Ana içeriğe geç
Sözlük

adale ile cümle

adale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Züchtige mich, HERR, doch mit Maßen und nicht in deinem Grimm, auf daß du mich nicht aufreibest.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Κυριε, παιδευσον με, πλην εν κρισει μη εν τω θυμω σου, δια να μη με συντελεσης.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Господи, наказвай ме, но с мярка, Не в гнева Си, да не би да ме довършиш.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Наказывай меня, Господи, но по правде, не во гневе Твоем, чтобы не умалить меня.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.יסרני יהוה אך במשפט אל באפך פן תמעטני׃
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.ادبني يا رب ولكن بالحق لا بغضبك لئلا تفنيني.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.耶 和 華 阿 、 求 你 從 寬 懲 治 我 . 不 要 在 你 的 怒 中 懲 治 我 、 恐 怕 使 我 歸 於 無 有
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.耶和華 阿 、 求 你 從寬懲 治 我 . 不要 在 你 的 怒 中懲治 我 、 恐怕 使 我 歸於 無有
"Ben ölmüş olsaydı," dedi Marvel. "Bu adalet değil," dedi, "yapmanız gerekir itiraf ...."내가 죽어 버렸음 좋겠어,"마블했다. "이것은 정의가 아니다"고 말했다, "당신이해야합니다
"Ben ölmüş olsaydı," dedi Marvel. "Bu adalet değil," dedi, "yapmanız gerekir itiraf ...."كنت أتمنى لو كان ميتا" ، وقال الأعجوبة. "ليس من العدالة" ، وقال انه "؛ يجب عليك
"Ben ölmüş olsaydı," dedi Marvel. "Bu adalet değil," dedi, "yapmanız gerekir itiraf ....認める....それは私が完璧な右をした私には思われる - "
Ben onlara bir adalet biraz vermelidir.Debo darles un poco de justicia.
Ben onlara bir adalet biraz vermelidir.Ik moet ze recht doen.
Ben onlara bir adalet biraz vermelidir.Muszę im to oddać nieco sprawiedliwości.
Ben onlara bir adalet biraz vermelidir.Розглянемо їх детальніше
Ben onlara bir adalet biraz vermelidir.אני אתן להם קצת כבוד כאן
Ben onlara bir adalet biraz vermelidir.لابد وان انوه عن هذه.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Am implor pentru justiţie, ceea ce tu, domn, trebuie să; Romeo ucis Tybalt, Romeo nu trebuie să trăiască.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Błagam o sprawiedliwość, którą ty, książę, musi dać; Romeo zabił Tybalta, Romeo nie może żyć.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Chiedo per la giustizia, che tu, principe, deve dare; Romeo uccise Tebaldo, Romeo non deve vivere.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Eu imploro por justiça, que tu, príncipe, deve dar; Romeo matou Tybalt, Romeo não deve viver.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Ich bitte um Gerechtigkeit, die du, Fürst, müssen geben; Romeo erschlagen Tybalt, Romeo darf nicht leben.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Ik smeek voor gerechtigheid, die gij, vorst, moet geven; Romeo doodde Tybalt, Romeo mag niet leven.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Jag ber för rättvisa, som du, prins, måste ge, Romeo dödade Tybalt, får Romeo inte leva.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Jeg beder for retfærdighed, som du, prins, må give; Romeo dræbte Tybalt, må Romeo ikke leve.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Je prie pour la justice, que tu, prince, doit donner; Roméo a tué Tybalt, Roméo ne doit pas vivre.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.나는 그대, 왕자가 부여해야합니다 정의, 구걸, 로미오 슬루 티볼트가, 로미오 살 수 없습니다.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Könyörgöm az igazság, ami te, herceg, meg kell adni; Romeo megölte Tybalt, Romeo nem él.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.PRINCEロメオスルー彼に、彼スルーマーキューシオ:
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Prosím o spravedlnost, kteréž, princ, musí dát, Romeo zabil Tybalta, musí Romeo nežije.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Prosím o spravodlivosť, ktorých, princ, musí dať, Romeo zabil Tybalta, musí Romeo nežije.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Prosim za pravosodje, ki mora ti, princ, daje; Romeo ubil Tybalt, Romeo ne sme živeti.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Rukoilen oikeusministeri, jonka sinä, Prince, on annettava; Romeo tappoi Tybalt, Romeo ei saa elää.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Saya mohon keadilan, yang kamu, pangeran, harus memberikan; Romeo membunuh Tybalt, Romeo tidak harus hidup.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Te ruego por la justicia, que tú, príncipe, tiene que dar; Romeo mató a Teobaldo, Romeo no ha de vivir.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Tôi cầu xin cho công lý, mà ngươi, hoàng tử, phải cung cấp cho Romeo giết Tybalt, Romeo không phải sống.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Аз моля за справедливост, което ти, принц, трябва да даде Romeo уби Тибалт, Ромео не трябва да живеят.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.Прошу за справедливость, которую Ты, князь, должны дать; Ромео убил Тибальта, Ромео не должен жить.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.אני מבקש למען הצדק, אשר אתה, נסיך, חייבים לתת; רומיאו ברכה Tybalt, רומיאו לא חייבים לחיות.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.أتوسل للعدالة ، والتي انت ، الأمير ، يجب أن تعطي ؛ روميو بذبح Tybalt ، روميو يجب أن لا يعيش.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Aqueles que passaram por muita injustiça e sofrimento.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Cei care au fost supusi la multa nedreptate si suferinta.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Celui qui a connu beaucoup d'injustice et de souffrances.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Ci, którzy przeżyli wiele niesprawiedliwości i cierpień.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.De som har genomlidit många orättvisor och mycket lidande.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Những kinh nghiệm chịu đựng bất công và đau thương.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Per coloro che hanno subito ingiustizie e sofferenze.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Und jener, die viel Leid und Ungerechtigkeit erlitten haben.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Тех, кто претерпел много несправедливости и страданий.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Agli occhi di molta gente, dopo che gli animali vengono sequestrati, si può dire: "Bene! Giustizia è fatta.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Di mata banyak orang, setelah hewan-hewan ini disita, mereka berkata, "Hore, keadilan telah ditegakkan.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Hier beginnen veel van onze problemen. Want we moeten zien uit te vinden wat we met al die dieren moeten doen.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.În ochii multor oameni, odată ce animalele au fost confiscate, pare că:
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.많은 사람들의 눈에는 동물들이 포획되면, 사람들은 '이야, 정의가 실현되었구나,
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Muchas personas dicen, después de que los animales son secuestrados, "Al fin, la justicia funcionó.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Poté co jsou zvířata zabavena si mnoho lidí řekne "Jéj!
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Pour beaucoup de gens, une fois les animaux saisis, on dit : "Super, justice est faite.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Po zabavení zvierat si mnohí ľudia povedia: "Výborne, bola vykonaná spravodlivosť.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Sok ember esetében úgy történik, hogy miután lefoglalják az állatokat, azt mondják: "Hé, győzött az igazság.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Trong mắt nhiều người, sau khi những con vật này được giải cứu, họ nói, "Yay, công lý đây rồi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod