Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japan är en ögrupp bestående av 6 852 öar.
Adadaki çoğu otel Kuzeybatı Providence Kanalı'nı gören güney sahili boyunca konumlanmıştır.De flesta hotell på ön ligger längs den södra stranden som vetter mot nordväst Providence Channel.
Nüfusu 2001 yılı itibarı ile 7 olarak gösterilmekte; fakat adada kalıcı yerleşim bulunmamaktadır.Enligt folkräkningen 2001 har ön 7 invånare men det finns inga permanenta bosättningar på Kornat.
Adada, hepsi Livorno'ya bağlı olmak üzere 8 adet yerel yönetim bulunmaktadır.Ön är indelad i åtta kommuner som alla tillhör provinsen Livorno.
81. Piyade Tümeni ise adada bulunduğu süre boyunca tam 3000 asker kaybetti.81:a infanteridivisionen hade över 3000 förlorade man under sin tid på ön.
Adada bir havaalanı vardır.På ön finns en flygplats.
Rusları adadan uzaklaştırmayı başardı.Men kommer de att lyckas ta sig ifrån ön?
Adadaki ilk solucan, 1993 yılında incelenmek üzere alınmış bir toprak örneği içinde tesadüfen bulunmuştur.Långskägg hittades i området vid en inventering som genomfördes 1993.
Japonya'yı oluşturan dört ana adadan üçünde bulunurlar (Honshu, Shikoku ve Kyushu).Arten förekommer på tre japanska öar (av fyra) Honshū, Shikoku och Kyūshū.
Organizasyona 15 adadan 600 katılımcı ve temsilci katıldı ve yedi spor dalında mücadele ettiler.Första gången deltog 15 öar med 600 deltagare och ledare i sju idrotter.
Adada araba, dükkân ve su hizmeti bulunmamaktadır.Det finns ingen försäljning av vatten eller mat på ön.
O tarihlerde adada oynanan futbol tam anlamıyla amatörce idi.Fotbollsturneringen vid OS var som sagt bara öppen för amatörer.
Gerçekten de adada daha önceden bulunmuştur.Det har tidigare funnits bofasta på ön.
Adada üç önemli kale bulunmaktadır.Det finns tre stugor på ön.
Adadaki turistik bölgeler kuzeyde eski Corralejo kasabası ve Jandia'da Morro kasabası cıvarlarındır.De huvudsakliga turistområdena ligger omkring städerna Corralejo i norr och Morro Jable i Jandia.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Det förekommer ingen privat biltrafik på ön.
Ayrıca adada değişik maymun çeşitleri vardır.På ön bor ett antal olika fågelarter.
Adada yaşayan birçok sivil Japonya'ya kaçmıştır.Många av dessa tjänstemän flydde ön vid Japans invasion.
Yunanların saldırısına uğrayan Türkler, adadaki hisara çekildi.Samtidigt tvångsförflyttades turkar tvingas till ön.
Fiji, ( 106'sı ıssız) 322 adadan ve 522 küçük adacıktan oluşur.Fiji består av ungefär 332 öar, varav 110 är bebodda, och 522 mindre holmar.
1783'te, İzlanda'daki Laki volkanının patlamasıyla, adada üç mil küp kadar lav yayıldı.År 1783 inträffade ett våldsamt utbrott från vulkanen Laki på Island.
Adada toplanan verginin ada için harcanması kararlaştırıldı.Dessutom har det upprättats förbindelse med taxibåt förlagd till ön.
Adada yaklaşık 8.000 kişi yaşamaktadır.På ön bor omkring 85 000 invånare.
Sokotra'daki insanların neredeyse hepsi ana adada yaşamaktadır.På Gotland uppträder de över praktiskt taget hela ön.
38 adadan oluşur.28 byggda för Australien.
Adada yaşayanların çoğunluğu Afrika kökenlidir.De flesta av dem har sitt ursprung i Afrika.
Adada Westin otel şirketinin kullandığı az sayıda kulübe bulunur.En aspekt av detta är frånvaron av höga hotellbyggnader på ön.
Ada volkanık asıllıdır ama günümüzde adada volakanik faaliyet görülmemektedir.Bora Bora är inte en atoll eftersom det fortfarande finns en vulkanö i mitten.
19. yüzyılın ortalarında adadaki Türk nüfusu, toplam ada nüfusunun %16'sına kadar çıkmıştı.Under det trettioåriga kriget förlorade staden 84 % av sina invånare.
Adadaki en uzun ağaç 1.2 metre boyuyla bodur söğüt (Salix spp.; Inaqacit, Uqvigar) türleridir.Den största ön i sjön är Stuorrasuolu (1,1 hektar).
Yine de Yahudiler adada yaşamaya devam etti.Även judar bodde i området.
Adada gibi görünüyorlar.Вулиця була як на острові.
Melisso, Ruggiero'yu burayı hemen geride bırakıp kendini adadan kurtarmanın imkanı olmadığını ona ikaz eder.Мелісо попереджає Руджеро, що він не може зараз покинути острів.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Вона пропонує разом спробувати втекти з острова.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.На острові добре розвинений туризм.
Yaklaşık 1700 adadan oluşur.Він складається з близько 7 тисяч островів.
Buranın üç adadan oluştuğu bilinmiyordu.Невідомо чи існували насправді ці острови.
İki adam bir adada tek başlarına olsunlar.Вона залишається одна на острові.
Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.Також на острові є злітно-посадкова смуга.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Після корабельної аварії моряк Робінзон Крузо опиняється на безлюдному острові.
Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar.Хлопці три дні рили окопи, аби вибратися з пекла живими.
2011 sayımına göre adada 814 kişi ikamet etmektedir.За даними перепису населення 2011 року у селі проживали 814 осіб.
1553-1555 yılları arasında adada başarıyla savaşır.1553–55 роки він провів в битвах з французами на острові.
Ancak yine de adada sorun çözülemedi.Але на цьому негаразди острова не скінчились.
Oğuz Han ilk eşini bir gölün ortasındaki adada yer alan bir ağacın kovuğunda bulmuştur.У третій арці показується що сталося з хлопцем після того як він впав в річку в першій.
Adada sebze olarak Kerguelen Lahanası yetişmektedir.З рослинності на острові зростає лише трава в основі коси.
698 adadan sadece 47'sinde en az bir kişi yaşamaktadır.Із 718 островів тільки 47 мають постійне населення.
Yaklaşık olarak bu zamanlarda NASA rehberleri adada şiddetli anormal sıcaklık değişimleri gözlemlemiştir.Приблизно в той же час супутники NASA фіксують на острові різкі температурні аномалії.
1982'de adada dağcılık faaliyetleri yasaklanmış, 1986'da ise tüm giriş çıkışlar durdurulmuştur.З 1982 сходження, а з 1986 й доступ на острів, були заборонені.
Adada yerleşim sadece Edinburgh of the Seven Seas denilen merkezdedir.Єдиний острів із постійним населенням, що мешкає в єдиному населеному пункті архіпелагу Единбург семи морів.
Adada araba ve bisiklet ile ulaşım yasaktır.Проте автомобілі та велосипеди використовувати на острові заборонено.
Adada bir havaalanı vardır.На острові знаходиться аеропорт.
Bir ihtimale göre adada o zamanlar bolca bulunan jáwa-wut bitkisinden dolayı bu adı almıştır.Острів був так названий, ймовірно, через велику кількість кіз, яких там тримали.
Lefkoşa adadaki dört piskoposluktan biriydi.Герберт — один із четирьохсопочних островів.
Ayrıca bu adada Akliman feneri bulunmaktadır.Також на острові знаходиться автоматичний маяк.
13.000 nüfusuyla adadaki en büyük kasabadır.Біля міста знаходиться найбільша мілина островів.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.На островах немає громадського транспорту.
Bu tarihten önce, Kıbrıs Rumlarının kökeninin parçası olan Eteokıbrıs halkı adada mevcuttu.Причиню цього є довший сезон дощів у цій частині острова.
Saldırıya uğrayan adada pek çok ev yandı.В наслідок обстрілу багато будівель села згоріли.
Elliot burada garip şeyler olduğunu anlıyor ve adadan kurtulmaya çalışıyor.Бен запитує, чи правда він хоче знищити острів.