ad ile cümle
ad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.The lawyer spoke convincingly on behalf of his client.
Sigorta şirketinin adı nedir?What's the name of your insurance company?
Hazine adada gömülüydü.The treasure was buried on the island.
Hazine, adada gömüldü.The treasure was buried on the island.
Yasa her zaman adil değildir.The law is not always fair.
Adını imzalamayı unutma.Don't forget to sign your name.
Unutmayayım diye onun adresini yazdım.I wrote down her address so that I wouldn't forget it.
Ben onu unutmadan önce onun adresini yazmak zorundayım.I must write down his address before I forget it.
Gangsterler büyük miktarda parayı zengin adamdan gasp ettiler.The gangsters extorted a vast sum of money from the rich man.
Benim adım Yatarou.My name is Yatarou.
Onun adresini hatırlayamadım.I haven't been able to remember her address.
Onun gibi bir adama saygı göstermek istemiyorum.I don't want to respect a man like him.
Ben onun adını düşünemiyorum.I can't think of his name.
Gerçek bir bilim adamı öyle düşünmezdi.A true scientist would not think like that.
Aslında o hoş bir adam.In fact, he is a nice fellow.
Her yıl bu adaya çok turist gelir.Many tourists come to this island every year.
Bu adaya her yıl birçok turist gelir.Many tourists come to this island every year.
Genç adamlar tüm zorluklara rağmen bunu yapacaklarını söylediler.The young men said that they would do it despite all of the difficulties.
Masum bir adam yanlışlıkla tutuklandı.An innocent man was arrested by mistake.
Adınızın çağrıldığını duydunuz mu?Did you hear your name called?
Onun adı Linda idi ve o, Tony'den bir yaş daha gençti.Her name was Linda, and she was a year younger than Tony.
Benim adım Ichiro Tanaka.My name is Ichiro Tanaka.
Adınız çağrıldığında ayağa kalkın.Stand up when your name is called.
Lütfen oturun ve adınız çağrılıncaya kadar bekleyin.Please have a seat and wait until your name is called.
Lütfen adımı listeye ilave edin.Please add my name to the list.
Akiko'nun adı Hana olan bir teyzesi var.Akiko has an aunt whose name is Hana.
Yarın kar yağarsa kardan adam yapacağım.If it snows tomorrow, I will build a snowman.
Kör bir adama yardım etmek bir nezaket eylemidir.Helping a blind man is an act of kindness.
Kör hemşire kendini yaşlıların bakımı için adadı.The blind nurse devoted herself to caring for the elderly.
Görme engelli adam el yordamıyla çıkışa doğru gitti.The blind man felt his way toward the exit.
Bazı test soruları koruma görevlileri için adil değil.Some test questions are unfair to gorillas.
Sorun, bir sonraki adımın ne olduğu?The problem is what to do next.
Kapıya dayanan adam kimdir?Who is the man that is leaning against the gate?
Yaşlı adam kaçtı ama güçlükle.The old man escaped, but with difficulty.
Hideyo Noguchi harika bir adamdı.Hideyo Noguchi was a great man.
Kibar görünüşlü yaşlı adam kalktı ve elini bana verdi.The gentle-looking old man got up and gave his hand to me.
Lütfen açık ve doğru bir şekilde posta adresi yazın.Please address your mail clearly and correctly.
Ben benim adres değişikliğini postaneye bildireceğim.I am going to inform the post office of the change of my address.
Güzel konuşan bilim adamı kolayca tartışmaya katıldı.The eloquent scholar readily participated in the debate.
Bir rezervasyonu almak için onun adını kullanmalısın.In order to get a reservation, you must use her name.
Kağıdın alt kısmına adınızı yazın.Write your name at the bottom of the paper.
Ben formun üstünde adımı doldurdum.I filled in my name on the form.
Bencil bir adam kendi duygularından başka hiçbir şey düşünmez.A selfish man thinks of nothing but his own feelings.
Sizin eczanenizin adı nedir?What's the name of your pharmacy?
Berber erkeklerin saçını tıraş eden ve kesen bir adamdır.A barber is a man who shaves and cuts men's hair.
Dürüstçe konuşulursa, o güvenilmez bir adamdır.Frankly speaking, he is an unreliable man.
Senin yokluğunda Bay West adında biri aradı.A Mr West called in your absence.
Bir adam evden uzakta hiç utanç hissetmeye ihtiyaç duymaz.A man away from home need feel no shame.
Her iki taraf da çözüm yolunda bir adım attı.Both parties took a step towards a solution.
Anne babası bebeklerine Akira adını verdi.The parents named their baby Akira.
İyi bir iş adamı nasıl para kazanacağını bilir.A good businessman knows how to make money.
Onu adamakıllı dövdüm.I hit him good and hard.
Bitişikteki adam her sabah bir koşuya gittiğini söyledi.The man next door said he goes for a jog every morning.
Aşkta ve savaşta her şey adildir.All's fair in love and war.
Lütfen buraya iletişim adresinizi yazınız.Please write down your contact address here.
Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.A working man should be paid in proportion to his skill, not his age.
Yaşlı adam ayaklarını sürüyordu.The old man was plodding along.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezildi.The old man was run over by a car.
Yaşlı bir adam etrafı torunlarıyla çevrili olarak oturdu.An old man sat surrounded by his grandchildren.
Yaşlı bir adam aniden benimle konuştu.An old man spoke to me suddenly.