Ana içeriğe geç
Sözlük

adaletsiz ile cümle

adaletsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu adaletsizlikle yaşamak hepimize haramdır.Es una pena que sólo fue su muerte la que motivó esta marcha.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Această situaţie este fără precedent, inegală, inechitabilă şi instabilă."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Deze situatie is ongekend, ongelijk, onrechtvaardig en onstabiel."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Diese Lage ist noch nie dagewesen, ungleich, ungerecht und unstabil."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Esta situación no tiene precedentes, es desigual, injusta e inestable"
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""지금 우리는 전례없는 위기속에 불평등하고 불공정하고 불안정한 세계에 살고 있다" 고 했습니다.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""La situation est sans précèdent, inégale, injuste et n'est pas stable."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Ta sytuacja jest bezprecedensowa, nierówna, niesprawiedliwa i niestabilna."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Tato situace je bezprecedentní, nespravedlivá, nefér a neudržitelná."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Данная ситуация беспрецедентна, неравна, несправедлива и неустойчива".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Тази ситуация е безпрецедентна, неравностойна, нечестна и нестабилна".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""זהו מצב חסר תקדים, בלתי שוויוני, לא הוגן ולא יציב".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur."هذا الوضع "لم يسبق لها مثيل وغير متكافئة وغير عادلة وغير مستقرة."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur."なので悲観的になる理由は沢山あります
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Aku selalu merasa itu adalah sebuah pertanyaan yang tidak adil.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Eu sempre achei que fosse uma pergunta injusta.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Ho sempre pensato che fosse una domanda sleale.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Ich hielt diese Frage immer für unfair.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Ik vond dat altijd een oneerlijke vraag.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Jag tyckte alltid att frågan var orättvis.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.J'ai toujours pensé que c'était une question injuste.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Jeg syntes, det var et uretfærdigt spørgsmål.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.저는 항상 이게 부당한 질문이라고 생각했습니다.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Mi-am zis tot timpul că era o întrebare nedreaptă.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Mindig is tisztességtelen kérdésnek éreztem ezt.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep. Neysek o olamayacağımızı varsaymaktır bu.Я всегда думал, что это нечестный вопрос, ведь получается, мы не можем быть теми кем уже являемся.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Od nekdaj se mi je to zdelo nepošteno vprašanje.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Se oli minusta aina epäreilu kysymys.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Siempre pensé que era una pregunta improcedente.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Tôi đã luôn nghĩ đó là một câu hỏi không công bằng
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Vždycky mi přišlo, že to není férová otázka.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Zawsze sądziłem, że to nie w porządku.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Πάντα πίστευα πως αυτή η ερώτηση ήταν άδικη.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Винаги съм мислил, че това е нечестен въпрос.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.תמיד חשבתי שזו שאלה לא הוגנת.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.إعتقدت دائما أن هذا السؤال غير عادل
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.今のままではいけないことを 前提としているから
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Az ezzel a fajta egyenlőtlenséggel együtt járó társadalmi kihívásoknál érdemes egy kicsit elidőznünk.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.De aankomende maatschappelijke uitdagingen met dat soort ongelijkheid verdienen enige aandacht.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.De samfundsmæssige udfordringer der følger med den slags ulighed fortjener opmærksomhed.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Die gesellschaftlichen Herausforderungen aufgrund dieser Ungleichheit sollten beachtet werden.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.그런 불균등과 함께 주목할 필요가 있는 사회적 문제들이 나타났습니다.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Le sfide sociali che accompagnano questa sorta di disuguaglianza meritano attenzione.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Les phénomènes de société qui accompagnent ce genre d'inégalités méritent notre attention.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Należy zwrócić uwagę na wyzwania społeczne, które pojawiają się wraz z taką nierównością.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Những thách thức xã hội mà đi cùng với sự bất bình đẳng xã hội đó xứng đáng có được sự lưu tâm của mọi người
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Společenské změny související s touto nerovností si zasluhují pozornost.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Spoločenské výzvy, ktoré prichádzajú s takýmto druhom nerovnosti, si zasluhujú pozornosť.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Οι κοινωνικές αλλαγές που έρχονται με αυτού του είδους την ανισότητα αξίζουν κάποια προσοχή.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Общественные трудности, которые сопровождают это неравенство, заслуживают внимания.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.לאתגרים החברתיים שמגיעים יחד עם סוג כזה של אי שיוון מגיעים התייחסות.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.التحديات المجتمعية التي تظهر مع هذا النوع من عدم المساواة تستحق بعض الاهتمام.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.社会の課題は もっと注目を集めるべきです 社会の課題にも 色々ありますが
Çevresel adaletsizlik ve borç krizi yüzünden şiddetlenen bir doğal felaketDesastre natural agravado por injusticia ambiental y crisis por deuda
Çevresel adaletsizlik ve borç krizi yüzünden şiddetlenen bir doğal felaketUn disastro naturale aggravato dall'ingiustizia ambientale e dalla crisi del debito
Çevresel adaletsizlik ve borç krizi yüzünden şiddetlenen bir doğal felaketСтихийное бедствие, усиленное проблемами с экологией в бедных районах и долговым кризисом
Çünkü adaletsizlik hakkında bir şey duyduğumuzda... ...umursadık.Bởi vì khi chúng tôi nghe về bất công Chúng tôi chăm sóc
Çünkü adaletsizlik hakkında bir şey duyduğumuzda... ...umursadık.Estos jóvenes miembros de la organización Niños Invisibles
Çünkü adaletsizlik hakkında bir şey duyduğumuzda... ...umursadık.Fordi da vi hørte om uretfærdighed Vi plejes
Çünkü adaletsizlik hakkında bir şey duyduğumuzda... ...umursadık.För när vi hörde om orättvisor Brydde vi oss
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod