Adalet istiyorum.I want justice.
Dün tanıştığım adam Bay Hill'di.The man I met yesterday was Mr. Hill.
Akıllı bir adam için tek sözcük yeterlidir.One word is enough for a wise man.
O, kendi alanındaki en iyi adamdır.He's the best man in his field.
O, kuyruktaki beşinci adam.He's the fifth man in line.
O adam geçen hafta kovuldu.That man was fired last week.
O adam çok küfürbazdır.That man has a foul mouth.
O adamın bozuk bir ağzı var.That man has a foul mouth.
Bu adam iyi.This guy's good.
Bu adam kabadayı.This guy's tough.
Biz onu adama verdik.We gave it to the man.
O kaba bir adam.He's a crude man.
O önemli bir adam.He's a man of importance.
O çok iyi kişilikli bir adamdır.He's a man of very good character.
O çok yetenekli bir iş adamı.He's a very capable business man.
O çok huysuz bir adam.He's a very disagreeable man.
O, geleceği çok parlak genç bir adamdır.He's a very promising young man.
O, çok umut verici genç bir adamdır.He's a very promising young man.
O adam hayata çok küsmüş.That guy's very embittered.
O adam onları tamamen mahvetti.That man ruined them completely.
Tom ve bazı diğer adamlar on beş dakika önce geldi.Tom and some other men arrived fifteen minutes ago.
O korkunç adam kimdi?Who was that terrible man?
O sevimli adam kim?Who's that cute guy?
Dün yanında gördüğüm hoş adam kim?Who's that cute guy I saw you with yesterday?
O adamın sana egemen olmasına izin verme.Don't let that man dominate you.
Sert bir adam gibi davranıyor.He acts like a tough guy.
O adamı tanıdığını yalanladı.He denied that he knew that man.
Tüm yaşamını bilime adadı.He devoted his whole life to science.
O adamın görünüşünü sevmedim.I didn't like that man's looks.
O adamın çok fazla cesareti var.That guy has a lot of nerve.
O adam kötü bir üne sahiptir.That man has a bad reputation.
O adamın kötü bir şöhreti var.That man has a bad reputation.
Şu adamın çok iyi bir binası var.That man has a very good build.
O adam şanslı doğdu.That man was born lucky.
O adam aileme çok yardımcı oldu.That man's helped my family a lot.
Kasiyer çok dürüst bir adamdı.The cashier was a very honest man.
Yaralı adam üç gün içinde iyileşti.The wounded man recovered in three days.
Ne ağırbaşlı bir adam!What a dignified man!
O adamın yaptığı şey bir zorbalık.What that man's done is an outrage.
Tom bir iş adamı.Tom is a businessman.
Tom bir aday.Tom is a candidate.
Tom çok kendini adamış.Tom is very committed.
Tom çok kendini işine adamış.Tom is very dedicated.
Adamı tanımıyorsun.You don't know jack.
Hiç başka bir adam öptün mü?Have you ever kissed another guy?
Ben o adama güvenmiyorum.I don't trust that guy.
Tom şu ana kadar gördüğüm en yakışıklı adamlardan biridir.Tom is one of the most handsome guys I've ever seen.
Tom şu ana kadar tanıdığım en akıllı adam.Tom is the most intelligent guy I've ever met.
Onlar ıssız bir adaya düştüler.They were stranded on a deserted island.
Sempatik bir adam olduğumu düşünüyorum.I think I'm a likeable guy.
Ben normal bir adamım.I'm a normal guy.
O komik bir adam.He's a funny guy.
O, dünyadaki en parlak adam değil.He's not the brightest guy in the world.
Adamın biri.Some man.
İyi görünümlü adam, bir Arap mı ya da Hintli mi?Is the good-looking man Arab or Indian?
Cezalandırılmayı seven adamlar var.There are men who enjoy being punished.
O adama adımı söylemedim.I didn't tell that guy my name.
O adamı asla tekrar görmek istemiyorum.I never want to see that guy again.
Seni orada uzun boylu bir adamla gördüm. Kim o?I saw you there with a tall guy. Who is he?
Yaşlı adam neredeyse bir araba tarafından çiğneniyordu.The old man was almost run over by a car.