben de evinden bir sürü adamın çıktığını görüyorum. Benim de kendi fikrim olabilir.Dan saya melihat 10 orang keluar dari apartemen Anda dan saya memiliki hak untuk pendapat saya sendiri
Ben de evinden bir sürü adamın çıktığını görüyorum. Benim de kendi fikrim olabilir.Y veo a 10 tipos saliendo de tu apartamento. y tengo el derecho a tener mi propia opinión
Beyaz adam, Zenci adamın hislerini zedelemeden, aklından geçenleri söylemeli,백인 남자는 그의 마음을 열기 부담 그 흑인의 감정을 다치게 하지 않으면
Bharat isimli bir adamın hikayesini duydu. Bharat da dünyayı fethetti.Escuchó hablar de un hombre llamado Bharat, de quien la India recibió el nombre de Bhārata.
Bharat isimli bir adamın hikayesini duydu.그를 따라 인도는 바라타라고도 불립니다.
Bharat isimli bir adamın hikayesini duydu.Бхарат също завладял света.
Bharat isimli bir adamın hikayesini duydu.שממנו שאלה הודו את שמה (בהודית - בהאראטה).
Bharat isimli bir adamın hikayesini duydu.والتي سميت الهند على أسمه، بهاراتا
Bharat isimli bir adamın hikayesini duydu.バーラトも世界を征服しました
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.동전의 양면처럼 환상적으로 어울리는 한 쌍입니다.
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.(Risos)
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.שהמדע היה רוצה להפגיש ביניהם.
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.يود العلماء مواعدتهما.
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.(笑)
Bir adamın ayak tırnağı.Le unghie degli alluci di un uomo
Bir adamın ayak tırnağı.MARCEL: Fußnägel von einem Mann.
Bir adamın bu kadar çok şeyi varken senin hiçbir şeyin olmaması aklını kurcalamıyor mu?Non ti sei mai chiesto perchè quest uomo ha così tanto e tu non hai niente?
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumAfgedwaald van de moed van een man, Uw lieve liefde gezworen, maar holle meineed,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumAfstikkere fra tapperhed af en mand, din kære kærlighed svoret, men hule mened,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDesviarse de la valentía de un hombre, tu querido amor jurado, pero hueco perjurio,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigresiuni de vitejie ale unui om; draga Ta iubire jurat, dar cu goluri sperjur,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigressão a partir do valor de um homem, Teu querido amor jurado, mas oco perjúrio,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigressing alkaen Valor on mies sinun rakas rakkaus vannonut, mutta ontto väärästä valasta,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigressing a vitézségét egy ember, te édes szerelem esküt, de üreges hamis tanúzás,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigressing från tapperhet av en man, din kära kärlek svurit, men ihåliga mened,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigressing iz hrabrosti človeka; Thy dragi prisegel ljubezen, ampak votla krivokletstva,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorum남자의 용기에서 Digressing, 아버지의 사랑, 맹세하지만, 위증 중공 사랑
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigressing từ dũng cảm của một người đàn ông thân yêu Thy tình yêu tuyên thệ nhậm chức, nhưng rỗng khai man,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigressing από την ανδρεία ενός ανθρώπου? Αγαπητό σου αγάπη ορκιστεί, αλλά κούφια ψευδορκίας,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigression de la vaillance d'un homme, que ton cher amour juré, mais creuse le parjure,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDivagare dal valore di un uomo, venga il tuo caro amore giurato, ma vuoto spergiuro,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDygresji z dzielności człowieka; Twoja droga miłości przysięgłego, ale puste krzywoprzysięstwa,
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumExkurs von der Tapferkeit des Mannes, Dein liebes Liebe geschworen, aber hohlen Meineid,