Adamın yanı başında, acılı bir mektup ve boş bir zehir şişesi bulundu.În urma lui au fost găsite un bilet plin de remușcări și o sticlă goală de otravă.
Yıllar sonra Raj annesinin evden uzaklaşmasından sorumlu olan adamın Jagga olduğunun farkına varır.Câțiva ani mai târziu, Raj își dă seama că Jagga este omul responsabil pentru alungarea mamei sale.
"Tefekkür adamının tevekkülü"."Pledoarie pentru OM".
Bu ekipman Grauballe adamın yaşını test etmek için 1951 yılında kullanılmıştır.Rezultatele sale au fost puse la încercare în 1951, la datarea Omului din Grauballe.
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.Povestea se centrează asupra vieții unei tinere căsătorite cu un doctor.
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.Conflictul ar fi fost declanșat prin uciderea brutală a unei femei indigene de un fermier alb.
Görevimiz çok önemli bir bilim adamını kaçırmak.Săndulescu pe post de cercetător științific principal.
Kısa bir süre içinde bu adamın Dr. Edwardes olmadığı ortaya çıkar.În acest episod nu apare Edward Hardwicke în rolul dr.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Motiv suficient pentru ca între cei doi să se iște un duel.
Bu yüzden ilk bulunduğunda Tollund adamının yakın zamanda öldürülmüş bir cinayet kurbanı olduğu sanılmıştır.Astfel, a descoperit că fostul ei logodnic fusese asasinat chiar de actualul ei soț.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Știți, e ca în The Apprentice.
Suçsuz bir adamın ölümünden bizi sorumlu tutma.Să nu te încarci cu un păcat din pricina aproapelui tău.
Bu adamın dünyanın en zengin adamı olduğu söylenir.Se spune că el este cel mai bogat om din lume.
Ayrıca El Hamma'da bir adamın da intihar eylemi yaptığına dair doğrulanmamış raporlar da bulunmaktaydı.Meg nem erősített hírek szerint El Hammában, december 30-án is öngyilkosságot kísérelt meg egy ember.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Ezek után leül az étkezdébe egy kávéra.
Görünmez adamın oğludur.A láthatatlan ember.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Így tehát a férfi megmenekül a börtöntől.
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.A férj az a férfi, aki valamely nővel érvényes házasságot kötött.
Köleyken özgürlüğüne kavuşmuş bir adamın oğluydu, ama kendisi özgür doğmuştu.Szudán lánya, akit eladtak rabszolgának élő áruként, ennek ellenére szabad volt.
Bir adamın gözünü çıkaranın gözü çıkarılır.Így támadója szem elől téveszti.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Menekülnie kell, hogy mentse az életét.
Kurt adamın yüzü sürekli değişir.Afro frizurájának a színe mindig változik.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Perhe istui kahvilla.
New York Daily News ön kapağına genç adamın delinmesini gösteren grafik bir fotoğraf bastı.The New York Daily News painatti etusivulleen kursailemattoman kuvan nuoren miehen onnettomuudesta.
Gülen Adam filminde gülen adamın arkadaşı rolünde oynadı.Tänä iltana hyvät naiset ja herrat: naurutehtaan työläinen.
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.Syyksi riitti erään intiaanin varastama tinalusikka.
Bilinmeyen adamın kim olduğunu öğrenmeye çalışmaktadırlar.Mikä etu puhua tuntemattomana.
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Raporttien mukaan häntä ammuttiin ennen kuin ampuja räjäytti itsensä.
Cansu ise çocukları çeşitli suçlara alet ederek onları sömüren kötü bir adamın elinde tutsaktır.Hän syyttää oikeusistunnossa hänen vangitsemisensa aikaansaaneita poikia eri rikoksista.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Tämä aiheuttaa riidan nuorten välille.
O, yaşlı bir adamın yolu geçmesine yardım etti.Hän auttoi vanhaa miestä ylittämään tien.
Asla kör bir adamın kolunu tutmayınız. O sizinkini tutsun.Älkää koskaan tarttuko sokean käsivarteen. Antakaa hänen tarttua teidän käsivarteenne.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Έτσι μοιάζει ένας φεμινιστής;
Kurt adamın yüzü sürekli değişir.Τα μέρη του λόγου είναι μεταβλητά.
Onları Bennett denen bir adamın çiftliğinde bulup öldürürler.Είχαν βρεθεί από έναν αγρότη, κοντά στους στάβλους του Μπαντουβά.
Arka planda, duvarda gölge yüzünden karanlık görünen bir adamın portresi asılı duruyor.Η πρώτη διακρίνεται σε ένα πορτρέτο που κρέμεται στον τοίχο πίσω από τις ανθρώπινες μορφές.
Garsonun yemeği adamın önünden almasına da engel olur.Οι αντιλοκάπρες μηρυκάζουν την τροφή τους.
Mumyalanmış adamın kafası.Άνάγλυφον έκ τοϋ Μουσείου του Μυστρδ.
Bir adamın gözünü çıkaranın gözü çıkarılır.Μπορεί να καταφέρετε να κλείσετε το στόμα ενός ανθρώπου.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.Σε ορισμένα κόκκινα φύκια μπορεί να λάβει τη μορφή μιας καχεξίας εντός του θαλλού.
"Tefekkür adamının tevekkülü".«Το τιμωρό χέρι του Λαού».
Bugünün dünyasında, bir adamın olması en zor şey... kendisidir.Στον σύγχρονο κόσμο, το δυσκολότερο πράγμα για έναν άνδρα να είναι ... είναι ο εαυτός του.
Daha sonra, Gunnar, Starkaður adlı bir adamın at üzerine dövüş yapma teklifini kabul eder.I hændelserne efter accepterer Gunnar en udfordring til en hestekamp fra en mand ved navn Starkad.
Adamın elinde bir silah vardı.Med sig havde han en pistol i lommen.
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Ifølge rapporter skal manden have sprængt sig selv ihjel.
Yaşlı keşiş dedektiflere beklemelerini ve genç adamın görevini tamamlamasını gerektiğini söyler.Seniorchefen hylder det princip, at alt kan vente, og den unge Hr.
Kenshi, yaşlı adamın tarif ettiği yere doğru yol alır ve kılıcın bulunduğu mağaranın yerini tespit eder.De vil besøge den gamle nomade i ørkenen, da han må vide, hvor stenen er.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Dette skabte en strid mellem de to venner.
Daha sonra, Gunnar, Starkaður adlı bir adamın at üzerine dövüş yapma teklifini kabul eder.I hendelsene etter aksepterer Gunnar en utfordring til en hestekamp fra en mann ved navn Starkad.
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Det vil si at brukeren blåste den opp selv.
Sergius, Roma soylularına aitti ve Benedictus adlı bir adamın oğluydu.Sergius tilhørte den romerske adel og var sønn av en mann ved navn Benedictus.
Tanrı kadından doğan bir adamın kötülüğün başını ezeceği müjdesini verir.Sømmer det seg for en kvinne å be til Gud uten noe på hodet?
Hertz adında bir adamın liderliğindeki tetikçiler, bebeği öldürmek için her şeyi göze alırlar.En fremtredende våpenbaron har hyret Hertz for å drepe alle babyene.
Aynı adamın avlamak için peşinde olan biri daha vardır:BLADE.Han ble blant annet jaget av Bolton.
Filmde Adanalı bir iş adamının üç kızının öyküsü anlatılmaktadır.Filmen handler om tre kvinners jakt på en ektemann.
Adamın ayaklarının dibinde, yerdeki yaprakları yemekte olan kaplumbağalar vardır.Det er likevel lov til å plukke multer som spises på stedet.
Görevimiz çok önemli bir bilim adamını kaçırmak.Ia ilmuwan yang meninggalkan banyak bekal ilmu pengetahuan.
Tatlin, Harkov'da bir demiryolu mühendisi ve şair olan bir adamın oğlu olarak dünyaya geldi.Tatlin lahir di Kharkov (Ukraina timur bekas Kekaisaran Rusia, anak seorang insinyur kereta api dan penyair.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Dia berhasil dapat kerja di sebuah kafe.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Anh chạy tới giúp và cứu được người kia.