Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.那 些 人 便 大 大 敬 畏 耶 和 華 、 向 耶 和 華 獻 祭 、 並 且 許 願
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.那些 人 便 大大 敬畏 耶和華 、 向 耶和華 獻祭 、 並且 許願
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.(115:5) Обеты мои воздам Господу пред всем народом Его.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.(5)Ще изпълня обреците си Господу, Да, пред всичките Му люде.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Adempirò i miei voti al Signore, davanti a tutto il suo popolo
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Aku akan memenuhi janjiku kepada-Nya di depan seluruh umat-Nya
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Az Úr iránt való fogadásaimat megadom az õ egész népe elõtt.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Cumpliré mis votos a Jehovah delante de todo su pueblo
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Ich will mein Gelübde dem HERRN bezahlen vor allem seinem Volk.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.îmi voi împlini juruinţele făcute Domnului, în faţa întregului Său popor.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.J`accomplirai mes voeux envers l`Éternel, En présence de tout son peuple.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Jag vill infria åt HERREN mina löften, ja, i hela hans folks åsyn.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Jeg vil holde for Herren mine løfter, og det for hele hans folks øine.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Jeg vil indfri HERREN mine Løfter i Påsyn af alt hans Folk.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.여호와의 모든 백성 앞에서 나의 서원을 여호와께 갚으리로다
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Minä täytän lupaukseni Herralle kaiken hänen kansansa edessä.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.obljube svoje izpolnim GOSPODU, da, izpolnim jih vpričo vsega njegovega ljudstva.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Pagarei os meus votos ao Senhor, na presença de todo o seu povo.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Sliby své Hospodinu splním, teď přede vším lidem jeho.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Śluby moje oddam Panu, a to zaraz przed wszystkim ludem jego.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Splním Hospodinovi svoje sľuby, splním pred všetkým jeho ľudom.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Tôi sẽ trả xong cho Ðức Giê-hô-va các sự tôi hứa nguyện, Tại trước mặt cả dân sự Ngài.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Tôi sẽ trả xong cho Ðức_Giê - hô-va các sự tôi hứa nguyện , Tại trước mặt cả dân_sự Ngài .
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Wat ik de HERE heb beloofd, zal ik ook doen ten overstaan van het hele volk.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.Τας ευχας μου θελω αποδωσει εις τον Κυριον, τωρα ενωπιον παντος του λαου αυτου.
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.נדרי ליהוה אשלם נגדה נא לכל עמו׃
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.اوفي نذوري للرب مقابل كل شعبه
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.我 要 在 他 眾 民 面 前 向 耶 和 華 還 我 的 願
Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.我 要 在 他 眾民 面前 向 耶和華 還 我 的 願
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,(30:7) Если она выйдет в замужество, а на ней обет ее, или слово уст ее, которым она связала себя,
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,Als zij een belofte doet of onnadenkend ergens haar woord aan verbindt en later trouwt
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,Cînd se va mărita, după ce a făcut juruinţe sau după ce s'a legat printr'un cuvînt ieşit de pe buzele ei,
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,또 혹시 남편을 맞을 때에 서원이나 마음을 제어하려는 서약을 경솔히 그 입에서 발하였다 하자
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,"'Si ella está comprometida con un hombre y hace votos o pronuncia de labios algo asumiendo obligación
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,Εαν ομως εχουσα ανδρα ηυχηθη η επροφερε τι δια των χειλεων αυτης, δια του οποιου εδεσε την ψυχην αυτης,
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,ואם היו תהיה לאיש ונדריה עליה או מבטא שפתיה אשר אסרה על נפשה׃
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,وان كانت لزوج ونذورها عليها او نطق شفتيها الذي الزمت نفسها به
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,他 若 出 了 嫁 、 有 願 在 身 、 或 是 口 中 出 了 約 束 自 己 的 冒 失 話
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,他 若 出 了 嫁 、 有 願 在身 、 或是 口中 出 了 約束 自己 的 冒失話
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.지난 8년간 저의 생애를 바쳤습니다.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.Izraelců a Palestinců, kteří se snaží ukončit konflikt mírovou cestou.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.Izraelitów i Palestyńczyków, którzy próbują zakończyć konflikt przy użyciu pokojowych środków.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.אשר מנסים לשם קץ לסכסוך דרך שימוש בדרכי שלום.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.الذين يحاولون انهاء الصراع باستخدام الوسائل السلمية.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.ついやしてきました ヨーロッパやアメリカに
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Akta dig, min bror, det här är alkemin som du hänger dig åt.
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Atenção, Irmão, isto é a alquimia à qual te dedicaste.
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Fratello, questa č l'alchimia a cui hai dedicato la vita.
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Hermano, esta es la alquimia a la que tanto tiempo dedicas.
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Katso, veli, tämä on alkemiaa, jolle olet omistautunut.
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Pas på, min bror, det her er den alkymi, du afhænger af.
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Patrz, bracie - to jest alchemia, której się poświęciłeś.
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Ιδού, αδελφέ, η αλχημεία στην οποία έχεις αφοσιωθεί.
Gör ağabey, kendini adadığın simya bu.Берегись, брат, это та алхимия, которой ты посвятил себя.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Anh ấy dành cuộc đời mình cho những thiết kế bền vững.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Az egész életét a fenntatható tervezésnek szentelte.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Dia mengabdikan hidupnya untuk perancangan berkelanjutan.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Ele dedicou a sua vida à planificação sustentável.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Ha dedicado su vida al diseño sostenible.
Hayatını çevreci tasarıma adadı.Ha dedicato la sua vita alla progettazione sostenibile.