Ana içeriğe geç
Sözlük

adamın ile cümle

adamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu eserinde bir grup Yahudi iş adamını resmetti.Bij dat bedrijf werkten veel Joodse werknemers.
Sergius, Roma soylularına aitti ve Benedictus adlı bir adamın oğluydu.Benedictus werd geboren in de stad Rome en was de zoon van een rijke edelman, Bonifatius genaamd.
Nazi hükumeti Yahudi bilim adamına karşı çıksa da film Almanya gizlice gösterildi.Vanwege zijn joodse afkomst werd de film geheim gehouden in nazi-Duitsland.
Sonraki sahnelerde, bir adamın elinin karıncalar görünür.In de achtergrond is de schaduw van een hand te zien.
Tatlin, Harkov'da bir demiryolu mühendisi ve şair olan bir adamın oğlu olarak dünyaya geldi.Tatlin werd geboren in de Oekraïense stad Charkov als zoon van een spoorwegingenieur en een dichteres.
Ancak Vitellius böyle değerli bir adamın kurban edilmesine karşı çıktı.Caesar is echter geschokt door deze brute dood van een waardige tegenstander.
Tom, o adamın bir kardeşi.Tom is een broer van die man.
O adamın tek kolu olduğunu fark ettin mi?Heb je gemerkt dat die man maar één arm had?
Adamın çok parası var.De man heeft veel geld.
Bir şair, bir adamın bir kadına baktığı gibi dünyayı inceler.Een dichter bekijkt de wereld zoals een man kijkt naar een vrouw.
Daha sonra, Gunnar, Starkaður adlı bir adamın at üzerine dövüş yapma teklifini kabul eder.Pewnego dnia Gunnarr przyjmuje wyzwanie od Starkadssona, który proponuje mu walkę na koniu.
Anlatıcı, yaşlı adamın hizmetkârı, ya da daha sıklıkla varsayıldığı üzere oğlu olabilir.Narrator może być służącym starca, lub - co bardziej prawdopodobne - jego synem.
Yedi gece boyunca, tam bir saat sürecek yavaşlıkla yaşlı adamın odasının kapısını açarak deneme yapar.Siedem nocy z rzędu otwiera on drzwi do pokoju starego człowieka, za każdym razem zajmuje mu to pełną godzinę.
Adamın yanı başında, acılı bir mektup ve boş bir zehir şişesi bulundu.Obok jego ciała znaleziono notatki skruszonego mężczyzny i pustą butelkę po truciźnie.
Anlatıcının önündeki masada yedi uzun mum yanmaktadır ve mumlar eridikçe adamın kurtulma umutları da azalır.Przed nim stoi na stole 7 cienkich białych świec, a gdy te się topią, również i jego nadzieje się zmniejszają.
Fransızlar ölü veya yaralı 17.000 üstünde adamını yitirdi, esirler ile 21.000 kişi.Francuzi stracili ponad 17 000 ludzi, zabitych i rannych, oraz 21 000 jeńców.
Mektupta uzun uzun adamın Portakal Kız(çocuğun annesi) diye adlandırdığı bir kızla olan aşkı anlatılır...List opowiada historię miłości ojca chłopca do tajemniczej "Dziewczyny z Pomarańczami".
Hikâye cimri ve huysuz bir yaşlı adamın (Ebenezer Scrooge) bir gecede nasıl değişiverdiğini anlatır.Pokazuje głębokie doświadczenie i przemianę skąpca Ebenezera Scrooge’a, zachodzącą w czasie nocy wigilijnej.
Mumyalanmış adamın kafası.Głos człowieka umarłego.
Adamın elinde bir silah vardı.Broń należała do niego.
Kas adamın sevgilisidir.Spika natomiast jest jego kochanką.
Yaşlı Adamın Savaşı , John Scalzi tarafından yazılmış, alternatif tarih/bilimkurgu türü kitaptır.Powieść z gatunku militarnego science fiction, której autorem jest John Scalzi.
Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir onlara.Któregoś dnia do brzegu wyspy przybija łódź z ciałem martwego mężczyzny i żywym niemowlęciem.
Bu gerçekten karmaşık bir adamın inanılmaz bir kişilik çalışması.Jest on człowiekiem o niezwykle skomplikowanej psychice.
Buna Rance'ın cevabı, bu adamın kendisi olduğudur.Czy Elektra wie, że ten człowiek to jej brat?
Kurt adamın yüzü sürekli değişir.Charakter Dziupliny nadal się zmienia.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Podobnego zdania jak on byli naukowcy.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Doprowadziło to w rezultacie do wojny między dwojgiem pretendentów.
Winkies'in arkasında bulunan adamın çevresinde olanlara dikkat edin.Lägg märke till passagerna som berör mannen bakom Winkies.
11. Chesterfields sigarası kullanan adam, tilkisi olan adamın yanındaki evde oturuyor.Mannen som röker Chesterfield bor intill mannen som har räven.
Sıklıkla öldürdüğü adamın dul eşi tarafından ziyaret ediliyordu ve kadın ona kitaplar getiriyordu.Det sägs att han ofta besöktes av änkan till den man han sköt, och att hon lämnade böcker till honom.
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Enligt polisen hade mannen sprängt sig själv till döds.
Sergius, Roma soylularına aitti ve Benedictus adlı bir adamın oğluydu.Sergius tillhörde den romerska adeln och var son till en man vid namn Benedictus.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Kan jämföras med en överste.
Kimse bu adamın ileride neler yapacağını farkında değildi.Ingen visste vad som väntade dem på andra sidan.
Adamın elinde bir silah vardı.Han hade en sparre i vapnet.
Kurt adamın yüzü sürekli değişir.Flockens sammansättning ändrar sig ofta.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Detta ledde till en konflikt mellan de två förbunden.
Heyman'a ben senin adamın değilim sadece arkadaşınım der.Det har även föreslagits att Homeros inte var en man utan en kvinna.
"Tefekkür adamının tevekkülü".Du nådens mästar-stycke.
Adamın karısı, kıskanç ve ihtiras dolu.Hans spelstil var manlig, mänsklig och full av fantasi och temperament.
Ancak Vitellius böyle değerli bir adamın kurban edilmesine karşı çıktı.Pencho vägrar acceptera ett sådan offer.
O adamın cesedi hâlâ bulunamadı.Den mannens kropp har fortfarande inte hittats.
Winkies'in arkasında bulunan adamın çevresinde olanlara dikkat edin.Зверніть увагу на події, що оточують людину, котра позаду «Winkies».
Pek çok bilim adamına göre kentin adı Amard isminden (Pehlevi dilinde Amui) gelmiştir.Багато хто з вчених вважає, що назва міста походить від слова «амард» («амуі» на мові пехлеві).
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.Там він знаходить понівечене тіло юнака по імені Кірки Червоний Хвіст.
Adamın elinde bir silah vardı.В його руці була гвинтівка.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Він знаходився на місці теперішнього кафе.
En son mağara adamına dönmüştü.Він виявився останнім власником замку.
Birkaç adamını alarak bölgeden uzaklaşarak birliği terk eder.Інші закриваються за групою, відрізаючи їм шлях назад.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Jednalo se o jedince, který unikl ze zajetí.
Hikâye bir dairede bir adamın yerde kıpırdayan bir şeyi yakalamaya çalışmasıyla başlıyor.Snímek vypráví o muži, který se snaží cosi chytit ve svém bytě.
Üç adamın da hayatı kökten değişmiştir.Trojice se totiž mezitím obrátila v prach...
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Působil jako přírodovědec.
Adamın evine gitmeden olayın ne olduğunu anlar.To netuší, co se děje poté, co zemře člověk, kterého obývá.
Davy Jones, Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı filmindeki önemli bir karakterdir.Davy Jones je fiktivní postava ze série filmů Piráti z Karibiku.
Ama rüyasından bir şey getirmiş olduğunu anlar; kötü adamın şapkası.Přišít snům na kabát = Cucire sul mantello dei sogni.
Winkies'in arkasında bulunan adamın çevresinde olanlara dikkat edin.Observați ce se afla în jurul omului din spatele localului Winkies.
Anlatıcı, yaşlı adamın hizmetkârı, ya da daha sıklıkla varsayıldığı üzere oğlu olabilir.Naratorul poate fi un slujitor al bătrânului sau, după cum este presupus mai des, fiul său.
Yüzlerce yas tutan kişi, Hebron’da 20 Kasım’da öldürülen adamın cenaze törenine katıldı.Sute de persoane îndoliate au participat la funeraliile palestinianului ucis în Hebron, la 20 noiembrie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod