Biz adaya giden tekneye bindik.We rode a boat to the island.
Maskeler takan iki adam bankayı soydu.Two men wearing masks robbed the bank.
Polis, adamın suçlu olduğundan süphelendi.The policeman suspected the man was guilty.
Dünyanın en büyük teleskobu Kanarya Adalarındadır.The world's largest telescope is in the Canary Islands.
Kız arkadaşını başka bir adamla görmesi işkenceydi.It was torture for him to see his girlfriend with another man.
Bilim adamları kanser için henüz bir aşı bulmadı.Scientists haven't found a vaccine for cancer yet.
Seçimi kazanmak adayın siyasi partisi için büyük bir zaferdi.Winning the election was a great victory for the candidate's political party.
Cumhuriyetçi aday seçimi kazandı.The Republican candidate won the election.
Boşanma adamda duygusal yaralar bıraktı.The divorce left the man with emotional wounds.
Bilim adamları henüz kanser için bir çare bulmadılar.Scientists haven't found a cure for cancer yet.
On yıldır kendini biyoloji çalışmalarına adadı.He dedicated himself to biology studies for almost ten years.
O, kadınları ciddiye almayan adam tipidir.He's the type of guy who doesn't take women very seriously.
O adam bir kaplan maskesi takıyordu.That man was wearing a tiger mask.
Ben bu adamın kayıp olduğunu düşünüyorum.I believe this man is lost.
Yerel gazete muhafazakar adayı destekliyor.The local newspaper is endorsing the conservative candidate.
Ana karakter adını bilmediğimiz bir adam.The main character is a man whose name we do not know.
Italo Calvino 1923'te Küba adasında doğdu.Italo Calvino was born on the island of Cuba in 1923.
Onun bu adamları öldürdüğünü zannetmiyorum.I don't think he killed those men.
Ikinci el araba satıcısı adamlar tanınmış bir çetedir.Used car salesmen are a disreputable bunch.
Uzun boylu adam, yakasına pembe bir karanfil takmıştı.The tall man wore a pink carnation in his lapel.
Ben onun başka bir adamla birlikte olma düşüncesine dayanamam.I can't bear the thought of her with another man.
Adam uyuşturucu bulundurmaktan hapiste 3 yıl geçirdi.Adam spent 3 years in jail for drug possession.
Bir adam karşı kıyıda balık avlıyordu.A man was fishing on the opposite bank.
Asılmış bir adamın evinde ipten söz etmeyin.Don't mention rope in the home of a hanged man.
Hiç kör adam tanımıyorum.I don't know any blind men.
Adam bütün yolu yürümek istemedi;bu yüzden otobüse bindi.The man didn't feel like walking all the way; so he took the bus.
O, adamın onu izlediğini fark ettiğinde korkmaya başladı.When she noticed that the man followed after her, she began to become frightened.
Bu restoranda Adana ve Urfa kebabı var.This restaurant serves Adana and Urfa kebabs.
Şu adam çok bronzlaşmış.That man is very tanned.
Büyüdüğüm zaman büyük bir bilim adamı olmak istiyorum.When I grow up I want to be a great scientist.
Dikkat, adamın bir silahı var.Careful, the man has a gun.
Bu adamı gördünüz mü?Have you seen this man?
Bu adamı gördün mü?Have you seen this man?
Bu adam çok korkunç.This man is very awful.
Adam ekmek yedi.The man ate bread.
İçeri girdiğim zaman adam onu söylüyordu.The man was saying it when I came in.
Bu adam ölü.This man is dead.
Kırmızı şapkalı bir adam gördüm.I saw a man with a red hat.
Sanıyorum orada bir adam var.I think that there is a man there.
Bu adam Pedro'dur.This man is Pedro.
O adam Raul.That man is Raul.
Adam bir köpek tarafından ısırıldı.The man was bitten by a dog.
Dört adam şarkı söylüyor.Four men are singing.
Oradaki şu adam Pedro'dur.That man over there is Pedro.
Dün büyük bir adam gördün.Yesterday you saw a big man.
Dün o, büyük bir adam gördü.Yesterday she saw a big man.
Ben böyle bir adama güvenemem.I can't trust such a man.
8.8 büyüklüğündeki büyük deprem bugün Japon adalarını vurdu.A massive earthquake of magnitude 8.8 hit the Japanese islands today.
O mesafeden gemi bir adaya benziyor.From that distance, the ship resembles an island.
Çok kötü bir adammışsın.You're such a mean man.
Klingonca öğrenmek bir iş adamı olarak onun mesleği için büyük yararı olacak.Learning Klingon will be of great use for his career as a businessman.
Onların istediği onun gibi bir adamdı.What they wanted was a man like himself.
Onlar Lee Harvey Oswald adında bir adamı tutukladı.They arrested a man named Lee Harvey Oswald.
Adaylarının 1860'da kazanacağını hissettiler.They felt their candidate would win in 1860.
Adamlar ne gördükleri hakkında hem haritalar hem de resimler çizdiler.Both men drew maps and pictures of what they saw.
O, adamlarına sonraki gece saldıracaklarını söyledi.He told his men they would attack the next night.
Mümkün olan en güçlü adayı bulmalıydılar.They had to find the strongest candidate possible.
Onlar Anderson ve adamlarının kaleyi terk etmesi gerektiğini söylediler.They said Anderson and his men must leave the fort.
Onun çok dürüst bir adam olduğunu duymuşlardı.They had heard that he was a very honest man.
Devlet başkanlığına Bill Clinton' u aday gösterdiler.They named Bill Clinton as their candidate for president.