Ana içeriğe geç
Sözlük

adada ile cümle

adada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.A když se to stalo, tedy i jiní, kteříž na ostrově tom nemocní byli, přistupovali, a byli uzdravováni.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.A keď sa to stalo, prichádzali aj ostatní na ostrove, ktorí boli nemocní, a boli uzdravení,
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Atunci au venit şi ceilalţi bolnavi din ostrovul acela, şi au fost vindecaţi.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Da dette var sket, kom også de andre på Øen, som havde Sygdomme, til ham og bleve helbredte.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Después que sucedió esto, los demás de la isla que tenían enfermedades también venían a él y eran sanados
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Dopo questo fatto, anche gli altri isolani che avevano malattie accorrevano e venivano sanati
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Feito isto, vinham também os demais enfermos da ilha, e eram curados;
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.In ko se je to zgodilo, so prihajali z otoka tudi drugi, ki so imeli bolezni, in so bili ozdravljeni.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Karena kejadian itu semua orang yang sakit di pulau itu datang kepada Paulus, dan mereka disembuhkan
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.이러므로 섬 가운데 다른 병든 사람들이 와서 고침을 받고
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Kun tämä oli tapahtunut, tulivat muutkin sairaat, mitä saarella oli, ja heidät parannettiin.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Là-dessus, vinrent les autres malades de l`île, et ils furent guéris.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Men da dette hadde hendt, kom også de andre der på øen som hadde sykdommer, og blev helbredet.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Minekutána azért ez megtörtént, egyebek is, kik betegek valának a szigeten, õ hozzá jövének és meggyógyulának.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Nhơn đó , ai_nấy trong đảo có bịnh , đều đến_cùng Phao-lô , và được chữa lành cả .
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Nhơn đó, ai nấy trong đảo có bịnh, đều đến cùng Phao-lô, và được chữa lành cả.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Toen dit nieuws bekend werd, kwamen overal van het eiland zieken naar ons toe, die werden genezen.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.To gdy się stało, tedy drudzy, którzy byli złożeni chorobami na onej wyspie, przychodzili i byli uzdrowieni;
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Τουτου λοιπον γενομενου και οι λοιποι, οσοι ειχον ασθενειας εν τη νησω, προσηρχοντο και εθεραπευοντο
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.После сего события и прочие на острове, имевшие болезни, приходили и были исцеляемы,
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.Як се стало ся, то й инші на острові, що мали недуги, приходили та й сцїлялись.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.ואחרי המעשה הזה באו גם החלים האחרים אשר באי וירפאו׃
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.‎فلما صار هذا كان الباقون الذين بهم امراض في الجزيرة يأتون ويشفون‎.
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.從 此 、 島 上 其 餘 的 病 人 、 也 來 得 了 醫 治
Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.從此 、 島上 其餘 的 病人 、 也來得了 醫治
Burada,Alcedoda beş bin tanesi barınır. Bu Galapagos'ta herhangi bir adada bulunan en yoğun nüfusturحوالي 5000 تعيش هنا على ألسيدو هو التركيز الأعظم الذي وجد في أي مكان في غالاباغوس
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıSupravieţuirea depinde de profitarea de orice ocazie în acest deşert vulcanic.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıSự sống còn phụ thuộc vào việc tận dụng cơ hội trên vùng núi lửa hoang vu này.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıV této vulkanické pustině přežití závisí na využití každé příležitosti.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıΗ επιβίωση εξαρτάται από την εκμετάλλευση κάθε ευκαιρίας... σ'αυτή την ηφαιστειακή άγονη γη.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıВыживание в этой пустыне зависит даже от самой незначительной мелочи.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıההישרדות תלויה בניצול כול .הזדמנות בשממה הוולקנית הזו
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıالبقاء يعتمد على الإستيلاء على كلّ فرصة في هذه الأرض البركانية المقفرّة
Castro'nun aklına gelmiş olmalıydı, ama orada Küba'daki adada bir Hong Kong'u yoktu.Aber er hat kein Hong Kong auf seinem Inselstaat.
Castro'nun aklına gelmiş olmalıydı, ama orada Küba'daki adada bir Hong Kong'u yoktu.쿠바에 도입할 기회가 있었습니다. 하지만 쿠바에는 홍콩이 없죠.
Castro'nun aklına gelmiş olmalıydı, ama orada Küba'daki adada bir Hong Kong'u yoktu.lo que Deng Xiaoping hizo por China. Pero ahí en la isla no tiene un Hong Kong.
Castro'nun aklına gelmiş olmalıydı, ama orada Küba'daki adada bir Hong Kong'u yoktu.Но на острове Куба у него нет Гонконга.
Castro'nun aklına gelmiş olmalıydı, ama orada Küba'daki adada bir Hong Kong'u yoktu.מה שדנג קסיופינג עשה עבור סין, אבל אין הונג קונג באי בשליטת קובה.
Castro'nun aklına gelmiş olmalıydı, ama orada Küba'daki adada bir Hong Kong'u yoktu.مثل ما فعل دنغ شياو بينغ للصين ، لكن ليس لديه هونغ كونغ هناك في جزيرة كوبا.
Castro'nun aklına gelmiş olmalıydı, ama orada Küba'daki adada bir Hong Kong'u yoktu.しかし彼には キューバにおける香港がありません でも彼には 南の方に少し明るい場所があります
Daha büyük bir adada geriye kalan tek şey kurak düz bir toprak parçasıKdysi velký vulkán, nyní z něj zbývá suchý, plochý kus země.
Daha büyük bir adada geriye kalan tek şey kurak düz bir toprak parçasıOdată un vulcan mult mai mare, tot ceea ce a rămas este o bucată de pământ plat şi uscat.
Daha büyük bir adada geriye kalan tek şey kurak düz bir toprak parçasıΤο πάλαι μεγαλύτερο ηφαίστειο, ένα επίπεδο κομμάτι γης.
Daha büyük bir adada geriye kalan tek şey kurak düz bir toprak parçasıНекогда здесь располагался крупный вулкан, о котором сегодня почти ничто уже не напоминает.
Daha büyük bir adada geriye kalan tek şey kurak düz bir toprak parçası.הר-געש ענק בעברו כול שנשאר ממנו הוא .פיסת יבשה שטוחה
Daha büyük bir adada geriye kalan tek şey kurak düz bir toprak parçasıعندما انفجر بركان كبير كثيراً، كل ما تبقى هو ، مسطح الخردة الجافة من الأرض
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.A co najważniejsze, nigdy nie mieszkałam na bezludnej wyspie.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Bovendien had ik nog nooit op een onbewoond eiland geleefd.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Darüber hinaus hatte ich noch nie auf einer unbewohnten Insel gelebt.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.De plus, je n'avais jamais vécu sur une île déserte.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.E inoltre, non avevo mai dormito su un'isola disabitata.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.게다가, 무인도에서 사는건 더욱 더 없었죠.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Más aún, nunca había vivido en una isla desierta.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Nhưng hơn thế nữa, tôi không bao giờ sống trên một hòn đảo không có người ở
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Более того, я никогда до этого не жила на необитаемом острове.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Нещо повече, никога не бях живяла на необитаем остров.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.אך מעבר לכך, מעולם לא חייתי על אי לא-מיושב.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.ولكن علاوةً على ذلك, لم يسبق لي العيش في مناطق غير مأهولة بالسكان
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.プンタ・エスピノーサで一年を過ごしましたが
Diğer adalarda da Kısa Kulaklı Baykuşlar vardır fakat sadece bu adadakiler bu şekilde avlanmayı öğrenmişlerdirKalousi se vyskytují i na dalších ostrovech, ale jen na Genovese se naučili takto lovit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod