ad ile cümle

ad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
8.8 büyüklüğündeki büyük deprem bugün Japon adalarını vurdu.A massive earthquake of magnitude 8.8 hit the Japanese islands today.
O mesafeden gemi bir adaya benziyor.From that distance, the ship resembles an island.
Çok kötü bir adammışsın.You're such a mean man.
Klingonca öğrenmek bir iş adamı olarak onun mesleği için büyük yararı olacak.Learning Klingon will be of great use for his career as a businessman.
Amerikalılar bunu Vietnam savaşı ; Vietnamlılar ise Amerikan savaşı olarak adlandırır.Americans call it the Vietnam War; the Vietnamese call it the American War.
Bazı adli araştırmacılar karkasların böcek kolonizasyon oranını çalışmaktadırlar.Some forensics researchers study the rate of insect colonization of carcasses.
Benim adım Legion; biz çok olduğumuz için.My name is Legion; for we are many.
Onlar İngiliz taraftarlarına Muhafazakarlar adını verdiler.They called British supporters Tories.
Onların istediği onun gibi bir adamdı.What they wanted was a man like himself.
Onlar Greeley'i bir aptal ve bir hain olarak adlandırdı.They called Greeley a fool and a traitor.
Onlar Lee Harvey Oswald adında bir adamı tutukladı.They arrested a man named Lee Harvey Oswald.
Adaylarının 1860'da kazanacağını hissettiler.They felt their candidate would win in 1860.
Adamlar ne gördükleri hakkında hem haritalar hem de resimler çizdiler.Both men drew maps and pictures of what they saw.
O, adamlarına sonraki gece saldıracaklarını söyledi.He told his men they would attack the next night.
Mümkün olan en güçlü adayı bulmalıydılar.They had to find the strongest candidate possible.
Onlar Anderson ve adamlarının kaleyi terk etmesi gerektiğini söylediler.They said Anderson and his men must leave the fort.
Onun çok dürüst bir adam olduğunu duymuşlardı.They had heard that he was a very honest man.
Devlet başkanlığına Bill Clinton' u aday gösterdiler.They named Bill Clinton as their candidate for president.
O onların her siyah adam serbest kalana kadar mücadele etmek istediklerini söyledi.He said they wanted to fight until every black man was free.
O büyük, ağır bir adamdı.He was a big, heavy man.
O uzun boylu, zayıf bir adamdı.He was a tall, thin man.
O ne tür bir adamdı ?What kind of man was he?
O yeniden seçilmek için aday olurdu.He would seek re-election.
O adaylığı kabul etti.He accepted the nomination.
O oldukça yetenekli bir adamdı.He was an extremely able man.
O,"antlaşma adaletsizdi" dedi.He said the treaty was unfair.
O, cüsseli, yavaş hareket eden bir adamdı.He was a big, slow-moving man.
Kaliforniya valiliğine adaylığını koydu.He ran for governor of California.
1962 de, valiliğe adaylığını koydu, ve kaybetti.In 1962, he ran for governor, and lost.
Adamlarından bazılarını vadiye gönderdi.He sent some of his men into the valley.
Ve o, iki adama evinde uyumasına izin verdi.And he let the two men sleep at his home.
Partisinin adaylığını kazanmadı.He did not win his party's nomination.
O, tarihte bunu yapan ilk adamdı.He was the first man in history to do this.
Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.He had time to prepare his men for battle.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
O, New Orleans'a vardığında hasta bir adamdı.He was a sick man when he got to New Orleans.
İngiliz komutan adamlarına gece dinlenmelerini emretti.The British commander ordered his men to rest for the night.
Papanın adamlarından çoğu savaş için hazır değildi.Many of Pope's men were not prepared for battle.
Her iki adam Vietnam'da savaşa karşı çıktı.Both men opposed the war in Vietnam.
Adams, savaş yıllarının çoğunu Avrupa'da geçirdi.Adams spent most of the war years in Europe.
Birkaç gün içerisinde, Japonya, Amerikan Guam adasını ele geçirdi.Within days, Japan captured the American island of Guam.
Güney ordusunun adamlara ve malzemelere ihtiyacı vardı.The southern army needed men and supplies.
Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.No man received enough votes to win the nomination.
Adayların hiçbiri oy çoğunluğunu almadı.None of the candidates got a majority of the votes.
Adaylardan hiçbiri oy çoğunluğunu elde edemedi.None of the candidates got a majority of the votes.
Birçok Cumhuriyetçiler kendi adayı için oy vermedi.Many Republicans did not vote for their own candidate.
Gri adam kapıda göründü.The grey man appeared in the doorway.
Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.This cruel cold could make a man afraid of his own voice.
Hiç kimse bu adamlara hakaret etmek istemedi.No one wanted to insult these men.
Hiç kimse, onun yeniden aday olmasını beklemiyordu.No one expected him to be a candidate again.
Ordunun Harpers Ferry yakınında hiç adamı yoktu.The army had no men near Harpers Ferry.
Bu fotoğraf küçük bir gıda mağazası sahibi olan bir adamı gösteriyor.This photo shows a man who owns a small food store.
Kabileden yaklaşık altmış adam atlarına binerek çabucak vardılar.About sixty men from the tribe quickly arrived riding horses.
Yaşlı bir adam geldi ve Lincoln'la tokalaştı.An old man came up and shook Lincoln's hand.
Birçok kişi Lincoln'un o adam olabileceğini düşündü.Many people thought Lincoln could be that man.
1864 yılında Lincoln yeniden seçim için aday olmaya karar verdi.In 1864, Lincoln decided to run for re-election.
Bir sonraki adım barış anlaşmasının koşullarını görüşmekti.The next step was to negotiate terms of a peace treaty.
Carter yeniden aday gösterildi.Carter was re-nominated.
Jackson, kaba bir adamdı.Jackson was a rough man.
Smith dürüst bir adamdı.Smith was an honest man.

İlgili Sayfalar