adamış ile cümle
adamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.하나님이여 내가 주께 서원함이 있사온즉 내가 감사제를 주께 드리리니
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.Na Boha sa nadejem, nebudem sa báť; čo mi môže urobiť človek?!
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.På Gud förtröstar jag och skall icke frukta; vad kunna människor göra mig?
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.Sobre mim estão os votos que te fiz, ó Deus; eu te oferecerei ações de graças;
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.Sobre mí, oh Dios, están tus votos; te pagaré sacrificios de acción de gracias
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.Til Gud setter jeg min lit, jeg frykter ikke; hvad skulde et menneske kunne gjøre mig?
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.V Boha doufám, nebudu se báti, aby mi co učiniti mohl člověk.
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.W Bogu mam nadzieję, nie będę się bał, aby mi co miał uczynić człowiek.
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.Επανω μου, Θεε, ειναι αι προς σε ευχαι μου θελω σοι αποδιδει δοξολογιας.
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.Върху мене, Боже, са моите към Тебе обреци, Ще ти принеса благодарствени приноси.
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.עלי אלהים נדריך אשלם תודת לך׃
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.اللهم عليّ نذورك. اوفي ذبائح شكر لك.
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.神 阿 、 我 向 你 所 許 的 願 在 我 身 上 . 我 要 將 感 謝 祭 獻 給 你
Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi.神阿 、 我向 你 所 許 的 願在 我 身上 . 我 要 將感謝 祭 獻給你
Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.에스라가 여호와의 율법을 연구하여 준행하며 율례와 규례를 이스라엘에게 가르치기로 결심하였었더라
Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.Lebo Ezdráš bol ustavil svoje srdce zpytovať zákon Hospodinov a činiť a učiť v Izraelovi ustanovenie a súd.
Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.כי עזרא הכין לבבו לדרוש את תורת יהוה ולעשת וללמד בישראל חק ומשפט׃
Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.لان عزرا هيّأ قلبه لطلب شريعة الرب والعمل بها وليعلّم اسرائيل فريضة وقضاء
Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.以 斯 拉 定 志 考 究 遵 行 耶 和 華 的 律 法 、 又 將 律 例 典 章 教 訓 以 色 列 人
Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.以斯拉 定志 考究 遵行 耶和華 的 律法 、 又 將 律例 典章 教訓 以色列人
-Hadi be! Sen Mars adamısın.Eşti tipul ăla cu Marte, nu-i aşa?
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum""a descobrir o que brincar com os meus filhos."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Akoby som venovala celý svoj život výberu toho, ako sa mám hrať s mojimi deťmi."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Creo que podría dedicar mi vida a averiguar a qué jugar con mis hijos."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Ich habe das Gefühl, mein ganzes Leben damit zubringen zu können, was ich mit meinen Kindern spielen soll."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Ik zou mijn hele leven kunnen wijden aan het uitzoeken welke spelletjes ik met mijn kinderen moet spelen."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"J'ai l'impression que je pourrais consacrer ma vie à réfléchir à quel jeu jouer avec mes enfants. "
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"내 인생을 바칠 수 있는 기분이 든다.'
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Mogłabym poświęcić życie na rozgryzaniu, w co powinnam bawić się z dziećmi."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Sento che potrei dedicare la mia vita a studiare cosa potrei fare coi miei figli."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Simt că aş putea să-mi petrec întreaga viaţă dedicându-mă să descopăr ce să mă joc cu copiii mei."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Tôi cảm thấy như tôi có thể cống hiến cuộc đời của tôi để tìm ra những trò chơi để chơi với những đứa con. "
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Νιώθω σαν να χρειάζεται μια ζωή για να επιλέξω τι πρέπει να παίζω με τα παιδιά μου."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Мне кажется, я могла бы посвятить всю жизнь на выяснение того, во что играть с детьми."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"Чувствам се, все едно бих могла да посветя живота си на това да открия на какво да играя с децата си."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"כדי להבין במה לשחק עם הילדים שלי."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"لأتبين ماذا ألعب مع أطفالى."
Hayatımı çocuklarımla ne oynayacağımı bulmaya adamışım gibi hissediyorum"私は 最近の親なら誰でも
Hayatını medyumları ifşa etmeye adamış.Dia mengabdikan seluruh hidupnya untuk membongkar kebohongan paranormal.
Hayatını medyumları ifşa etmeye adamış.Ha dedicato tutta la sua vita a demolire i veggenti.
Hayatını medyumları ifşa etmeye adamış.Έχει αφιερώσει ολόκληρη τη ζωή του στα ανόητα μέντιουμ.
İçtendi. Kendini, Afro-Amerikan halkının durumunu iyileştirmeye adamıştı.그는 성실 했다. 그는 아프리카 사람들의 제고에 헌신 했다.
İkisi de kendini hizmet sektörüne adamış ve piyasayı bilen girişimcilere yaptığımız yatırımlar hakkında.Ambas são sobre investir em empresários que estão empenhados em servir e que realmente conhecem os mercados.
İkisi de kendini hizmet sektörüne adamış ve piyasayı bilen girişimcilere yaptığımız yatırımlar hakkında.Ambele sunt despre investiţii în antreprenori, care sunt dedicaţi muncii şi care îşi cunosc pieţele.
İkisi de kendini hizmet sektörüne adamış ve piyasayı bilen girişimcilere yaptığımız yatırımlar hakkında.둘은 기업가에게 투자하려고 하는데 서비스업에 전념하고 있으며 시장을 잘 아는 기업가들에게 투자하려고 합니다.
İkisi de kendini hizmet sektörüne adamış ve piyasayı bilen girişimcilere yaptığımız yatırımlar hakkında.Obydwie są o inwestowaniu w przedsiębiorców, ktorzy są zobowiązani służyc, i którzy naprawdę znają rynek.
İkisi de kendini hizmet sektörüne adamış ve piyasayı bilen girişimcilere yaptığımız yatırımlar hakkında.שניהם נוגעים להשקעה ביזמים שמסורים לתרומה ובאמת מבינים את השוק.
İkisi de kendini hizmet sektörüne adamış ve piyasayı bilen girişimcilere yaptığımız yatırımlar hakkında.كلاهما حول الإستثمار في رجال الأعمال الضالعين في الخدمات، الذين يعرفون السوق حقاً.
İkisi de kendini hizmet sektörüne adamış ve piyasayı bilen girişimcilere yaptığımız yatırımlar hakkında.市場に詳しい起業家への投資の話です 彼らは 公衆衛生と事業の合流点に生きています
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Atât de dăruiți meseriei sunt oamenii ăștia!
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Das ist der Einsatz, den diese Leute bringen.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Dat is het soort toewijding dat deze mensen hebben.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Đấy chính là sự tận tâm mà những con người này có.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.É este o tipo de dedicação que estas pessoas têm.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Ennyire elhivatottak ezek az emberek.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Eso muestra la dedicación de estas personas.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Itulah pengabdian dari orang-orang ini.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.이렇게 헌신적인 사람들이죠.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.Questo dimostra la dedizione di queste persone.
İşte bu insanlar kendilerini işlerine bu kadar adamış.To jest właśnie poświęcenie tych ludzi.