adamış ile cümle

adamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Voila le genre de dévouement de ces personnes.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Τέτοια είναι η αφοσίωση που έχουν αυτοί οι άνθρωποι.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Самоотверженность этих людей поражает.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Това е посвещението, което имат тези хора.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.זה סוג המסירות שיש לאנשים אלה.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.وتلك هي درجة التفاني لدى هؤلاء الناس.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.気球がヘリウムで膨らんでいるところです
Jill Tarter adında gerçek bir kadın, ve Jill hayatını bu işe adamış.Jill Tarter. Jill heeft haar leven hieraan gewijd.
Jill Tarter adında gerçek bir kadın, ve Jill hayatını bu işe adamış.사실 이사람이예요,질 타터 그리고 질은 자신의 삶을 이 일에 헌신했습니다.
Jill Tarter adında gerçek bir kadın, ve Jill hayatını bu işe adamış.היא בעצם אשה בשם ג'יל טרטר (Jill Tarter) וג'יל הקדישה את חייה לכך.
Jill Tarter adında gerçek bir kadın, ve Jill hayatını bu işe adamış.هي في الواقع هذه المرأة، جيل تارتر، وجيل وَهبت حياتها لهذا.
Jill Tarter adında gerçek bir kadın, ve Jill hayatını bu işe adamış.ジルはSETIに人生をかけている 多くの人々が人生をかけている
Jim Gray'e adamıştır.우리의 동료이자, 그의 수많은 노력만이
Jim Gray'e adamıştır. Onun yaptığı pek çok iş sayesinde bu proje gerçek anlamda hayata geçebildi.là đồng nghiệp của chúng tôi và anh đã làm rất nhiều việc đóng góp rất nhiều vào việc hiện thực hóa dự án này.
Jim Gray'e adamıştır.שהוא קולגה שלנו, והרבה מהעבודה שהוא עשה
Jim Gray'e adamıştır.وهو زميل لنا، و الكثير من العمل الذي أداه
Jim Gray'e adamıştır.実現できたプロジェクトです
Joe kendisini çalıştığı yere ve onun amaçlarına tutkuyla adamış biriydi.Han brydde sig passionerat om organisation och de högre syften som denna organisation tjänade.
Joe kendisini çalıştığı yere ve onun amaçlarına tutkuyla adamış biriydi.그는 열정적으로 조직에 헌신했고 또한 회사가 추구하는 보다 더 높은(근본적인) 목표에 헌신했습니다.
Joe kendisini çalıştığı yere ve onun amaçlarına tutkuyla adamış biriydi.Джо не був мерзотником, він був пристрасно відданий своїй організації і тим високим цілям, яким вона служила.
Joe kendisini çalıştığı yere ve onun amaçlarına tutkuyla adamış biriydi.Он был страстно предан своей организации и тем высоким целям, которым она служила.
Joe kendisini çalıştığı yere ve onun amaçlarına tutkuyla adamış biriydi.אלא הוא היה מסור בכל ליבו לחברה ולמטרות הנעלות שהחברה שירתה.
Joe kendisini çalıştığı yere ve onun amaçlarına tutkuyla adamış biriydi.كان مكرِّسًا نفسه للمنظمة بحماسة و المقاصد العليا التي كانت تخدمها المنظمة.
Joe kendisini çalıştığı yere ve onun amaçlarına tutkuyla adamış biriydi.高い目標に対して情熱的に貢献しました もちろん彼は 対立を非常に嫌がっていました
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Cần những thiết bị tốt và những người lính giỏi, tận tình.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Ci vogliono un buon equipaggiamento e soldati ben addestrati e motivati.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Det kræver godt udstyr og veluddannede, dedikerede soldater.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.É necessário bom equipamento e soldados dedicados, e bem treinados.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.E nevoie de echipamente bune și de soldați dedicați, bine antrenați.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Hace falta un buen equipamiento y soldados dedicados y bien entrenados.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Het vergt een goede uitrusting en goed getrainde, toegewijde soldaten.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Il faut un bon équipement et des soldats dévoués et bien formés,
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Jó felszerelés kell és jól kiképzett, elszánt katonák.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.좋은 장비들이 필요하고, 잘 훈련되고 헌신할 수 있는 장병들이 필요합니다.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Man braucht gute Ausrüstung und gut ausgebildete, engagierte Soldaten.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Potrzeba dobrego sprzętu i przeszkolonych, oddanych sprawie żołnierzy.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Vyžaduje dobré vybavení a dobře trénované, odhodlané vojáky.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Απαιτείται καλός εξοπλισμός και καλά εκπαιδευμένοι, αφοσιωμένοι στρατιώτες.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Вони вимагають хорошої військової техніки і добре тренованих, відданих солдатів.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Нуждаят се от добро оборудване и добре тренирани, отдадени войници.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.Эта борьба требует хорошего оборудования и хорошо обученных и преданных своему делу воинов.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.זה דורש ציוד טוב וחיילים מסורים ומאומנים היטב.
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.انه يحتاج معدات جيدة وجنوداً مدربين و على أهبة الاستعداد
Kaliteli araçlar ve iyi eğitilmiş kendini işine adamış askerler gerektirir.よく訓練された献身的な兵士が必要です 私は望みます -
Kendilerini adalet, saflık ve sevgiye adamışlardır.Ils sont tous dévoués à la cause de la justice, la pureté et l'amour.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.그는 사랑받는 피아니스트였고, 어쩌면 20세기의 가장 추앙받는 피아니스트일 지도 모릅니다.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.A fost un pianist îndrăgit, poate marele pianist cult al secolului 20.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Był cenionym pianistą, możliwe że jednym z kultowych pianistów 20 wieku.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.C'était un pianiste bien-aimé, peut-être le grand pianiste culte du 20e siècle.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Era un pianista amatissimo, forse il più grande pianista cult del ventesimo secolo.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Er war ein beliebter Pianist, vielleicht der große Kult-Pianist des 20. Jahrhunderts.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Fue un pianista consumado y alabado, quizá más grande pianista de culto del siglo XX.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Hij was een geliefd pianist, misschien wel de grootste cultpianist van de twintigste eeuw.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Là 1 nhạc công đáng kính, 1 thần đồng âm nhạc của thế kỉ 20.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Беше любим пианист, може би най-култовия пианист на 20-ти век.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.Он был любимым пианистом, может даже великим культовым пианистом 20-го века.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.הוא היה פסנתרן אהוד, אולי פסנתרן זרם ה"קאלט" הגדול ביותר של המאה ה-20.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.كان عازف بيانو محبوب , ربما معشوق الجماهير الأول فى القرن الـ 20.
Kendini adamış bir piyanist belki de 20. yüzyılın büyük kült piyanisti.彼はコンサートで演奏することに嫌気がさし
Kendini işine adamış bireylerden oluşan bir grupDado que un grupo de individuos muy dedicados

İlgili Sayfalar