Ana içeriğe geç
Sözlük

adalet ile cümle

adalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Mindig is tisztességtelen kérdésnek éreztem ezt.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep. Neysek o olamayacağımızı varsaymaktır bu.Я всегда думал, что это нечестный вопрос, ведь получается, мы не можем быть теми кем уже являемся.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Od nekdaj se mi je to zdelo nepošteno vprašanje.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Se oli minusta aina epäreilu kysymys.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Siempre pensé que era una pregunta improcedente.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Tôi đã luôn nghĩ đó là một câu hỏi không công bằng
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Vždycky mi přišlo, že to není férová otázka.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Zawsze sądziłem, że to nie w porządku.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Πάντα πίστευα πως αυτή η ερώτηση ήταν άδικη.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Винаги съм мислил, че това е нечестен въпрос.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.תמיד חשבתי שזו שאלה לא הוגנת.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.今のままではいけないことを 前提としているから
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Asta e o adevărată nedreptate.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Das ist eine richtige Ungerechtigkeit.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Dat is echt onrecht.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Đây đúng là 1 sự bất công.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Det her er en sand uretfærdighed.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Epäoikeudenmukaista.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Igazságtalanság.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Il s'agit d'une véritable injustice.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Ini sungguh ketidakadilan.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Je to takový bezpráví.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Nó thật bất công!
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Είναι πραγματική αδικία.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Пълна липса на справедливост.
Bu tam anlamıyla adaletin bittiği yer.Это настоящая несправедливость.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.A Dávid kraľoval nad celým Izraelom a činil súd a spravedlivosť všetkému svojmu ľudu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Also regierte David über das ganze Israel und handhabte Gericht und Gerechtigkeit allem seinem Volk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Also war David König über ganz Israel, und schaffte Recht und Gerechtigkeit allem Volk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.A tak kraloval David nade vším Izraelem, a činil soud a spravedlnost všemu lidu svému.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.A tak królował Dawid nad wszystkim Izraelem, czyniąc sąd i sprawiedliwość wszystkiemu ludowi swemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Dari, pois, reinou sobre todo o Israel; e julgava, e fazia justiça a todo o seu povo.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David a domnit peste tot Israelul, şi făcea judecată şi dreptate tot poporului său.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David a împărăţit peste Israel, şi făcea judecată şi dreptate la tot poporul lui.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Davide regnò su tutto Israele e pronunziava giudizi e faceva giustizia a tutto il suo popolo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Davide regnò su tutto Israele e rese giustizia con retti giudizi a tutto il popolo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regeerde Israël op een rechtvaardige manier en was tegenover iedereen eerlijk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regeerde over heel Israël en deed dat op rechtvaardige wijze.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regerade nu över hela Israel; och David skipade lag och rätt åt allt sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regerade nu över hela Israel; och han skipade lag och rätt åt allt sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David régna sur Israël, et il faisait droit et justice à tout son peuple.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David régna sur tout Israël, et il faisait droit et justice à tout son peuple.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David reinaba sobre todo Israel, y practicaba David el derecho y la justicia con todo su pueblo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David reinaba sobre todo Israel y practicaba el derecho y la justicia con todo su pueblo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða - vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên , cai_trị cả dân_sự mình cách ngay_thẳng và công_bình .
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða-vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên, cai trị cả dân sự mình cách ngay thẳng và công bình.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða - vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên , lấy sự ngay_thẳng và công_bình mà xử với dân_sự của người .
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða-vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên, lấy sự ngay thẳng và công bình mà xử với dân sự của người.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Demikianlah Daud memerintah seluruh Israel dan menjaga agar rakyatnya selalu diperlakukan dengan adil dan baik
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Így uralkodék Dávid az egész Izráel felett, és ítéletet és igazságot szolgáltat vala egész népének.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.I kraloval David nade vším Izraelem, a činil David soud a spravedlnost všemu lidu svému.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.I królował Dawid nad wszystkim Izraelem, i czynił sąd i sprawiedliwość wszystkiemu ludowi swemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.In David je kraljeval vsemu Izraelu in izvrševal je sodbo in pravičnost vsemu ljudstvu svojemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.In David je kraljeval vsemu Izraelu, in izvrševal je sodbo in pravičnost vsemu ljudstvu svojemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ja Daavid hallitsi koko Israelia, ja Daavid teki kaikelle kansallensa sitä, mikä oikeus ja vanhurskaus on.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ja Daavid hallitsi koko Israelia ja teki kaikelle kansallensa sitä, mikä oikeus ja vanhurskaus on.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.다윗이 온 이스라엘을 다스려 모든 백성에게 공과 의를 행할새
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Og David var Konge over hele Israel, og han øvede Ret og Retfærdighed mod hele sit Folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Reinou, pois, Davi sobre todo o Israel, e administrava a justiça e a eqüidade a todo o seu povo.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Så regjerte nu David over hele Israel, og David gjorde rett og rettferdighet mot hele sitt folk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod