Maldivler, resmî adıyla Maldiv Cumhuriyeti, Hint Okyanusu'nda 1.200 adadan oluşan bir devlettir.Maldiivid (ametlikult Maldiivi Vabariik) on saareriik India ookeanis.
Adada önemli arkeolojik sitlerden bazıları bulunur.Poolsaarel on mitmeid suuri liivakõrbeid.
1602'de Portekizliler İranlılar tarafından adadan uzaklaştırılmıştır.1629 rüüstasid saari hispaanlased.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.Seejärel tapsid tema väed kõik linna meessoost elanikud.
İrili ufaklı yaklaşık 70 adadan, 20'sinde yerleşim vardır.Koosneb üle 70 saarest, millest 20 on asustatud.
Gerçekten de adada daha önceden bulunmuştur.Varem on sel kohal olnud Saare küla.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Ühistransporti ei ole, saarel on palju taksosid.
Yaklaşık 350 adadan oluşmaktadır.Sellel asub umbes 50 saart ja saarekest.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.Turism ei ole saarel arenenud.
Adada bol çağlayanlı birçok ırmak bulunmaktadır.Saarel on palju endeemseid liike.
Adada fener bulunur.Saarel leidub liivaluiteid.
Adada, hepsi Livorno'ya bağlı olmak üzere 8 adet yerel yönetim bulunmaktadır.Rajoonis on 18 kohalikku omavalitsust kokku 60 asulaga.
Adada yıllık yağış ortalamaları 2.500 ila 3.000 mm arasındadır.Aasta keskmine sademete hulk on sellel saarel isegi suurem, umbes 2500 mm.
Oyun bir adada farklı lokasyonlarda geçer.Linnus on asunud eri aegadel saare eri osades.
Kölelik kaldırılmış olsa da ücret karşılığı zorunlu çalıştırılma uzun yıllar adada devam etmiştir.Kuigi orjus oli kaotatud, tähendasid maksud praktikas sunnitööd.
Adada hiçbir insan yaşamaz.Rohkem inimesi saarel ei ela.
Adada aynı adla Afognak köyü bulunur.Saarel asub samanimeline küla.
Adada yaklaşık 4.500 kişi yaşar.Saarel elab umbes 6500 inimest.
Adada doğal bitki örtüsü bulunmaktadır.Saarel on looduskaitseala.
Adada önceleri tütün yetiştirilirken 17. yüzyılda, daha kârlı olan şeker üretimine geçildi.19. sajandil oli saarte valdav sissetulekuallikas suhkruroo kasvatamine.
Adada yaklaşık 20 domuz ve piglets bulunur.Saarel on ka mõned viigipuud ja kaktused.
Ancak adada onları ejderha yapılı kuşlar karşılar.Lindudest elab saarel kaljukajakas.
Tüm adadaki hükümranlık hakları Birleşik Krallık'a aittir.Saar on suveräänsete õigustega üksus Norra kuningriigi koosseisus.
Adadaki ilk insan izlerinin görülmesi bundan 9000 yıl öncesine Neolitik Çağ'a tarihlendirilmektedir.Peale selle on protokirjutamise jälgi täheldatud juba alates varajasest neoliitikumist 9 tuhat aastat tagasi.
Adadaki ilk yerleşkenin valisi,Lawson adında bir İngilizle karşılaştıעם המושל שהיה ראשון .המתיישבים מעולם בגאלאפאגוס .אנגלי בשם לואסון
Adadaki ilk yerleşkenin valisi,Lawson adında bir İngilizle karşılaştıمن قبل حاكم أول مستوطنة في غالاباغوس، رجل إنجليزي يدعى لوسن
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Am mers pe insula Alcatraz şi am locuit pe insulă câteva săptămâni.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Fui a Alcatraz e vivi na ilha durante várias semanas.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Ich ging nach Alcatraz und lebte für einige Wochen auf der Insel.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Je suis allé à Alcatraz, et j'ai vécu sur l'île pendant plusieurs semaines.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.그래서 제가 알카트라즈 섬으로 가서 몇 주일 동안 지내게 되었습니다.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Pojechałem na Alcatraz i mieszkałem na wyspie przez kilka tygodni.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Sono andato a Alcatraz, e ho vissuto sull'isola per diverse settimane
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Yo fui a Alcatraz y viví en la isla durante varias semanas.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Аз отидох до Алкатраз и живях на острова за няколко седмици.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.Я отправился на Алькатрас и провёл на том острове несколько недель.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.אני הלכתי לאלקטרז, וחייתי על האי מספר שבועות.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.ذهبت الى الكاتراز، وعشت على هذه الجزيرة لعدة أسابيع.
Alcatraz'a gittim ve birkaç hafta o adada yaşadım.出産を介助し 赤ん坊を取り出し 島を離れました
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Ale musíme naraziť na jakýsi ostrov.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››A musimy opaść na niektórej wyspie.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Contudo é necessário irmos dar em alguma ilha.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Dar trebuie să dăm peste un ostrov.``
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Egy szigetre kell pedig nékünk kivetõdnünk.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››그러나 우리가 한 섬에 걸리리라 하더라
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Maar wat ons schip betreft, dat zal op een of ander eiland aan de grond lopen."
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Ma è inevitabile che andiamo a finire su qualche isola»
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Mais nous devons échouer sur une île.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Mámeť se pak dostati na nějaký ostrov.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Men på en ö måste vi bliva kastade.»
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Men vi må strande på en Ø."
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Men vi skal strande på en eller annen ø.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Moramo se pa nameriti na neki otok.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Mutta jollekin saarelle meidän täytyy viskautua."
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››nhưng chúng ta chắc sẽ bị tấp lên một hòn đảo nào.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››nhưng chúng_ta chắc sẽ bị tấp lên một hòn đảo nào .
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Pero es necesario que demos en alguna isla
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Tetapi kita akan terdampar nanti di pantai suatu pulau.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Wir müssen aber anfahren an eine Insel.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Πρεπει δε να πεσωμεν εις νησον τινα.