adına ile cümle

adına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bugün adına İslam Hukuku (Şeriat) ve özellikle İslam Kültürü dediğimizТо, сегодня называется законом Ислама и в особенности исламской культурой
Bugün adına İslam Hukuku (Şeriat) ve özellikle İslam Kültürü dediğimizמה שאנחנו קוראים לו היום חוק מוסלמי, ובעיקר תרבות מוסלמית --
Bugün adına İslam Hukuku (Şeriat) ve özellikle İslam Kültürü dediğimizمما ندعوه اليوم القانون الاسلامي .. او ما يمكن وصفه بالثقافة الاسلامية
Bugün adına İslam Hukuku (Şeriat) ve özellikle İslam Kültürü dediğimiz実際には沢山の異なる文化があります、
Bu hesabı yapmamın nedeni daha derine inebilmek adına bunu iki yönlü bir yolculuk olarak yürütmüş olmamız.De cijfers zijn belangrijk omdat we hieraan begonnen als een gedeelde reis om ons erin onder te dompelen.
Bu hesabı yapmamın nedeni daha derine inebilmek adına bunu iki yönlü bir yolculuk olarak yürütmüş olmamız.Ich beziffere das, weil wir uns wirklich gemeinsam auf diese Reise begaben, um uns ganz darin zu vertiefen.
Bu hesabı yapmamın nedeni daha derine inebilmek adına bunu iki yönlü bir yolculuk olarak yürütmüş olmamız.제가 수치화하는 이유는 실제로 내부의 상황에 도달하기 위해서 우리는 공동의 여정으로 이 작업을 시작했기 때문입니다.
Bu hesabı yapmamın nedeni daha derine inebilmek adına bunu iki yönlü bir yolculuk olarak yürütmüş olmamız.Podaję te liczby, gdyż wspólnie udaliśmy w podróż, której głębię staraliśmy się wspólnie spenetrować.
Bu hesabı yapmamın nedeni daha derine inebilmek adına bunu iki yönlü bir yolculuk olarak yürütmüş olmamız.ואני מכמתת זאת כי באמת יצאנו כאן למסע משותף כדי להיכנס באמת לעומק העניין.
Bu hesabı yapmamın nedeni daha derine inebilmek adına bunu iki yönlü bir yolculuk olarak yürütmüş olmamız.السبب إنني قمت بترقيمها هو إننا بدأنا هذا كرحلة متبادلة لنصل إلي حقيقة ما بداخلها .
Bu hesabı yapmamın nedeni daha derine inebilmek adına bunu iki yönlü bir yolculuk olarak yürütmüş olmamız.戦争の内側から描写することで ここで1つのビデオをお見せします
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenDeze eerste ontmoeting was net zoiets als de
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren이 첫 번째 만남은 마사이족 소년이
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Az első találkozás olyasmi volt, mint amikor egy maszáj fiú megöl egy oroszlánt, hogy harcossá váljon.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Die erste Begenung war ein bisschen wie ein Masai Junge, der einen Löwen tötet, um ein Krieger zu werden.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.El primer encuentro fue algo así como el joven Masai que mata al león para convertirse en guerrero.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Il primo incontro è stato come quello di un ragazzo Masai che uccide un leone per diventare un guerriero.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Notre première rencontre a un peu été comme celle du garçon Masaï qui tue un lion pour devenir un guerrier.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Pierwsze spotkanie było niczym dzień, w którym młody Masaj zabija lwa, żeby stać się wojownikiem.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Prima întâlnire a fost cam ca băiatul Masai care ucide leul pentru a deveni războinic.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Trải nghiệm đầu tiên này như thể là một chàng trai Maasai giết một con sư tử để trở thành một chiến binh.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Тази първа среща беше нещо като момчето-масай, което убива лъва, за да стане войн.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Эта первая встреча напомнила мне историю мальчика из племени Масаи, убивающего льва, чтобы стать воином.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenהמפגש הראשון היה קצת כמו
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenاول لقاء كان مثل
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren戦士になるためにマサイの 少年がライオンを殺したような体験でした
Bu inanılmazdı çünkü gördüğünüz gibi... ...bu aslan ne yapıyorsa kendi adına yapıyor.Điều đó rất là ấn tượng bởi vì các bạn có thể thấy con sư tử này đang làm chính xác điều mà cái tên
Bu inanılmazdı çünkü gördüğünüz gibi... ...bu aslan ne yapıyorsa kendi adına yapıyor.E' stato incredibile. Vedete che questo leone fa esattamento ciò che il suo nome,
Bu inanılmazdı çünkü gördüğünüz gibi... ...bu aslan ne yapıyorsa kendi adına yapıyor.Fue increíble, porque puede verse que este león está haciendo precisamente lo que su nombre,
Bu insanlar farklı bir şey adına karar verdik.C'est pourquoi personnes a décidé de le nommer quelque chose de différent.
Bu insanlar farklı bir şey adına karar verdik.でもそれは、膜で囲まれた組織じゃない。
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Alle machen es aus dem einzigen Grund, um Leben zu retten.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Fazem-no todos com a intenção de salvar vidas.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Họ làm điều này vì mục đích cứu người.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.모두가 생명을 살리는 그 목적을 위해 뛰고 있습니다.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Lo fanno tutti allo scopo di salvare vite.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Mindannyian életek megmentéséért teszik ezt.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Semuanya melakukan untuk menyelamatkan jiwa.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Todos lo hacen con el propósito de salvar vidas.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Toți fac asta cu scopul de a salva vieți.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Tout le monde participe par désir de sauver des vies.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Všichni to dělají, aby zachraňovali životy.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Wszyscy robią to, by ratować komuś życie.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Ze doen het allemaal om levens te redden.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Όλοι το κάνουν για να σώζουν ζωές.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Все они работают ради спасения жизней.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Правят го за да спасяват животи.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.Усі вони працюють заради порятунку життя інших.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.הם כולם עושים את זה כדי להציל חיים.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.و الجميع يقوم بذلك بغرض إنقاذ الأرواح.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.数年前 私の父が心停止で倒れた時
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Aby być optymistycznym pod tym względem musimy być niezwykle aktywnymi obywatelami w naszej demokracji.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Abychom zde mohli nabýt optimismu, musíme se stát neuvěřitelně aktivními jako občané v naší demokracii.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Da bi bili optimistični o tem, moramo postati neverjetno aktivni, kot državljani v naši demokraciji.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Để có thể lạc quan về điều này, ta phải thực sự là những công dân năng nổ trong nền dân chủ của chúng ta.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.För att kunna vara optimistiska om det här, så måste vi bli oerhört aktiva som medborgare i vår demokrati.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.빼놓고 지나치기도 합니다.이 부분에 대해 낙관적이기 위해서는, 우리는 민주주의의 시민으로써 대단히 활동적이어야 합니다.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Om hier optimistisch over te kunnen zijn, moeten we enorm actief worden als burgers binnen onze democratie.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Para ser optimistas en este sentido, debemos transformarnos en ciudadanos muy activos de nuestra democracia.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Pentru a fi optimisti despre asta, trebuie sa devenim incredibil de activi ca cetateni in democratia noastra.
İlgili Sayfalar