ad ile cümle
ad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yaşlı bir adam için, yaşam şeklini değiştirmek zordur.It's hard for an old man to change his way of living.
Bana yaşlı bir adam tarafından kilisenin nerede olduğu sorulduğunda, onu gösterdim.When I was asked by an old man where the church was, I pointed it out.
Yerini yaşlı adama teklif etmesi, onun nazik bir davranışıydı.It was civil of him to offer his seat to the old man.
Duvarda yaşlı bir adamın portresi asılıydı.A portrait of an old man was hanging on the wall.
İhtiyar adamın öfkesi yatıştı.The old man's anger melted.
Yaşlı adam şapkası için etrafına bakındı.The old man looked about for his hat.
Yaşlı adam parasını yer altında saklamaya çalıştı.The old man tried to hide his money under the ground.
Yaşlı adam orada tek başına yaşadı.The old man lived there by himself.
Yaşlı adam çocuğa barınak verdi.The old man gave the child shelter.
Yaşlı adam habere şaşırmış görünüyordu.The old man looked surprised at the news.
Yaşlı adam yapayalnız oturdu.The old man sat all alone.
Yaşlı adam onun katırına çantalar dolusu kum yükledi.The old man loaded his mule with bags full of sand.
Yaşlı adam dinlenmek için kısa bir süre durdu.The old man stopped for a moment to rest.
Yaşlı adam bu sabah vefat etti.The old man passed away this morning.
Yaşlı adam çocukları tarafından çevrilmiş vaziyette oturdu.The old man sat surrounded by the children.
Yaşlı adam çocuklara eğlenceli bir hikaye anlattı.The old man told the children an amusing story.
Yaşlı adam benden bir iyilik istedi.The old man asked me a favor.
Yaşlı adam dizüstü bilgisayarımı gördü ve bana gülümsedi.The old man saw my notebook and smiled at me.
Yaşlı adam bir baston ile yürüdü.The old man walked with a stick.
Yaşlı adam son nefesini verdi.The old man breathed his last.
Yaşlı adam hayata gözlerini kapadı.The old man breathed his last.
Yaşlı bir adam yolda ölü yatıyordu.An old man lay dead on the road.
Yaşlı adam gözleri kapalı bankta oturdu.The old man sat on the bench with his eyes closed.
Yaşlı adam bana bir parça faydalı öğüt verdi.The old man gave me a useful piece of advice.
Yaşlı adam kolları katlı oturuyordu.The old man was sitting with his arms folded.
Yaşlı bir adamla alay etmek yanlıştır.It is wrong to make fun of an old man.
Yaşlı bir adam yanarak ölmüştü.An old woman was burnt to death.
Neden bu öküz arabasının üstünde bir ada turu yapmıyoruz?Why don't we take a drive round the island on this ox carriage?
Servetin adil bir biçimde dağıldığı bir toplum hayal ediyorum.I dream of a society whose wealth is distributed fairly.
O yakışıklı bir adam.He is a handsome man.
O kavga etmek için yanlış adamı seçti.He chose the wrong man to pick a fight with.
İlgilendiğim adamda arzuyu uyandırmak için ne yapmalıyım?What should I do to arouse desire in the man I'm interested in?
Ben adınızı sorabilir miyim?May I ask your name?
Bir adım daha yürüyemem.I can't walk another step.
Onun dürüst bir adam olduğunu düşünmekle büyük bir hata yaptım.I made a big mistake thinking he was an honest man.
Adresin ne?What is your address?
Beş adam gördüm.I saw five men.
Onu ilk adından biliyorum.I know him by his first name.
Benim adım Wang.My name is Wang.
Benim adım Andrea.My name is Andrea.
Tepede öldürülen adam kimdi?Who was the man killed on the hill?
Onun adı Ken.That name is Ken.
Onların adını kimse bilmiyor.No one knows their name.
Ben senin adını hatırlamıyorum.I don't remember your name.
Adınızı hatırlamıyorum.I don't remember your name.
Ben bu kitabı kızıma adıyorum.I dedicate this book to my daughter.
O adam genç kızın bileğini yakaladı.That man grabbed the young girl's wrist.
Adam onun çantasını soydu.The man robbed her bag.
O, yaşlı adamın caddeyi geçmesine yardım etti.She helped the old man across the street.
O, adamı tanıdığını kanıtladı.She testified that she saw the man.
Adamlar kısa kollu gömlekler giyiyorlar.The men are wearing short sleeve shirts.
Yaşlı adam neredeyse araba tarafından çarpılacaktı.The old man was almost hit by a car.
Büyük adamlar şehvetli zevklere düşkün.Great men are fond of sensual pleasures.
Ben bir kediyim. Henüz bir adım yok.I am a cat. I don't have a name yet.
Bana adresini söyler misin?Can you tell me your address?
O adam benim canımı sıkıyor.That guy annoys me.
Onun adresini bilseydim ona bir mektup yazardım.If I had known his address, I would have written him a letter.
Bir parça kağıda onun adresini yazdım.I wrote down his address on a piece of paper.
Unutmamak için onun adını not ettim.I wrote down his name so I wouldn't forget it.
Öğretmen onun yok olduğunu göstermek için onun adının yanına bir işaret koydu.The teacher put a mark next to his name to show that he was absent.