Adil olmayan yasalarý izlemek adaletli olamaz."Там нет справедливости в следующем несправедливые законы."
Adil olmayan yasalarý izlemek adaletli olamaz..ليس من العدل اتباع القوانين الظالمة
Adil olmayan yasalarý izlemek adaletli olamaz.「今こそ陽の下に進み出て、 市民的不服従という素晴らしい伝統の中で
Bu adaletli mi?Aber ist das fair?
Bu adaletli mi?E corect așa ceva ?
Bu adaletli mi?Et est-ce que c'est juste ?
Bu adaletli mi?Is dat fair?
Bu adaletli mi?Lalu apakah ini adil?
Bu adaletli mi?Và liệu điều này có công bằng?
Bu adaletli mi?Valóban így volna?
Bu adaletli mi?¿Y es eso justo?
Bu adaletli mi?А честно ли е това?
Bu adaletli mi?Так ли это?
Bu adaletli mi?Чи це справедливо?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?Czy myślenie, że chodzi o rasę jest fair?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?우리는 이것이 인종 문제라고 생각합니다. 그것이 타당한 것일까요?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?Pensiamo sia una questione razziale - è giusto farlo?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?אנחנו חושבים שזה עניין של גזע. והאם זה פייר?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?نحن نعتقد انها مسألة اعراق. وهل هذا عدل؟
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?アーカンソーあたりの人に対する偏見でしょうか?
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.A válaszom: valóban ez az oka, legalábbis részben.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.Dan jawabannya adalah, paling tidak sebagian adil.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.Et la réponse est que c'est au moins partiellement juste.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.Het antwoord is dat het minstens gedeeltelijk fair is.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.최소한 부분적으로는 타당하다는 것이 답입니다.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.La risposta è che in parte è giusto.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.Oarecum da.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.Und die Antwort ist: Es ist zumindest teilweise gerechtfertigt.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.Và câu trả lời là : điều này ít nhất một phần nào đó không hoàn toàn công bằng.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.W pewnym stopniu to uzasadnione.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.Y la respuesta es que es al menos justo en parte.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.ВІдповідь: це справедливо принаймні частково.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.И отговорът e - поне отчасти е честно.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.Ответ: это предположение отчасти верно.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.והתשובה היא כן, זה לפחות חלקית צודק.
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.والجواب هو، ذلك علي ألاقل عادل جزئياً
Cevap şu ki, en azından kısmı olarak adaletli.人種という要因が確かにあるとわかるのは
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilAlso ist sie Übergangsmetalle nennen ein wenig nicht fair.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilAsí que llamarlos "metales de transición" no es del todo justo.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilEntão chamá-los de metais de transição é um pouco injusto.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilJadi untuk menyebut mereka logam transisi adalah tidak sedikit adil.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değil그래서 그것들을 전이 금속이라고 하는 것은 약간 맞지 않군요.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilTakže nazývať ich prechodnými je trochu nespravodlivé.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilTakže nazývat je přechodnými není úplně fér.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilWięc wydaje mi się, że nazywanie ich przejściowymi jest trochę nie w porządku.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilΑρά, το να τα αποκαλούμε μέταλλα μετάπτωσης δεν είναι και πολύ δίκαιο.
Dolayısıyla onlara geçiş metali demek çok da adaletli değilТому називати їх перехідними металами є трохи не чесно.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.Dans la société finlandaise, tous les individus sont égaux et doivent être traités de manière équitable.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.En la sociedad finlandesa, todos son iguales y todos deben ser tratados con justicia.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.I det finländska samhället är alla jämlika och alla ska behandlas rättvist.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.Suomalaisessa yhteiskunnassa kaikki ovat tasa-arvoisia, ja kaikkia tulee kohdella oikeudenmukaisesti.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.В финском обществе все равны, ко всем необходимо относиться справедливо.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.في المجتمع الفنلندي الجميع متساوون، ويتوجب التعامل مع الجميع بإنصاف.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Azzal, aki harcolt a gengszterek ellen az általános iskolában, ő volt az igazságos Geum Jan Di.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Celle qui s'est battue avec un gang à mon école primaire, qui aimait la justice, Geum Jan-Di.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Den som slogs mot gäng i mitt lågstadie och var rättvisans tjej, Geum JanDi.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Die, die in der Schule gegen Gangs gekämpft hat und eine Verfechterin der Gerechtigkeit war? Geum Jan Di?
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.중딩 때 삥 뜯던 일진하고 맞짱뜬것도 다 정의소녀 금잔디였잖아
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Tá, čo bojovala proti školskému gangu na základnej škole, bola dievčaťom spravodlivosti, Geum Jan Di.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Tisto, ki se je borila proti tolpam v šoli in je bila pravično dekle, Geum JanDi.