O onların her siyah adam serbest kalana kadar mücadele etmek istediklerini söyledi.He said they wanted to fight until every black man was free.
O büyük, ağır bir adamdı.He was a big, heavy man.
O uzun boylu, zayıf bir adamdı.He was a tall, thin man.
O ne tür bir adamdı ?What kind of man was he?
O yeniden seçilmek için aday olurdu.He would seek re-election.
O adaylığı kabul etti.He accepted the nomination.
O oldukça yetenekli bir adamdı.He was an extremely able man.
O,"antlaşma adaletsizdi" dedi.He said the treaty was unfair.
O, cüsseli, yavaş hareket eden bir adamdı.He was a big, slow-moving man.
Kaliforniya valiliğine adaylığını koydu.He ran for governor of California.
1962 de, valiliğe adaylığını koydu, ve kaybetti.In 1962, he ran for governor, and lost.
Adamlarından bazılarını vadiye gönderdi.He sent some of his men into the valley.
Ve o, iki adama evinde uyumasına izin verdi.And he let the two men sleep at his home.
Partisinin adaylığını kazanmadı.He did not win his party's nomination.
O, tarihte bunu yapan ilk adamdı.He was the first man in history to do this.
Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.He had time to prepare his men for battle.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
O, New Orleans'a vardığında hasta bir adamdı.He was a sick man when he got to New Orleans.
İngiliz komutan adamlarına gece dinlenmelerini emretti.The British commander ordered his men to rest for the night.
Papanın adamlarından çoğu savaş için hazır değildi.Many of Pope's men were not prepared for battle.
Her iki adam Vietnam'da savaşa karşı çıktı.Both men opposed the war in Vietnam.
Adams, savaş yıllarının çoğunu Avrupa'da geçirdi.Adams spent most of the war years in Europe.
Jackson, kaba bir adamdı.Jackson was a rough man.
Birkaç gün içerisinde, Japonya, Amerikan Guam adasını ele geçirdi.Within days, Japan captured the American island of Guam.
Güney ordusunun adamlara ve malzemelere ihtiyacı vardı.The southern army needed men and supplies.
Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.No man received enough votes to win the nomination.
Adayların hiçbiri oy çoğunluğunu almadı.None of the candidates got a majority of the votes.
Adaylardan hiçbiri oy çoğunluğunu elde edemedi.None of the candidates got a majority of the votes.
Birçok Cumhuriyetçiler kendi adayı için oy vermedi.Many Republicans did not vote for their own candidate.
Gri adam kapıda göründü.The grey man appeared in the doorway.
Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.This cruel cold could make a man afraid of his own voice.
Hiç kimse bu adamlara hakaret etmek istemedi.No one wanted to insult these men.
Hiç kimse, onun yeniden aday olmasını beklemiyordu.No one expected him to be a candidate again.
Ordunun Harpers Ferry yakınında hiç adamı yoktu.The army had no men near Harpers Ferry.
Bu fotoğraf küçük bir gıda mağazası sahibi olan bir adamı gösteriyor.This photo shows a man who owns a small food store.
Kabileden yaklaşık altmış adam atlarına binerek çabucak vardılar.About sixty men from the tribe quickly arrived riding horses.
Yaşlı bir adam geldi ve Lincoln'la tokalaştı.An old man came up and shook Lincoln's hand.
Birçok kişi Lincoln'un o adam olabileceğini düşündü.Many people thought Lincoln could be that man.
1864 yılında Lincoln yeniden seçim için aday olmaya karar verdi.In 1864, Lincoln decided to run for re-election.
Carter yeniden aday gösterildi.Carter was re-nominated.
Smith dürüst bir adamdı.Smith was an honest man.
Birçok bilim adamı onu tanıyordu.Many scientists knew him.
Silahlı adam Jack Ruby idi.The gunman was Jack Ruby.
Hamilton, Adams'tan hoşlanmadı.Hamilton did not like Adams.
Adams, akıllı bir adamdı.Adams was an intelligent man.
Onun adamları sert ve iyi savaştı.His men fought hard and well.
İki adam akraba değildi.The two men were not related.
Douglas, kısa, ağır bir adamdı.Douglas was a short, heavy man.
John Adams, 1797 yılında göreve başladı.John Adams took office in 1797.
Adamlar ileri doğru yürümeye başladılar.The men began to march forward.
İki adamın ortak çok şeyi vardı.The two men had much in common.
Adams 1796'da başkanlığı kazandı.Adams won the presidency in 1796.
Warren Harding dürüst bir adamdı.Warren Harding was an honest man.
Alexander Hamilton gururlu bir adamdı.Alexander Hamilton was a proud man.
Silahlı adamlar onları bekliyorlardı.Men with guns were waiting for them.
Nixon 1960 yılında cumhurbaşkanlığı için aday oldu.Nixon had run for president in 1960.
John Quincy Adams kalabalıkla konuştu.John Quincy Adams spoke to the crowd.
Pierce yeniden-seçilmek için aday olmak istedi.Pierce wanted to run for re-election.
Genç bir adam onu görmek için sırada bekledi.A young man waited in line to see him.
Çoğu kişi John Adams'ın kazanmasını umuyordu.Most people expected John Adams to win.