Buranın üç adadan oluştuğu bilinmiyordu.Daarop werd vastgesteld dat het eiland niet bestond.
Adadaki birçok kamu arazisi serbest girişimcilere açılmıştı.Op het eiland waren evenwel vele bewoners sympathisant van de geconfedereerden.
İrili ufaklı yaklaşık 70 adadan, 20'sinde yerleşim vardır.Van de ongeveer 100 eilanden zijn er 17 bewoond.
Adada tarih öncesi zamana ait insan izleri bulunmuştur.Op het eiland zijn sporen van prehistorische bewoning aangetroffen.
Adada bir havaalanı vardır.Op het eiland staat echter wel een hotel.
Adada en çok konuşulan üç dil vardır.Er zijn mogelijk meer talen op het eiland gesproken.
Ama daha sonra adadakiler için ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamıştır.Hoe gezond bewees hij vervolgens op de atletiekbanen.
Bu adada çok takdir ettiği Claude Monet ile tanıştı ve arkadaş oldu.Daar ontmoette hij Claude Monet, die veel belangstelling voor hem toonde.
O gece Silver, Hawkins ve diğerlerinin adadan kaçışını organize eder.Daar er een storm aankomt, blijven Griswold en Sherman die nacht op het eiland.
Zeytin üretimi adada köklü bir tarihi geçmişe dayanır.Ouwe Sunderklaas heeft al een lange traditie op het eiland.
Adada 40 kadar dere bulunur.Er zijn vier honderdplussers in de oblast.
Cromwell adadaki Katolik İrlandalı halka oldukça zorlu varlık koşulalrı dayatır.Cromwell veroverde het katholieke Ierland daarentegen met bruut geweld.
Adada bol miktarda sincaba rastlanır.Op het eiland bevinden zich vele stroompjes.
698 adadan sadece 47'sinde en az bir kişi yaşamaktadır.Spośród 698 wysp w 2001 r. tylko 47 było zamieszkiwanych co najmniej przez jedną osobę.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.W zemście kobiety wymordowały wszystkich mężczyzn na wyspie.
Endonezya 17.508 adadan oluşur.Indonezja jest państwem wyspiarskim, położonym na 17 508 wyspach.
Adada 40 kadar dere bulunur.Na wyspie jest około czterdziestu osad.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.Na wyspie silnie rozwinięta turystyka.
Adada geçen birçok sahne 9 Nisan ile 12 Nisan 2007 tarihleri arasında çekildi.Większość scen do tego odcinka było kręconych od 9 kwietnia do 12 kwietnia 2007 roku.
Adada liman bulunmamaktadır.Na wyspie nie ma portu.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Ten wyjaśnił jej, że poszukuje magicznego sposobu ucieczki z wyspy.
Yunanların saldırısına uğrayan Türkler, adadaki hisara çekildi.Greckie kroki doprowadziły do walk na wyspie.
Buranın üç adadan oluştuğu bilinmiyordu.Nie wiadomo było w jaki sposób znalazły się one na wyspie.
Adadaki ilk tarım yerleşimleri.Pierwsze lądowanie na Wyspach Owczych.
Lefkoşa adadaki dört piskoposluktan biriydi.Jedna z czterech rotund na wyspie.
Adada herhangi bir göl bulunmamaktadır.Na wyspie nie występują jeziora.
Bu arada Jack ve Ben adadan kurtulanları toplamaya çalışırlar.Następnie razem z Jack i innymi próbują uciec z Krematorii.
Adadaki Harry Charles Luke tarafından adadaki en güzel Gotik yapı örneklerinden birisi olarak tanımlanmıştır.Brytyjski dyplomata Harry Charles Luke opisywał ten budynek jako najdoskonalszą budowlę gotycką na Cyprze.
Ben'in Orkide istasyonu tarafından adadan uzaklaştırılması ile John Locke, Diğerlerinin lideri olur.Po opuszczeniu wyspy przez Bena, Locke zostaje przywódcą jego ludzi.
II. Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallık Hava Kuvvetleri adada bir radar istasyonu kurmuştur.Podczas II wojny światowej na półwyspie stacjonowała baza lotnicza RAF.
Adada, Paşalimanı, Poyrazlı, Harmanlı, Balıklı ve Tuzla isimli beş köy bulunmaktadır.Na wyspie jest 5 osiedli ludzkich: Paşalimanı, Poyrazlı, Harmanlı, Balıklı i Tuzla.
Rusları adadan uzaklaştırmayı başardı.Aliantom udało się odbić wyspę.
Yaklaşık 350 adadan oluşmaktadır.Składa się z co najmniej 15 wysp.
Devrim adada ilk başta iyi karşılandı.Na wyspie po raz pierwszy pojawiła się ok.
1898'de adada az sayıda Yahudi bulunmaktaydı.1789 roku żyli już tutaj Żydzi.
Adada yaşayanların çoğunluğu Afrika kökenlidir.Większość osób pracujących na wyspie mieszka na kontynencie.
Gerçekten de adada daha önceden bulunmuştur.Możliwe, że znał tę wyspę już wcześniej.
Adada üç önemli kale bulunmaktadır.Na wyspie znajdują się trzy więzienia.
Adada ise Claire kaybolmuştur.Jednak Jack nie wyznaje, że spotkał Claire na wyspie.
Adada ilk yerleşme, antik çağda Miletoslularca olmuştur.Historia osadnictwa na wyspie sięga co najmniej początków naszej ery.
Bu yolculuklar içinde ıssız bir adada 28 senesini son üç yılı hariç yalnız geçirir.Trafia na bezludną wyspę, gdzie, jak się okaże, spędzi następne 28 lat.
Bu tarihten sonra adada Yunan kültürü önem kazandı.Ta część już wcześniej przejęła kulturę grecką.
Adada yalnızca havaalanı ile Megisti arasında otobüs seferleri vardır.Między miastem a portem lotniczym kursują autobusy MPK Rzeszów.
Üzerindeki dinî yapılar nedeniyle savaşlardan pek etkilenmyen adada pek çok kez depremler yaşanmıştır.Dzięki jego wynalazkom wyspa przeżyła wiele trudnych chwil.
Novaya Zemlya, iki büyük adadan oluşur.Zasiedla obie główne wyspy Nowej Zelandii.
Üzerinde 2 konik tepe bulunan adada yerleşim birimi ya da turistik tesis bulunmamaktadır.Na wyspie były 2 miejscowości, Mostir i Nestane.
Ancak yine de adada sorun çözülemedi.Zagrożenie, które zawisło nad wyspą, nie zostało jednak unicestwione.
Adadaki köle sayısı 500.000 idi ve bu sayı tüm Karayiplerdeki köle sayısının yarısıydı.Szacunkowa liczba Węgrów sięgała 400 tysięcy, a Słowian połowę tej liczby.
Çünkü adada çok uzun yıllardan beri yaşayagelen bir yerli halk vardır.Jenka: Bardzo stara wiedźma, która żyje na wyspie od długiego czasu.
Adadaki taş ocağı terk edilmiştir.Ruiny ich kamiennej chatki nadal znajdują się na wyspie.
Adada sadece Singapur Nehri bulunmaktadır.Na obszarze wyspy Singapur znajduje się szereg jezior.
Adada değerli fosfat yatakları vardır.Na wyspach występują złoża fosforanów.
Kalypso, diğer tanrılardan uzakta ıssız bir adada oturur.Niemodlin jest położony na obszarze Równiny Niemodlińskiej, w pobliżu Borów Niemodlińskich.
Onlar tedavinin adada olduğunu öğrenirler.Dowiedzieli się o leczeniu w zakładzie psychiatrycznym.
Adadaki en büyük yerleşim Mali Lošinj'dir.Największa miejscowość wyspy to Supetar.
Graham kolejdeyken; sık sık küçük bir adadaki ırmakta kano turları yapmıştır.Under tiden på college gjorde Graham ofta kanotfärder till en liten ö i floden.
Adada otomobiller yasaktır.På ön är biltrafik förbjuden.
Adadaki en büyük yerleşim Mali Lošinj'dir.Den största orten på ön är Mali Lošinj.
Adada tarih öncesi zamana ait insan izleri bulunmuştur.De fann dock spår av tidigare mänsklig aktivitet på ön.
Adada 4 taksi ve motorsikletler kiralanabilir.I staden finns fyra taxibilar, och det går att hyra motorcyklar.