Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Мусимо бо до острова якогось пристати.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Нам должно быть выброшенными на какой-нибудь остров.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››אך השלך נשלך אל אחד האיים׃
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››ولكن لا بد ان نقع على جزيرة
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››只 是 我 們 必 要 撞 在 一 個 島 上
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››只是 我 們 必要 撞在 一 個 島上
Beagle adadan adaya dolaştığından,Darwin kıyıya çıkmak için her fırsatı değerlendirdiAle během plavby souostrovím nevynechal jedinou příležitost k vystoupení na břeh.
Beagle adadan adaya dolaştığından,Darwin kıyıya çıkmak için her fırsatı değerlendirdiDar pe măsură ce Beagle trecea de la o insulă la alta, profită de orice ocazie ca să coboare pe uscat.
Beagle adadan adaya dolaştığından,Darwin kıyıya çıkmak için her fırsatı değerlendirdi'Ομως, καθώς το Μπιγκλ σταματούσε από νησί σε νησί... εκμεταλλεύτηκε κάθε ευκαιρία να κατέβει στη στεριά.
Beagle adadan adaya dolaştığından,Darwin kıyıya çıkmak için her fırsatı değerlendirdiПо мере продвижения судна "Бигль" вдоль островов, он всякий раз спускался на берег, проводя исследования.
Beagle adadan adaya dolaştığından,Darwin kıyıya çıkmak için her fırsatı değerlendirdiאך כש"ביגל" דילגה בין אי למשנהו .הוא ניצל כל הזדמנות לעלות לחוף
Beagle adadan adaya dolaştığından,Darwin kıyıya çıkmak için her fırsatı değerlendirdiلكن كما بيغل قفز من الجزيرة إلى الجزيرة أخذ أيّ فرصة للذهاب على اليابسة
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımEla deu à luz, eu aparei o bebé e vim-me embora da ilha.
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımElle a accouché, j'ai pris le bébé, j'ai quitté l'île,
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldım원주민 여성이 출산을 하게 되어 제가 그 아기를 받았고, 그 뒤 섬을 떠났습니다.
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımKobieta urodziła, odebrałem poród, opuściłem wyspę.
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımSie gebar ihr Kind, ich brachte es auf die Welt und verliess die Insel.
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımZij beviel met mijn hulp en ik verliet het eiland.
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımЯ принял у неё роды и уехал с острова.
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımהיא ילדה, אני תפסתי את התינוק, ירדתי מהאי,
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımلقد أنجبت، وأستقبلت طفلها، وغادرت الجزيرة،
Bebeğini doğurdu, kucağıma bebeği aldım ve adadan ayrıldımサンフランシスコに戻ると 多くの報道陣に囲まれました
Ben birkaç günlüđüne adadaki eve gidiyorum.I am going to house in the island for a few days.
Bu adada kullandıkları para biriminden olsun.거기 실제 발행된 화폐가 들어있었고
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.그 섬에는 2에서 3마일(약 3.2 ~ 4.8km) 안에 새로운 언어를 발견할 수 있는 장소들이 있습니다.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Acolo există locuri unde poți să dai de o altă limbă la fiecare 3 sau 5 km.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Ada tempat di pulau itu di mana kita bisa menemui bahasa baru setiap dua atau tiga mil.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Có những nơi trên đảo mà bạn có thể gặp loại ngôn ngữ mới trong mỗi vòng bán kính 2 hoặc 3 dặm.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Der er steder på den ø, hvor man kan støde på et nyt sprog for hver 3-6 kilometer.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Det finns platser på den ön där man kan träffa på ett nytt språk varje två till tre miles.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Er zijn plekken op dat eiland waar je om de drie, vier kilometer een nieuwe taal kunt tegenkomen.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Es gibt Orte auf dieser Insel, wo sie alle drei oder vier Kilometer auf eine neue Sprache treffen können.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Há lugares, naquela ilha, onde se pode encontrar uma nova língua a cada 3 ou 4 km.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Hay lugares en esa isla donde se puede encontrar una lengua nueva cada 3 ó 4 kilómetros.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Il y a des endroits sur cette île où vous pouvez tombez sur une nouvelle langue chaque 6 ou 7 kilomètres.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Na tomto ostrově jsou oblasti, kde můžete narazit na nový jazyk každé dvě, tři míle.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Na tomto ostrove sú miesta, kde sa môžete stretnúť s novou rečou každých 3 až 5 kilometrov.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Obstajajo kraji na tem otoku, kjer na novi jezik naletite vsaki dve ali tri milje.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Są tam miejsca, gdzie język zmienia się co 2 czy 3 mile.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Vannak azon a szigeten olyan helyek, ahol két-három mérföldenként találkozhatsz új nyelvvel.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Vi sono luoghi nell'isola in cui potete imbattervi in una nuova lingua ogni 4 o 5 chilometri.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Υπάρχουν μέρη σε αυτό το νησί όπου μπορείς να συναντήσεις μια νέα γλώσσα κάθε δύο ή τρία μίλια.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.И есть места на этом острове, где можно встретить новый язык через каждые две или три мили.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.Има места на този остров, където можете да попаднете на нов език на всеки 2-3 мили (3-5 километра).
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.На цьому острові є місця, де що дві-три милі наштовхуєшся на іншу мову.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.ישנם מקומות על האי הזה בהם אתם יכולים לפגוש בשפה חדשה כל 3 עד 5 קילומטרים.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.هناك مناطق في تلك الجزيرة حيث تصادف لغة جديدة على مسافة ميلين أو ثلاثة أميال من اللغة السابقة.
Bu adada öyle yerler vardır ki, her iki ya da üç milde yeni bir dille karşılaşabilirsiniz.進むごとに別の言語に 出会えるところもあります 信じがたいでしょうが 以前
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırNa tomto ostrově je jídlo vzácné a jediný způsob jak jej získat vypadá jako sebevražda.
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırPe această insulă, mâncarea e puţină şi singura cale de a o găsi implică o misiune ce pare sinucigaşă.
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırΣτο νησί, η τροφή είναι δυσεύρετη. Ο μόνος τρόπος εύρεσης είναι αποστολή αυτοκτονίας.
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırНа этом острове очень мало пищи, единственный способ добыть её - спрыгнуть со страшных скал вниз в океан.
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktır,באי הזה, קיים מחסור במזון והדרך היחידה למצוא אותו .דורשת משימה הנראית כהתאבדות
Bu adada yiyecek kıttır ve ona ulaşmanın tek yolu intihar anlamına gelen bir göreve çıkmaktırعلى هذه الجزيرة، الغذاء نادر والطريقة الوحيدة لإيجاده تتضمّن مهمّة التي تبدو إنتحارية
Bu Galapagos'ta herhangi bir adada bulunan en yoğun nüfusturĐó là nơi tập trung nhiều rùa nhất, hơn bất cứ nơi nào ở Galapagos.
Bu Galapagos'ta herhangi bir adada bulunan en yoğun nüfusturE cea mai mare concentraţie din Galapagos.
Bu Galapagos'ta herhangi bir adada bulunan en yoğun nüfusturJe to největší koncentrace těchto živočichů na Galapágách.
Bu Galapagos'ta herhangi bir adada bulunan en yoğun nüfusturΕίναι ο μεγαλύτερος πληθυσμός στα Γκαλαπάγκος.
Bu Galapagos'ta herhangi bir adada bulunan en yoğun nüfusturЭто самая большая популяция на всех Галапагосах.
Bu Galapagos'ta herhangi bir adada bulunan en yoğun nüfusturזהו הריכוז הגדול ביותר .שנמצא במקום כלשהו בגלאפאגוס