adam öldürme ile cümle
adam öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ben bir adam öldürmek istemedim.לא רציתי להרוג...
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992 г. – В Ню Йорк, мафиотският бос Джон Готи е осъден на доживотен затвор за убийства и рекет.
14 Liverpool taraftarı gayriihtiyari adam öldürme suçundan hüküm giymiştir.Štirinajst navijačev Liverpoola je bilo obsojenih.
Hırsızlık, adam öldürme ve uyuşturucu suçlarında artış %600'e ulaşmıştır.Teistumai dėl alkoholio vartojimo išaugo 500%, kilo smurto ir nusikaltimų banga.
Ben bir adam öldürmek istemedim.Terroristid ei kavatsenud tüdrukut tappa.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.ani neurobili pokánia zo svojich vrážd ani zo svojich čarov ani zo svojho smilstva ani zo svojich krádeží.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Ani pokutowali z mężobójstw swoich, ani z czarów swoich, ani z wszeteczeństw swoich, ani z złodziejstw swoich.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Aniž činili pokání z vražd svých, ani z trávení svých, ani z smilstva svého, ani z krádeží svých.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Chúng nó cũng không ăn năn những tội giết người, tà thuật, gian dâm, trộm cướp của mình nữa.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Chúng_nó cũng không ăn_năn những tội giết người , tà_thuật , gian_dâm , trộm_cướp của mình nữa .
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.És nem tértek meg az õ gyilkosságaikból, sem az õ ördöngösségeikbõl, sem paráználkodásaikból, sem lopásaikból.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.He eivät tehneet parannusta murhistaan eikä velhouksistaan eikä haureudestaan eikä varkauksistaan.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.in niso se izpokorili od moritev svojih, ne od čaranj in ne od nečistosti in ne od tatvin svojih.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.또 그 살인과 복술과 음행과 도적질을 회개치 아니하더라
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.non rinunziò nemmeno agli omicidi, né alle stregonerie, né alla fornicazione, né alle ruberie
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Şi nu s'au pocăit de uciderile lor, nici de vrăjitoriile lor, nici de curvia lor, nici de furtişagurile lor.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.und taten auch nicht Buße für ihre Morde, Zauberei, Hurerei und Dieberei.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Zij wilden ook niet ophouden met hun moordpartijen, hun tovenarij, hun overspel en diefstallen.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.И не раскаялись они в убийствах своих, ни в чародействах своих, ни в блудодеянии своем, ни в воровстве своем.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.І не каялись в убииствах своїх, анї в чарах своїх, анї в блудодїяннях своїх, анї в крадїжах своїх.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.ולא שבו מדרכם לרצח ולכשף ולזנות ולגנב׃
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.ولا تابوا عن قتلهم ولا عن سحرهم ولا عن زناهم ولا عن سرقتهم
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.又 不 悔 改 他 們 那 些 凶 殺 、 邪 術 、 姦 淫 、 偷 竊 的 事
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.又 不 悔改 他 們 那些 凶殺 、 邪術 、 姦淫 、 偷竊 的 事
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Az ember, a kit ember-vér terhel, a sírig fut; senki ne támogassa õt.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Člověka, kterýž násilí činí krvi lidské, ani nad jamou, když utíká, žádný ho nezadrží.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Človek, obremenjen s krvjo človeško, je na begu prav do groba; nihče ga ne zadržuj!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Človek, obťažený ľudskou krvou, uteká až do jamy; nech ho nepodporia!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Człowieka, który gwałt czyni krwi ludzkiej, choćby i do dołu uciekał, nikt nie zatrzyma.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.El hombre que carga con un delito de sangre huirá hasta la fosa, y nadie lo detendrá
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.En människa som tryckes av blodskuld bliver en flykting ända till sin grav, och ingen må hjälpa en sådan.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Et Menneske, der tynges af Blodskyld, er på Flugt til sin Grav; man hjælpe ham ikke.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Ihmisen, jota verivelka painaa, on pakoiltava hamaan hautaan asti; älköön häntä suojeltako.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Kẻ mắc tội đổ huyết của người nào Sẽ trốn đến mồ mả; chớ có ai ngăn cản nó!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Kẻ mắc tội đổ huyết của người nào Sẽ trốn đến mồ_mả ; chớ có ai ngăn_cản nó !
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.사람의 피를 흘린 자는 함정으로 달려갈 것이니 그를 막지 말지니라
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.O homem culpado do sangue de qualquer pessoa será fugitivo até a morte; ninguém o ajude.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Seorang pembunuh akan merasa dikejar terus sampai ajalnya; tak seorang pun dapat menahan dia
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un homme chargé du sang d`un autre Fuit jusqu`à la fosse: qu`on ne l`arrête pas!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un om al cărui cuget este încărcat cu sîngele altuia, fuge pînă la groapă: nimeni să nu -l oprească. -
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un uomo perseguitato per omicidio fuggirà fino alla tomba: nessuno lo soccorre
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Ο ανθρωπος ο ενοχος αιματος ανθρωπου θελει σπευσει εις τον λακκον ουδεις θελει κρατησει αυτον.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Человек, виновный в пролитии человеческой крови, будет бегать до могилы, чтобы кто не схватил его.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Човек, който е товарен с кръвта на друг човек, Ще побърза да отиде в ямата; никой да го не спира.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.אדם עשק בדם נפש עד בור ינוס אל יתמכו בו׃
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.الرجل المثقّل بدم نفس يهرب الى الجب. لا يمسكنه احد.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.背 負 流 人 血 之 罪 的 、 必 往 坑 裡 奔 跑 、 誰 也 不 可 攔 阻 他
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.背負 流 人血 之罪 的 、 必 往 坑 裡 奔跑 、 誰 也 不 可 攔 阻他
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Älä tapa.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Älä tapa.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Du må ikke slå ihjel!
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Du må ikke slå ihjel!
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Du skal ikke slå ihjel.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Du skal ikke slå ihjel.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Du skall icke dräpa.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Du skall icke dräpa.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Du sollst nicht töten.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Du sollst nicht töten.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Jangan membunuh
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Jangan membunuh