Ana içeriğe geç
Sözlük

adadı ile cümle

adadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Han har viet sit liv til bæredygtigt design.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Hij wijdde zijn leven aan duurzaam ontwerpen.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Il a consacré sa vie au design durable.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.그는 지속가능한 설계에 삶을 바치고 있습니다.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Nachhaltiger Bauweise hat er sein Leben gewidmet.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Poświęcił całe życie zrównoważonemu projektowaniu.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Și-a dedicat întreaga viață proiectării sustenabile.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Svoj život zasvätil udržateľným projektom.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Svůj život zasvětil udržitelnému designu.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Έχει αφιερώσει τη ζωή του στον αειφόρο σχεδιασμό.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Он посвятил свою жизнь экологическому дизайну.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Той е посветил живота си на природо-устойчив дизайн.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.הוא הקדיש את חייו לעיצוב בר-קיימא.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.لقد كرس حياته الى التصميم المحتمل.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.彼が私に出会い 彼のデザイン選択によって
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.Et elle a continué à s'engager pour transformer les consciences.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.Ha continuato ad impegnarsi al fine di trasformare le coscienze.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.I nadal poświęcała się zmienianiu świadomości.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.사람들의 의식을 변화시키기 위해 노력했습니다.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.Și în continuare s-a dedicat transformării conștiințelor.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.Und sie verpflichtete sich weiter der Umwandlung von Bewusstsein.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.Y siguió comprometiéndose a transformar conciencias.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.Ze bleef zich inzetten voor een omvorming van het bewustzijn.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.И она продолжала пытаться изменить сознание людей.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.Продължи да се посвещава на промяната в съзнанието.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.והיא המשיכה להתמסר לשינוי במודעות.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.و استمرت بتسخير نفسها لتغيير الوعي.
Hayatını insanları bilinçlendirmeye adadı.マサイ族の文化では ヤギと牛が一番価値があるとされています
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.A célunk, hogy megpróbáljunk programozható anyagokat kifejleszteni az épített környezet számára.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Ci occupiamo di sviluppo di materiali programmabili per l'ambiente costruito.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.이것은 환경 건설에 쓰이는 프로그램이 가능한 자기 결합 물질을 만들기 위한 것입니다.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.On se consacre à essayer de développer des matériaux programmables pour le bâtiment.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Scopul e să realizăm materiale programabile pentru mediul construit.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Snažíme se zde vytvářet programovatelné materiály, které by sloužily ke stavbě věcí.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Und wir versuchen hier, programmierbare Materialien für Bauumgebungen zu entwickeln.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Và chúng tôi sẵn sàng cố gắng để phát triển các vật liệu có thể lập trình được cho môi trường nhân tạo.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.We willen programmeerbare materialen ontwikkelen voor de gebouwde omgeving.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Y estamos dedicados a intentar desarrollar materiales programables para el ambiente de construcción.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Και είμαστε αφοσιωμένοι στην προσπάθεια ανάπτυξης προγραμματίσιμων υλικών για το κατασκευαστικό περιβάλλον.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Ми намагаємось розробити програмовані матеріали для будівництва.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Мы занимаемся совершенствованием программируемых материалов для строительства.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Отдадени сме на опитите да развием програмируеми материали за застроени среди.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.ואנחנו מקדישים את עצמנו בניסיון לפתח חומרים ניתנים לתכנות לסביבה הבנויה.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.ونحن ملتزمون بمحاولة تطوير مواد قادرة للبرمجة لبيئة البناء.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.人工環境向けの プログラム可能な 素材の開発をしています いくつかの重点領域では
Judith Jamison'un tüm zenci kadınlara adadığı "Feryat" dansını sergilediğiGewijd aan alle zwarte vrouwen.
Judith Jamison'un tüm zenci kadınlara adadığı "Feryat" dansını sergilediği앨빈 앨리의 포스터에 있는 쥬디스 제임스의 모든 흑인 여성들에게 바친 "크라이"
Judith Jamison'un tüm zenci kadınlara adadığı "Feryat" dansını sergilediğiבנוסף, פוסטר של ג'ודית' ג'יימסון מלהקת אלווין איילי, מבצעת את הריקוד "בכי," כהוקרה לכל
Judith Jamison'un tüm zenci kadınlara adadığı "Feryat" dansını sergilediğiملصق ألفين أيلي لجوديث جاميسون يؤدي الرقصة " بكاء" المهداة لكل
Judith Jamison'un tüm zenci kadınlara adadığı "Feryat" dansını sergilediğiアルヴィン・エイリーのポスター 全ての黒人女性に捧げられたダンスです
Kariyerlerini çözmeye adadıkları sorunları zaten çözmüş bazı organizmaların var olduğunu fark ettiler.그들이 지금껏 해결하려고 노력했던 문제를 이미 해결하고 있는 유기체가 있다는 것을 깨달았던 것입니다.
Kariyerlerini çözmeye adadıkları sorunları zaten çözmüş bazı organizmaların var olduğunu fark ettiler.là fuori che avevano già risolto i problemi che loro avevano cercato di risolvere durante le loro carriere.
Kariyerlerini çözmeye adadıkları sorunları zaten çözmüş bazı organizmaların var olduğunu fark ettiler.שכבר פתרו את הבעיות שהם בילו את הקריירות שלהם בנסיון לפתור.
Kariyerlerini çözmeye adadıkları sorunları zaten çözmüş bazı organizmaların var olduğunu fark ettiler.هناك والتي قد قامت مسبقاً بحل المشاكل التي قضوا فترة عملهم في محاولة حلها.
Kariyerlerini çözmeye adadıkları sorunları zaten çözmüş bazı organizmaların var olduğunu fark ettiler.一生かけて解決しようと取組んでいた課題は あの辺にいる生物が既に解決済だったことを 自然界について学ぶ姿勢から
Kendimi bu projeye daha önce hiç olmadığım kadar adadım.E ho cominciato a immergermi nel progetto come mai fatto prima.
Kendimi bu projeye daha önce hiç olmadığım kadar adadım.Et je m'absorbais dans ce projet comme jamais auparavant.
Kendimi bu projeye daha önce hiç olmadığım kadar adadım.전 이 프로젝트에 예전에 결코 하지 않았던 방식으로 몰두하게 되었습니다.
Kendimi bu projeye daha önce hiç olmadığım kadar adadım.Ten projekt pochłonął mnie tak, jak żaden inny wcześniej.
Kendimi bu projeye daha önce hiç olmadığım kadar adadım.Y empece a involucrarme en este proyecto de una forma como nunca antes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod