O adam pellagradan öldü.That man died of pellagra.
Rusya, Kuril adalarını Japonya'ya geri vermeli.Russia should give the Kuril Islands back to Japan.
Her zaman bir bilim adamı olmak istediğini söylemiştin. Neden olmadın?You always said you wanted to become a scientist. Why didn't you?
Zavallı adam. Gıda zehirlenmesi hiç eğlenceli değil.Poor guy... Food poisoning's never fun.
Bildiğim kadarıyla, o nazik bir adam.As far as I know, he's a kind man.
Bildiğim kadarıyla o samimi bir adam.For all I know, he's a friendly guy.
Yunanistan'ın çok adası var.Greece has many islands.
O adama nasıl tahammül edebiliyorsun?How can you put up with that guy?
Katalin yaşamını Esperanto'ya adadı.Katalin dedicated her life to Esperanto.
O, törene düşkün bir adamdır.He is a man who is fond of ceremony.
O, törenleri seven bir adam.He is a man who loves ceremonies.
O, ayini seven bir adam.He is a man who loves ritual.
Adam bir polisi görünce kaçtı.When the man saw a policeman, he fled.
Yıllar yıllar önce, yaşlı bir adam yaşarmış.Many, many years ago, there lived an old man.
Benim gibi bir adamın bir şapkaya ihtiyacı var.A man like me needs a hat.
Ne adam ama!What a man!
Ben evli bir adamım.I am a married man.
Bu adam çok mütevazı.This man is very humble.
Sanırım bu adam ciddi.I think this guy is serious.
Bu adamın ciddi olduğunu düşünüyorum.I think this guy is serious.
Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı.The old man wrote a letter to his son.
Trend elbiseler için değil adalet için kavga ederiz.We don't fight for trendy clothes, we fight for justice.
Bir uşak özel bir evde bir hizmetçi olarak çalışan adamdır.A manservant is a man who works as a servant in a private house.
Bu adam tilkiye benziyor.This guy looks like a fox.
O, hafife alacak bir adam değil.He is not to be trifled with.
Bu adam çok tembel!This guy is so lazy!
Diğer bilim adamları onun dinozorların kayboluşu hakkındaki teorisini tartışıyorlar.Other scientists are debating his theory about the disappearance of dinosaurs.
O adam bir asker.That man is a soldier.
Jüri adamı cinayetten suçlu buldu.The jury found the man guilty of murder.
İki adam iş ortaklarıydı.The two men were business partners.
Mevcut adayların bir listesi vardı.There was a list of available candidates.
Onun yaşam amacı zengin bir adamla evlenmektir.Her life goal is to marry a rich man.
Zavallı adamın hiç akrabası yok.The poor man has no relatives.
Şu adamları buraya getir.Bring those men here.
O adamları buraya getir.Bring those men here.
O adamı gerçekten seviyorum.I really like that guy.
O yetişkin bir adam.He's a grown man.
Bir adam bir sözcük. Bir kadın bir sözlük.One man one word. One woman one dictionary.
Biz kendimizi adamışız.We're committed.
Tom kendini adamış.Tom is committed.
Ben kendimi adamışım.I'm committed.
Ben adanmışım.I'm dedicated.
Biz adanmışız.We're dedicated.
Tom adanmıştır.Tom is dedicated.
Sen adanmışsın.You're dedicated.
Sen adam olmazsın.You're incorrigible.
Üç yıldır bu adada yalnızım.I've been alone on this island for three years.
Kendinden genç bir adama âşık oldu.She fell in love with a younger man.
Neden öğrenci konseyi için aday olmuyorsun?Why don't you run for student council?
Bu adam bana ait.I own this man.
Tom çabucak adapte olacak.Tom will adapt quickly.
Sen boylu poslu bir adamsın.You're a hunk.
Adaleti engelliyorsun.You're obstructing justice.
Adam ol.Be a man.
O, hayallerindeki adamla karşılaştı.She met the man of her dreams.
Benim kocam iyi bir adamdır.My husband is a good man.
Sezar askerleri teşvik etti ve onları savaşmaya adamıştı.Caesar encouraged the soldiers and committed them to battle.
Benim için doğru adamı bulamıyorum.I can't find the right man for me.
Her iki adam güldü.Both men laughed.
Adam gibi dövüşFight like men.