Ana içeriğe geç
Sözlük

adadı ile cümle

adadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bugün, tüm zamanımı bu sorun üzerine çalışmaya adadım ve bilimin beni götürdüğü kadar ileri gideceğim.لقد كرّست كل وقتي للعمل على هذه المشكلة، وسأذهب حيثما يأخذني العلم.
Bugün, tüm zamanımı bu sorun üzerine çalışmaya adadım ve bilimin beni götürdüğü kadar ileri gideceğim.この先も科学の導く所に進みます 自分の知らないことを 知ったふりすることはやめることにしました
Bugün, tüm zamanımı bu sorun üzerine çalışmaya adadım ve bilimin beni götürdüğü kadar ileri gideceğim.今日,我用我所有時間去研究呢個問題 我會跟著科學嘅指引去做
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Atunci el s-a dedicat trup și suflet chimiei, pentru că era singurul refugiu pentru tristețea lui.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.그것은 우연히도 자기의 온몸과 마음을 모두 화학공부에 쏟아 부을 때였는데 그것 만이 자기의 슬픔에 유일한 위로였기 때문이었죠.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Sự việc này cùng lúc với khi ông dồn hết tâm trí và sức lực vào hóa học bởi vì đó niềm an ủi duy nhất với ông.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Це співпало з часом, коли він душею і тілом віддався хімії, тому, що це було його єдиною розрадою.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.היה זה באותו זמן בו הוא הקדיש עצמו באופן מוחלט לכימיה כיון שזו הייתה הנחמה היחידה לעצב שלו.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.وكان هذا متواكباً مع انغماسه قلباً وقالباً في الكيمياء فقد كانت عزائه الوحيد لأحزانه
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.父が化学に没頭するきっかけとなりました それが悲しみを癒す唯一の方法だったのです 一日中 師匠にたくさんの質問をして
Buna o kadar inanıyorum ki, tüm hayatımı buna adadım. Böyle yetişmenizi, bu noktaya gelmenizi sağlayacağım.Ci credo così tanto,che ho dato tutta la mia vita per fare in modo che ci arrivi.
Buna o kadar inanıyorum ki, tüm hayatımı buna adadım.He creido mucho, que me ha sido dada toda mi vida para ver que llegáis ahí
Buna o kadar inanıyorum ki, tüm hayatımı buna adadım.Аз вярвам толкова много в това, че съм отдала целия си живот, за да се уверя, че вие ще стигнете дотам.
Bu nedenle, ben hayatımı normun dikte ettiğiyle mücadeleye adadım.C'est pour ça que j'ai voué ma vie à la lutte contre la dictature de la norme.
Bu nedenle, ben hayatımı normun dikte ettiğiyle mücadeleye adadım.Daarom is mijn leven gewijd aan de strijd tegen de dictatuur van de norm.
Bu nedenle, ben hayatımı normun dikte ettiğiyle mücadeleye adadım.De aceea mi-am dedicat viața luptei împotriva dictaturii normalului.
Bu nedenle, ben hayatımı normun dikte ettiğiyle mücadeleye adadım.Es por esto que he consagrado mi vida a la lucha contra el autoritarismo de la norma.
Bu nedenle, ben hayatımı normun dikte ettiğiyle mücadeleye adadım.이것이 제가 제 인생을 정상을 강요하는 것으로부터 저항하는데 바친 이유입니다.
Bu nedenle, ben hayatımı normun dikte ettiğiyle mücadeleye adadım.Per questo ho dedicato la mia vita alla lotto contro la dittatura della regola.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.A zotrvávali v učení apoštolov a v spoločnom bratskom obcovaní a pri lámaní chleba a na modlitbách.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Bili so pa stanovitni v nauku apostolov in v bratovski zvezi in v lomljenju kruha in v molitvah.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Ei stăruiau în învăţătura apostolilor, în legătura frăţească, în frîngerea pînii, şi în rugăciuni.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.e perseveravam na doutrina dos apóstolos e na comunhão, no partir do pão e nas orações.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.I trwali w nauce apostolskiej i w społeczności, i w łamaniu chleba, i w modlitwach.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.I zůstávali v učení apoštolském, a v společnosti, a v lámání chleba, a na modlitbách.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Ja he pysyivät apostolien opetuksessa ja keskinäisessä yhteydessä ja leivän murtamisessa ja rukouksissa.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.저희가 사도의 가르침을 받아 서로 교제하며 떡을 떼며 기도하기를 전혀 힘쓰니라
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Och dessa höllo fast vid apostlarnas undervisning och brödragemenskapen, vid brödsbrytelsen och bönerna.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Og de holdt fast ved Apostlenes Lære og Samfundet, Brødets Brydelse og Bønnerne.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Og de holdt trolig fast ved apostlenes lære og ved samfundet, ved brøds-brytelsen og ved bønnene.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Sie blieben aber beständig in der Apostel Lehre und in der Gemeinschaft und im Brotbrechen und im Gebet.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Vả, những người ấy bền lòng giữ lời dạy của các sứ đồ, sự thông công của anh em, lễ bẻ bánh, và sự cầu nguyện.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Y perseveraban en la doctrina de los apóstoles, en la comunión, en el partimiento del pan y en las oraciones
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Και ενεμενον εν τη διδαχη των αποστολων και εν τη κοινωνια και εν τη κλασει του αρτου και εν ταις προσευχαις.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.И они постоянно пребывали в учении Апостолов, в общении и преломлении хлеба и в молитвах.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.И страх обзе всяка душа; и много чудеса и знамения ставаха чрез апостолите.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Пробували ж у науці апостолській, і в общині, і в ламанню хліба, і в молитвах.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.ויהיו שקדים על תורת השליחים ועל ההתחברות ועל בציעת הלחם ועל התפלה׃
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.وكانوا يواظبون على تعليم الرسل والشركة وكسر الخبز والصلوات‎.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.都 恆 心 遵 守 使 徒 的 教 訓 、 彼 此 交 接 、 擘 餅 、 祈 禱
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.都 恆心 遵守 使徒 的 教訓 、 彼此 交接 、 擘餅 、 祈禱
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.A mužovia sa báli Hospodina veľkou bázňou a obetovali Hospodinovi bitnú obeť a sľubovali sľuby.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Bali się tedy mężowie strachem wielkim Pana, i ofiarowali ofiarę Panu, i śluby czynili.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Ja miehet pelkäsivät suuresti Herraa, uhrasivat Herralle teurasuhrin ja tekivät lupauksia.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.그 사람들이 여호와를 크게 두려워하여 여호와께 제물을 드리고 서원을 하였더라
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Och männen betogos av stor fruktan för HERREN, och de offrade slaktoffer åt HERREN och gjorde löften.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Og Mændene grebes af stor Rædsel for HERREN, bragte ham et Slagtoffer og aflagde Løfter.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Og mennene blev grepet av stor frykt for Herren, og de ofret takkoffer til Herren og gjorde løfter.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Pe oamenii aceia i -a apucat o mare frică de Domnul, şi au adus Domnului o jertfă, şi I-au făcut juruinţe.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Pročež báli se muži ti bázní velikou Hospodina, a obětovali obět Hospodinu, a sliby činili.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Quegli uomini ebbero un grande timore del Signore, offrirono sacrifici al Signore e fecero voti
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Temeram, pois, os homens ao Senhor com grande temor; e ofereceram sacrifícios ao Senhor, e fizeram votos.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Und die Leute fürchteten den HERR sehr und taten dem HERRN Opfer und Gelübde.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Vì vậy mà những người ấy rất kính sợ Ðức Giê-hô-va. Họ dâng của lễ cho Ðức Giê-hô-va, và hứa nguyện cùng Ngài.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Y aquellos hombres temieron grandemente a Jehovah; le ofrecieron un sacrificio e hicieron votos
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Τοτε οι ανθρωποι εφοβηθησαν τον Κυριον φοβον μεγαν και προσεφεραν θυσιαν εις τον Κυριον και εκαμον ευχας.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.И устрашились эти люди Господа великим страхом, и принесли Господу жертву, и дали обеты.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Тогава човеците се убояха твърде много от Господа; и принесоха жертва Господу, и направиха обреци.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.וייראו האנשים יראה גדולה את יהוה ויזבחו זבח ליהוה וידרו נדרים׃
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.فخاف الرجال من الرب خوفا عظيما وذبحوا ذبيحة للرب ونذروا نذورا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod