Ana içeriğe geç
Sözlük

adada ile cümle

adada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Adadaki 13 milyon zeytin ağacından yılda 50 bin ton dolayında zeytinyağı çıkarılmaktadır.Anual din lac sunt pescuite 150 tone de pește.
Ada ülkesi, ana bölgesi bir ya da birçok adadan oluşan ülkeler için kullanılan terim.O țară insulară este o țară compusă din o insulă, mai multe insule sau o parte de o insulă.
Adada iki tane yanardağ bulunmaktadır: Haleakala ve Mauna Kahalawai.Pe insulă se află două așezări și anume: Kunoy și Haraldssund.
Şehirdeki finans bölgesi bu adadadır.Pe această insulă se găsește orașul Montreal.
Adada her yıl festivaller düzenlenir.In aceasta regiune are loc festivaluri aproape zilnic.
Sabık İmparatoriçe kısa bir zaman sonra bu adada öldü.De asemnea, regina a plecat într-un scurt exil.
Bitki örtüsü ve hayvanlar: Bitki örtüsü adada çok azdır.VEGETAȚIA ȘI FAUNA: Putem spune despre acest parc că este sărac din punct de vedere natural.
Adada bulunan 6 jandarma'yı esir aldılar ve adaya İtalyan bayrağını çektiler.Patru mexicani au fost uciși înainte de a înălța drapelul Mexicului în acel loc.
Adada 40 kadar dere bulunur.Pe insulă există 11 înălțimi.
Gerçekten de adada daha önceden bulunmuştur.Insula a fost locuită încă din antichitate.
Adada en yaygın spor hokeydir.Cel mai popular sport din regiune este hocheiul.
Çok nadir bulunur ve hatta yalnızca bir adada kalmış olabilir.Nagyon ritka, és lehetséges, hogy csak az egyik szigeten fog megmaradni.
Adadaki en büyük yerleşim George Town'dur.A sziget legnagyobb települése George Town volt.
Fransız Polinezyası'nın başkenti Papeete'de bu adada bulunmaktadır.A szigeten található Francia Polinézia fővárosa, Papeete is.
İki adam bir adada tek başlarına olsunlar.A két gyerek egyedül maradt a szigeten.
Adada ise Hurley Libby'nin mezarında Libby'i çok özlediğini belirtir.A szigeten Hugo éppen Libby sírjánál áll és szomorkodik.
38 adadan oluşur.Legalább 33 szigetből áll.
Kraliçenin adada kullanılan unvanı "Man'ın Efendisi"dir.Man szigetén a brit uralkodó címe a „Mann Lordja” (Lord of Mann).
Adada, Türkiye'nin başka bir yerinde bulunmayan pek çok tür bulunmaktadır.Sehol máshol a szigeten nem található ennyi halomsír.
Miles ve Charlotte adada kalmaya karar verir.Dan és Charlotte megérkeznek a szigetre.
Malta takımadaları 3 büyük, 2 küçük adadan oluşur.A szigetcsoport három nagyobb és két kicsi szigetből áll.
Adada birçok sinema filmi çekildi.Több természetfilmet is forgattak a szigeten.
Juliet, adadaki hamile kadınların bu odaya geldiklerini ve burada öldüklerini söyler.Juliet tudatja a dokival, hogy a szigeten a terhes nők elhaláloznak és ere kerestek megoldást.
Japonya'yı oluşturan dört ana adadan üçünde bulunurlar (Honshu, Shikoku ve Kyushu).A négy nagy japán szigetből hárman fordul elő, Honsún, Sikokun és Kjúsún.
Bu ilerlemede her adadan asker ve rehine alındı.Addigra az összes hágót és vízlelőhelyet katonák lepték el.
Hatta bu adadaki savaş hakkında çok az haber yapılmıştı.Nagyon kevés dolgot tudunk egyelőre a Sziget történelméből.
Adada daha önce kullanılmış, fakat şimdi kullanılmayan madenler bulunur.Egykor szénben gazdag volt, de mára a szénbányái kihaltak.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.2004-re az antarktiszi ózonlyuk 20%-kal kisebb lett.
Devrim adada ilk başta iyi karşılandı.A forradalom első éveiben biztonságban volt.
Adada 1 cami, 2 kilise, 3 manastır bulunmaktadır.Belgium: 2 ház, 3 szerzetes.
Adada bir havaalanı vardır.A sziget rendelkezik repülőtérrel.
Üzerinde 2 konik tepe bulunan adada yerleşim birimi ya da turistik tesis bulunmamaktadır.Két olyan karsztbarlang van a szigeten, amelyek kisérő nélkül is látogathatók.
Adadaki 19 seçim bölgesinin her birinin başında bir yönetici (comissioner) bulunur.Mind a 19 megyében egyfordulós, listás választás van.
İrili ufaklı yaklaşık 70 adadan, 20'sinde yerleşim vardır.A kisebb Nikobár-csoport kb. 22 szigetéből 10 lakott.
Adada sürekli olarak zaman patlamaları olur ve Daniel Rousseau ile karşılaşır.Hirtelen kinyílik egy ajtó, és megjelenik Danielle Rousseau.
Adada tatlı su olmadığından içme suyu adaya teknelerle getirilmektedir.A szigeten nincs természetes ivóvíz, azt tankhajókkal Rodoszról szállítják.
Saint Lucia dahil birçok adada da birçok kişinin de hayatını almıştır.Az utóbbi időben Szent Ilonáról többen is a szigetekre járnak dolgozni.
İnsula kelimesi latince adadan türetilmiştir.Az inzulin nevét a latin insula (sziget) szóból kapta.
Her bir tür yalnızca tek bir adada dağılım gösterir.Sok faj elterjedése, csak egy-egy szigetre korlátozódik.
Adada hiçbir insan yaşamaz.Egyik szigeten sem élnek emberek.
Adadan önce 4 yıl tekerlekli sandalyede felçli olarak yaşamıştır.Henry azt állítja, hogy négy hónappal ezelőtt került a szigetre.
Turnuva bir adada gerçekleştirilecektir.Vélhetően egy szigeten fog játszódni.
Adada 4 taksi ve motorsikletler kiralanabilir.Az utazási lehetőségeket a négy taxi és a motorkölcsönzők biztosítják a turistáknak.
Çünkü o asi idi ve adadan kesinlikle kurtulmak istiyordu.Látszik rajta, hogy mindenáron el akarja hagyni a szigetet.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.Nagyon fejlett a turizmus.
Adada üç önemli kale bulunmaktadır.A szigeten három község található.
Üçlü takım olur ve adadan kaçmayı başarır.Végül is Máris kieszel egy megoldást, amivel elmenekülhetnek a szigetről.
Bu adada daha çok denizcilikle uğraşanlar yaşamaktaydı.A szigeten több hajótulajdonos élt.
Adada yetişen bu kuş üzümü tamamen buraya özgü, küçük ve tatlı çekirdekli bir meyvedir.Őshonos a szigeten a Zante szőlő, ami egy kis, édes, mag nélküli szőlőfajta.
Avrupa'daki tek çöl bu adadadır.Lehet, hogy az utolsó biztonságos hely ezen a szigeten.
Adada otomobiller yasaktır.Az Autópályán tolatni tilos.
Bölüm John Locke'ın adadan ayrılarak parlamaları sona erdirmesiyle başlar.John Locke nem aggódik attól, hogy megázik.
Adada gibi görünüyorlar.Olyan, mint a Factory .
Sabık İmparatoriçe kısa bir zaman sonra bu adada öldü.A királynő azonban nem sokkal később elhunyt Senlis-ban.
Adada tarih öncesi zamana ait insan izleri bulunmuştur.Unije szigetén már a történelem előtti időkben is éltek emberek.
Yunanların saldırısına uğrayan Türkler, adadaki hisara çekildi.Karácsony este a görögök megtámadták a szigeten élő törököket.
Adada fener bulunur.Hideg sátrak a Szigeten.
Locke ise bu adanın "özel" olduğunu belirterek bu adada gerçekleşen her şeyin bir sebebi olduğunu söyler.Locke väittää saaren olevan ”erikoinen” ja että kaikki, mikä tapahtuu saarella, tapahtuu syystä.
Bella ve Edward ise bu adada balayı yapıyor.Edward ja Bella viettävät kuherruskuukautensa saarella.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Jack näkee jälleen pukumiehen ja jahtaa tätä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod