Özelikle 1960'lı yıllardan sonra adada su sıkıntısı oluşmaya başlamıştır.Тільки з 1960-х років на острів стали ходити перші теплоходи з туристами.
Adada yarı tropikal bir iklim görülmektedir.На острові тропічний клімат.
Adada aynı zamanda Katergo adında bir çıplaklar plajı bulunmaktadır.На острові також знаходиться маяк на мисі Саричеф.
Adada yaklaşık 4.500 kişi yaşar.На острові проживає близько 450 чоловік.
Severnaya Zemlya üç büyük adadan oluşur.Індонезійська частина Борнео займає три четвертих острова.
İş merkezlerinin büyük çoğunluğu bu adada bulunur.Загалом більша частина головних міст Японії розташовані на цьому острові.
Meskun olmayan adada bir tatlı su kuyusu, doğu kesiminde de küçük bir liman vardır.На безлюдному острові є колодязь з прісною водою, а в східній частині — невелика гавань.
Adada, 10. yüzyıldan kalma, bugün sadece bazı kalıntıları mevcut olan bir manastır vardır.На острові є монастир, датований 10 століттям, від якого сьогодні збереглися лише деякі залишки.
Geçtiğimiz yıllarda adadan çıkarılan taşlardan İstanbul mendirekleri ve limanları yapılmıştır.В минулі роки Стамбульські хвилерізи і порти були побудовані з каміння, вивезеного з острова.
Adadaki taş ocağı terk edilmiştir.Кар'єр на острові занедбаний.
Neredeyse adada yaşayan her aile bir üyesini fırtınaya vermiştir.Prakticky každá rodina žijící na ostrově ztratila v bouři alespoň jednoho svého člena.
Kral buna kızar, kızını adadaki manastıra kapatır.Král se toho bojí a svou dceru zavře do věže.
Adada ise Claire kaybolmuştur.Aaron se narodil Claire na ostrově.
Robinson ile Cuma adada geçinip giderler.Pátek Robinsonovi pomáhá s životem na ostrově.
30 Nisan 534/535'te Amalasuntha sürgünde iken bu adada hamamda iken boğularak öldürüldü.Zde také byla Amalaswintha dne 30. dubna roku 534 nebo 535 zavražděna při koupeli.
Gerçekten de adada daha önceden bulunmuştur.Dříve hnízdil také na severním ostrově.
Adada tatlı su olmadığından içme suyu adaya teknelerle getirilmektedir.Jelikož na ostrovech není pitná voda, je nutné ji dovážet z pobřeží.
Başlıca iki büyük (North Island ve South Island) ve birçok küçük adadan oluşur.Tvoří ho dva velké ostrovy, Severní a Jižní, a další menší ostrůvky.
Adada yaklaşık 8.000 kişi yaşamaktadır.Na ostrově trvale žije přibližně 8 000 lidí.
990'dan fazla adadan oluşur.V průlivu se nachází více než 90 ostrovů.
Adada ikâmet yoktur.Na ostrově nemrzne.
Adada üç önemli kale bulunmaktadır.Na ostrově byly ukryty tři významné poklady.
38 adadan oluşur.Skládá se z 38 obcí.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Robinson Crusoe na ostrově zvířátek.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Na ostrově žijí pouze králíci.
Adadaki en büyük yerleşim birimi, adanın kuzeybatı kıyısındaki Sal Rei'dir.Hlavním městem ostrova je přístav Sal Rei, ležící na jeho severozápadě.
Julia, sürgüne gönderilmesinden yirmi yıl sonra aynı adada öldü.Julia zemřela v roce 29 na tom samém ostrově, kam byla před lety vyhoštěna.
1842 yılından beri Yeni Zelanda'ya bağlı olan takımada 10 adadan oluşur.Ostrovy patří od roku 1842 Novému Zélandu.
Kahramanlar onu terkederek adadan gidebilirler.Trosečníci se zachrání na pustém ostrově.
Endonezya 17.508 adadan oluşur.Indonésie je stát v jihovýchodní Asii a Oceánii tvořený 17 508 ostrovy.
Adadaki ilk tarım yerleşimleri.Jednalo se o první farnost na ostrově.
Devrim adada ilk başta iyi karşılandı.K revoluci se připojil již v jejím začátku.
Denizin ortasındaki bir adada, küçük bir kulübede yaşamaya başlarlar.Doplaví se do středu jezera na malý ostrov.
Adada doğal bitki örtüsü bulunmaktadır.Na ostrovech se vyskytuje polopouštní rostlinstvo.
Her adada oteller ve lokantalar hizmet vermektedir.Na ostrově se pronajímají a prodávají chatky turistům.
Uçaktaki 9 kişide hayattadır ancak adada mahsur kalmıştır.Zahynulo přitom 9 námořníků, kteří jsou pohřbeni na ostrově Hoy.
Yahudilerin adadaki varlığı, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Doğu Avrupa'dan gelen Aşkenazlarla tekrar canlandı.Dnes slouží židům, kteří se po druhé světové válce přistěhovali ze severní Afriky.
Adada her yıl festivaller düzenlenir.Každoročně se koná na ostrově filmový festival.
Ertesi yıl Müslüman güçleri adadaki Taotmina'ya eriştiler.Již příštího roku muslimské síly vstoupily na území Zajordánského panství.
Adada bir minibüs bulmuştur.Na ostrově existuje autobusová doprava.
Günümüzde adada yaşayan tek kaplan türü Sumatra kaplanıdır.Jediný větší ostrov, na kterém se tygr udržel, je Sumatra.
Adada 1922 yılında yapılmış bir deniz feneri bulunmaktadır.Do kostela byl v roce 1922 zavedený elektrický proud.
İrili ufaklı birçok adadan oluşmaktadır.Ostrov je obklopen četnými malými ostrůvky.
Kuyruk kısmı kazazedelerinin adadaki ilk kırk sekiz günü "The Other 48 Days" bölümünde anlatıldı.Stația Săgeata a apărut prima dată în serial în episodul Celelalte 48 de zile.
Adada Kuzey İrlanda ve İrlanda bulunmaktadır.Este prezent atât în Republica Irlanda, cât și în Irlanda de Nord.
Adada bungee jumping, su kayağı ve paintball gibi extreme sporları yapmak mümkündür.Se pot practica sporturi extreme, cum ar fi bungee jumping, schi nautic și paintball.
Adada gibi görünüyorlar.Pe insule se găsesc ca.
Daha sonra bilinmeyen bir sebeple adadan ayrılır.Cu toate acestea din 2011 această specie a abandonat insula, din motive necunoscute.
Adada üç önemli kale bulunmaktadır.Pe insula Capri se află trei localități mai importante.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Nu există transport public pe insulă, însă se pot găsi taxiuri.
Japon Takımadaları toplam 6852 adadan oluşmakta olup bunlardan 430'unda yerleşim bulunmaktadır.Arhipelagul constă din 6.852 de insule, dintre care 430 sunt nepopulate.
698 adadan sadece 47'sinde en az bir kişi yaşamaktadır.Dintre cele 698 de insule numa 47 sunt locuite, în sensulcă insula respectivă are cel puțin un rezident.
Adada bir havaalanı vardır.Insula dispune de un aeroport în nord.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Se crede că pe insulă trăiau dinozauri pitici.
Adada Walt, Locke'un tavla oynadığını görerek yanına gider.Clover l-a cunoscut pe plajă, în timp ce juca volei.
Kıbrıs merkezli olan gazete, adadaki ilk gazeteydi.Între timp, cuplul era mereu pe prima pagină a ziarelor.
Büyük çoğunluğu adadaki beş ulusal parkta olmak üzere sayıları 400 ile 500 arasındadır.Sunt de aproximativ patru sau cinci dintre aceste structuri în fiecare provincie a Egiptului.
Adada 1873 yılında çiçek ve 1888 yılında enflüanza salgınları olmuş ve çok kişi ölmüştür.Acești ani au adus prosperitate, dar epidemia holerică din 1873 și inundația din 1878 au luat multe vieți.
Avrupa'daki tek çöl bu adadadır.Este localitatea cea mai septentrională din insulă.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.În prezent turismul este foarte dezvoltat.